DRAM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DRAM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ekim 2022 Çarşamba

ARDIMDA KALANLAR – ELLEN MARIE WISEMAN

 

Herkese merhaba :) uzun zamandır yoktum biliyorsunuz ki kpss ye girdim iptal edildi sonra yine hazırlandım ve yine girdim. O kadar uzun ve yıpratıcı bir süreçti ki. daha yeni kendime geliyorum. İşlerim birikti sınavdan dolayı yapamadığım onları halledeceğim yazmam gereken yorumlar var vs.  her neyse sonunda buradayım inşallah kpss de Cuma günü açıklanacak güzel bir sonuç bekliyorum sağlık bakanı da atamayı açıklarsa keyfimiz yerine gelir ;)

Harika bir kitap bitirdim merak ediyordum gördüğümden beri. Dram, aşk içerikli. Kütüphaneye gidince üç farklı kitap aldım bu da onlardan biriydi. Clara zengin bir ailenin kızı ve fakir ama iyi bi adam olan Bruno’ya aşık oluyor. Klasik bir şekilde başlıyor kitap kızın babası o adamı kabul etmiyor. Başka biriyle evlen diyor kız istemiyor sonraysa kızın babası akıllara zarar bir karar veriyor. Kızını sağlıklı olduğunu bildiği halde akıl hastanesine kapattırıyor. Sırf kendisine karşı çıktı, fakir biriyle evlenmek istedi diye. Clara gibi ben de ailesinin ona acıyıp onu çıkaracağı günü bekledim ama olaylar çok farklı gelişti.

14 Mart 2022 Pazartesi

YILKI ATI – ABBAS SAYAR

 

Merhaba kısacık ama yüreğe işlenen bir romanla geldim. İnsan neden böyle nankördür, sadece kendini düşünür, hayvanlara eziyet eder diye okurken çok kez sorguladım. Bir at var Doru Kısrak, zamanında sahibine çok yarış kazandırmış, çok yavru vermiş. Sahibini bolluk içinde yaşatmış ama yarışamayınca tarlaya sürülmüş, sonra güçten düşünce de ‘yılkılık’lar arasına atılmış. bir sonraki yaza kadar sahibi olmadan yaşamaya çalışan atlara yılkı atı deniyor. 

İbrahim atının her şeyinden yararlanmış ama kendisi kışı rahat geçirmek, bir boğaz eksiltmek için Kısrak’ı gözden çıkarıyor. Doru'nun güçsüz ve yaşlı olduğunu, ölme ihtimalinin yüksek olduğunu bile bile gönderiyor atını İbrahim. Bizim yılkı atlarını tanıma hikayemiz de böyle başlıyor. 

15 Ocak 2022 Cumartesi

DİZİ YORUMU // VOİCE 4

 

Merhaba, bayağıdır yoktum 4.sınıf olmanın yükü ağırmış buraya gelemedim. Ara tatile girdik. Sınavlarım iyi geçti biraz rahatlayacağım artık. Bir sürü kitap okudum dizi izledim ama yorum yapacak kadar kafamı toplayamadım o yüzden bloğa giremedim :( Sizler nasılsınız??

Voice serisine bayılıyorum 3 sezonu da yorumlamıştım. 1.sezon, 2.sezon, 3.sezon yorumlarım için ayrı ayrı tıklayabilirsiniz. Her sezonda; sezon başı ve sonlarında bir tane seri katili ayrıca ortadaki bölümlerde diğer suç olaylarını çözmeye çalıştılar. Seri katiller gerçekten iyi işleniyor, çok gerçekçi. Detayları mantıklı oluşturuluyor. Diğer suç olaylarında da kurbanlara çok üzülüyoruz hatta yeri geliyor katillere de ama ne yaşamış olursa olsun insan suç işlemeyi kendi seçtiği için suçludur katildir bunu değiştirmez. Onu da seri boyunca net olarak gördük. Çünkü genelde katillerin de çocuklukları travmalı geçmişti yine de bu onlara kötülük yapma hakkı veremez katil olmayı bile isteye tercih ediyorlar. Bizim Golden Time ekibi de suçluları kovaladı 4 sezon boyunca. İnanılmaz hikayeler izledik. 5.sezon da gelir umarım :) son sezon diye bir şey duydum 5 için umarım doğru değildir :(

Bu sezonda Müdür Kang gibi iyi duyduğunu iddia eden, yapacağı cinayetleri önceden haber veren bir seri katil -Sirk Adamı- var. Ailesinden şikayetçi olan gençlere webden ulaşıp onları cinayet işlemeye ikna ediyor yapamazlarsa kendisi aileyi öldürüyor. Çok acımasız şeyler yapan bir katil var karşımızda yine. Katili araştırdıklarında kafa karıştırıcı şeyler buluyorlar. Katil bir adaya kaçıyor ve onu yakalamak için Golden time ekibi oraya transfer ediyor. Katil Müdür Kang’a benzediğini söylüyor ikizler mi yoksa başka şey mi var altında diye aşırı merak ettim. Gerçekten tatmin edici oldu katilin nasıl biri olduğunu öğrendiğimde. Aşırı ilgi duyduğum bir konuya sahipti bu sezon. Diğer sezonlar gibi bu sezon da iyiydi bence. Bazıları durgun demiş evet 14 bölümlüydü biraz durgun olabilir seri katil bölümleri daha az gibiydi ama yine de efsane bir sezondu.

10 Ekim 2021 Pazar

TAŞLI TEPE – GÖKHAN YILDIZ

 

Merhaba :) bu yazardan okuduğum üçüncü kitap. Yazarın dilini seviyorum akıcı, kurguları da hayatın içinden. Kitapta 16 kısa hikaye var. Adalet, dostluk, kitap sevgisi, vefa, yardımseverlik, iyilik kötülük, hayal gücü, ölüm gibi kavramlarla zenginleşen hikayeler içeriyor. Kitabı ara ara okudum araya başka kitaplar aldığım için ama bir çırpıda bitecek güzel hikayeler içeriyor. Öykü okumayı sevmeyenler için de başlangıç olabilir.

Beğendiğim birkaç öyküden bahsedeyim. Taşlı Tepe öyküsünde çocukken dostluk kuran ve ne olursa olsun ayrı düşmeyen iki kişi anlatılıyor. Böyle dostluk herkese nasip olmayan cinsten.

8 Ekim 2021 Cuma

GEÇMİŞİN GÖLGESİNDE – GÖKHAN YILDIZ

 

Merhaba :) Hızlı okunan, güzel dersler veren, adaletin yerine getirildiği ama adalet yerine gelene kadar yaşanan sıkıntıları içeren iyi bir kitap okudum. Orhan’la başlıyor kitap. Annesiz babasız kalmış teyzesinin yanında kalan küçük Orhan, eniştesinin kötülüklerine, dayaklarına maruz kalıyor. Psikolojik baskı yaşıyor hepsi bu yetmez gibi fiziksel şiddet de var. Okurken dedim ki keşke yetimhanede falan kalsaydı teyzesi almak için ısrar etmeseydi de Orhan’ın acıları daha da artmasaydı. Çünkü o evde hiç sağlıklı bir ortamı yok. Her şeye rağmen okumayı seviyor, okuluna gitmek için çabalıyor, çok çalışıyor. Hızlıca anlayan ve kendi fikirlerini oluşturabilen bir çocuk o. Öyle zeki ki ve yaşadıkları yüzünden erkenden olgunlaşmak zorunda kalan birisi Orhan.

29 Eylül 2021 Çarşamba

GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN YANLIŞ, VİCDANA ZULÜMDÜR – GÖKHAN YILDIZ

 

Merhaba :) Güzel bir romanla geldim. Kitabın adı direkt dikkatimi çekti (uzun, etkileyici) ve bir oturuşta bitirdim. Masum bir katil yazıyor ya dedim ki nasıl yani ama okudukça hak verdim. Çok başarılı olmuş kurgu, gerçeklere yakın bir hikayesi var. Belki de yaşayanlar vardır hayatta her şey insan için. İmkansız dememeli her şey başımıza gelebiliyor. Alper’in başına da çok kötü bir şey gelir ve hapse düşer. Vicdan azabı kat kat fazladır kaza ile olması bunu değiştirmez. Hapisten çıkınca onun hikayesine ortak oluyoruz. Kardeşine kendini affettirme, hayatını iyi bir yola koyma çabalarını empati yaparak okudum. Oldukça üzücüydü. Alper’in mücadelesi güzel bir dille sürükleyici olarak yazılmış.

25 Nisan 2021 Pazar

HARİKALAR ÇIKMAZI ALİS – İLKİM İPEK

 

Yazar: İlkim İpek, Ece Ceren Gültepe (Editör), Ceylan Hazinedar (Editör)

Baskı tarihi: Mart 2021

Sayfa sayısı: 447

Kitabın türü: Edebiyat, Roman

Yayınevi: Theseus Yayınevi

***

Merhaba :) Sevgili yazar @ilkimipek e çokça teşekkür ediyorum. O kadar samimi hoşsohbet birisi ki 💕Okuma grubu kurmamı istediği ve bizi harika kitabıyla tanıştırdığı için de minnettarım :)

Kitap öyle güzel ki 1.5 günde falan bitirdim. Oruç dolayısıyla halsiz olduğum için yorumu yazamadım hemen. Çabuk okunan, bolca merak ettiren, güzel karakterlere ve harika bir kurguya sahip olan bu kitabı sizlere öneriyorum. Tüm arkadaşlarım gibi ben de bayılarak okudum, çok sevdik kitabı. Kalemi daim olsun İlkim Hanımın :)

Hayal kurmaktan hoşlanan, babası sayesinde kendini masal prensesi zanneden, masallara inanan ve çok seven küçük Alis büyüyünce yaşadığı trajik olaylar sonucunda masallara inanmayı da hayal kurmayı da bırakıyor. Hayatta iki amacı var biri annesini bulmak diğeri de o günü kazasız belasız yaşamak. Hayatta kalma mücadelesi veriyor tek başına. Hem umut dolu hem yorgun bir genç Alis. Ağır şeyler yaşamış. Bir trafik kazası bir sürü insanın hayatını değiştiriyor. Annesiz babasız kalan iki küçük çocuğun hikayesi bu kitap temelde. Böyle dediysem basit kurgu diye düşünmeyin öyle şeyler yaşanıyor ki. Ne desem spoiler olacak. Kitap su gibi aktı, elimden bırakmak istemedim. Böylesine güzel bir kurgu okumamıştım uzun zamandır.

24 Nisan 2021 Cumartesi

MUTLULUK YAKA PAÇA – RIDVAN AKLAN

 

Merhaba :) @dileklekitap öncülüğünde @yakayayinlari 'ndan çıkan @ridvanaklan ‘ın kitabı #mutlulukyakapaça eserini okuduk. Arif çok hisli, mantıklı, akıllı, insanı şaşırtan, empati yeteneği yüksek, iyilik duygusu gelişmiş, kendinden önce başkalarını düşünen, yüreği kocaman bir genç adam. Çok zor şeyler yaşamış, ailesinden sevgi görmemiş özellikle babası içinde bir yara. Sonra koca dünyada yapayalnız kalmış. Sokakta kalmasına rağmen kendini yetiştirmiş mühendis olmuş. En büyük hayali de pilot olmak. Pilot olması için de psikolojik olarak yeterli mi diye heyetten geçmesi gerekiyor. Heyete gidiyor kendini, geçmişini, düşüncelerini anlatıyor.

Kitabın sonlarına kadar bu şekilde sohbetlerle geçti ve okuması çok güzeldi. Merak ederek okudum Arif’in fikirleri, konuşması o kadar iyi ki. Doktorlar şaşırıyor karıncalarla konuştuğunu söyleyen birisi deli mi dahi mi diye? Biraz farklı olan ve çokça derin düşünenleri deli diye yaftalarız ya hep. Acaba öyle mi? Bu kadar mantıklı konuşan biri deli olabilir mi? Hem Arif kendini anlamaya çalışıyor, çocuklukta ona söylenen deli bu laflarının gerçekliği var mı diye hem de heyettekiler onu anlamaya çalışıyor. Arif oraya pilotluk için mi yoksa kendini anlayabilmek için mi gitmiş bunu da okurken görüyoruz. Çok sürükleyici, her konuşmanın bize de bir şeyler katacağı güzel bir kitaptı. Severek okudum. Hele sonu beni şaşırttı, tahminim tutmadı, bir konuda tuttu aslında.

22 Şubat 2021 Pazartesi

YENİ DÜNYA – SABAHATTİN ALİ

 

Merhaba :) Nasılsınız? Neler yaptınız? Sözde ara tatilde daha çok aktif olacaktım benim işlerim biter mi bitmez. Çok yoğun bir dönemi geride bıraktık daha da yoğun olacağım dönem bugün başladı bile. Ara tatilde 20’lik dişlerimi çektirdim, iyileşme süreci, sıkıntı, ağrı ve stres derken 1 aylık tatilim komple böyle geçti. Kitap okumaya devam ettim, dizi izledim The Stand ve True Beauty bitirmek üzereyim ikisini de.

Sabahattin Ali’nin anlatımını çok seviyorum. Doğal bir anlatımı var çok dengeli her şey. Okurken yabancı gelmiyor yaşananlar, çok çeşitli insanların hayatlarını aktarmış kâğıda. Yeni Dünya kitabı öyküler içeriyor 13 tane. Kısacık kitap hemen bitti. Öyküleri dram ağırlıklı. Bazıları trajikomik. Anadolu insanının yaşantısı çokça hissediliyor kitapta. Fakirlik, açlık, hastalıklar, ulaşım zorluğu, efsaneleri içeriyor öyküler genel olarak. Klasik günlük hayatta olabilecek şeyleri anlatmış ama insanın içine dokunuyor. Severek okudum çoğunu.

Köy yolunu yaptırmak isteyen bir öğretmenin, vicdanlı şarkıcı kadının, oyuncu kadınların, hasta adamların, kardeşlerini doyurmak için gün boyu ayran satmaya çalışıp en sonunda başarısız olan bir oğlanın, evladını ısıtmak için koşuşturan ama fakirlikten mahvolan bir annenin, uzun yolda uykuyla mücadele eden şoföre emanet giden yolcuların, bir selam sonucu ailesini terk edip genç kadına kaçan adamın, kabadayılıkla başlayıp daha kötü bir işe sahip olan adamın, bir konferansı dinleyip de hiçbir şey anlamayan anlamadığını tekrar baştan dinlememek için belirtmeyen köylülerin, cimri adam ölünce gece boyu parasını arayan sonra evde ne var ne yok yiyip bitiren kadınların, karısına sulfata almak için çırpınan bir eşin, aşığı uğruna boğulan bir gencin hikâyelerini anlatıyordu kitap.

30 Ocak 2021 Cumartesi

FİLM YORUMU // SULLY

 

Gösterime giriş tarihi: 9 Eylül 2016 (Türkiye)

Yönetmeni: Clint Eastwood

Ülke: ABD

Adaylıklar: Film Eleştirmenleri En İyi Erkek Oyuncu Ödülü

TÜRÜ: Biyografik, Dram

Oyuncular: Tom Hanks (Chesley "Sully" Sullenberger), Aaron Eckhart (Jeff Skiles)

***

YORUMUM:

Merhaba :) Yorucu sınavlarımızın ardından aylar sonra kuzenlerimle bir araya geldik. Evde vakit geçirirken üç film izledik. Azizler, Aşk ve Gurur, Sully. Azizler’i sevmedik güzelim kadroyu harcamışlar. Aşk ve Gurur iyiydi kitabın yorumuyla birlikte bahsetmek istiyorum onu azıcık. Sully en beğendiğimiz oldu. Bir kahramanlık hikayesi, gerçekten uyarlama. İnsan izlerken tahmin ediyor zaten ama yine de izleyince etkilenmemek elde değil. Çok beklentilere girmeden bunun gerçekte yaşanmış olduğunu bilerek izleyin :)

Uçak havalanır havalanmaz büyük kuş sürüsü onlara çarpıp ve motorları durdurur. Kaptan Sully ve yardımcı pilotu kritik bir karar verir. Yakınlarda 2 havaalanı vardır iletişim de kurulur ama kaptan oraya yetişemeyeceklerini düşünür. Normalde en son çare olan uçağı suya indirme seçeneğinde karar kılar. Uçağı Hudson Nehri’ne indirir, imkansızı başarır ve 155 yolcunun tamamını kurtarır. 

15 Ocak 2021 Cuma

GALİP - EMRAH OLKAÇ

                                      

Merhaba🤗 Fotoğrafı beğendiniz mi?

Galip anne ve babasının uzun çabası sonucu doğan bir çocuk bu yüzden ailesi üstüne titrer her istediğini yaparlar. Galip ehliyeti olmadan araba da kullanır ve bu işte gerçekten iyidir dikkatlidir ancak kötü bir şey olur. Annesini gezmeye çıkarır kaza yaparlar. O olaydan sonra annesi vefat eder ve Galip hep kendini suçlar üstelik hayatı iyice zorlaşmıştır felç kalmıştır bir tarafı. Her şeye rağmen geç de olsa okuluna devam eder ve Saliha'ya aşık olur. Hayata bağlar bu aşk onu. Öyle ki aşkının peşinden giderek şehir değiştirir.

10 Aralık 2020 Perşembe

KORE DİZİSİ YORUMUM // VOİCE 3

 Tür: Aksiyon, Gerilim, Gizem

Yönetmen: Nam Ki-Hoon

Senarist: Ma Jin-Won

Yayıncı: OCN

imdb: 7.9

Bölüm Sayısı:  16

Yapım Yılı: 2019

Merhaba dizinin ilk iki sezonunu yorumlamıştım daha önce. 1.sezon için buraya, 2.sezon için buraya , 4.sezon için buraya tıklayınız. İki sezonu izlemeyenler okumasın spoiler olur çünkü :)

İkinci sezonda başrolde Lee Jin-Wook vardı ve kadın başrol de Lee Ha Na. İkisi üçüncü sezonda da başrolde birlikteler. Tabi erkek başrol diziye ikinci sezonda girince iki ve üçüncü sezon bağlantılı oldu. İlk sezon bağımsız konu ve karakter bakımından. Üçüncü sezon gerçekten çok karanlıktı. Dizideki replikler ve bölüm başındaki sözler muhteşemdi. Olayı aktarıp geçmiyorlar insanları düşündürüyorlar :) Do Gang Woo’nun hikayesinin detaylarını bu sezonda öğrendik. Çok kötü bir çocukluk geçirmiş. Zaten hastalığı da var hareketleri iyice dengesizleşmişti bu sezonda.

Spoiler verebilirim biraz. Geçen sezon patlama olmuştu ve Kwon Joo yaralanmış bayağı işitme sorunu yaşıyor yani kulak çınlaması falan var. İşitme kaybı olacağından bahsetti doktoru. Rehabilitasyona gitmiş uzun bir süre. Sanırım aradan 10 ay geçmişti üçüncü sezon başladığında. Do Gang Woo ise aylardır kayıp. Kimseye haber vermeden Japonya’ya gitmiş meğer. Orada katilin izini kovalamış, dark web o kadar yayılmış ki korkunç derecede bu kötülükler. 

30 Kasım 2020 Pazartesi

KORE DİZİSİ YORUMUM // ALİCE

Tür: Dram, Aksiyon, Gizem, Fantastik/Bilimkurgu

Bölüm Sayısı: 16

Yayın Tarihi: 28 Ağustos 2020 – 24 Ekim 2020

imdb: 7.7

Yönetmen: Baek Soo-Chan

Senarist: Kim Kyu-Won, Kang Chul-Kyu, Kim Ga-Young

Yayıncı: SBS

***

Merhaba :) Çok büyük merakla izlemeye başladığım ama sonu beni tatmin etmeyen bir dizi ile geldim. İzleyeli bayağı oluyor, güncel izledim ve bitirdim. Yine her zamanki gibi ders telaşımdan yorum yazmam gecikti.

Dizi zaman yolculuğunun sebep olduklarını, dramatik ve fantastik olayları konu alıyor. Gerçekten çok güzel başlamıştı. İlgi çekiciydi ve hep de merakla izledim. Bazı yerlerde saçmaladığı oldu zaten zamanla ilgili dizilerde illaki akla yatmayan ya da kafa karıştırıcı şeyler olabiliyor. Sonu da kötü değildi ama umduğumu bulamadım. Yanlış yöne gitti bence dizinin sonu. Şimdi bahsedeceğim şeyler spoiler sanılmasın anlattıklarımın çoğu zaten ilk bölümlerde olup bitiyor.

2 Kasım 2020 Pazartesi

KORE DİZİSİ YORUMU // D-DAY

 

Yayın tarihi: 2015

Bölüm sayısı: 20

Adaylıklar: En Popüler Erkek TV Oyuncusu Dalında Baeksang Sanat Ödülü

Tür: Dram, Medikal,Aksiyon,Romantik

Merhaba. Uzun zaman önce izlediğim bir diziyi anlatmak için geldim o zamanlar yazacak vaktim yoktu, ama ne zaman bir deprem olsa hep hatırlarım diziyi. Beni çok etkilemişti ve uzun zaman geçmesine rağmen verilmek istenen mesajları, bazı sahneleri unutmadım. Bu bir deprem dizisi. Depremden öncesi, deprem anı ve deprem sonrasını kapsıyor. Hastane içinde geçiyor genelde. Olaylar o kadar iyi yansıtılmış ki izlerken o anı yaşıyor gibi hissettim. Çokça empati yaptım. Gerçekten kötü bir şey. İzmir’deki depremden etkilenen herkese geçmiş olsun. Allah yardımcınız olsun. Depremin izlerini sarabiliriz inşallah en kısa zamanda. Allah bizleri şiddetli depremlerden korusun. Böyle bir zamanda da depremin her yönden ne kadar etkili olduğunu anlatan bir diziyi size tanıtmalıyım diye düşündüm. Çünkü ben bu diziyi 2 yıl önce falan izlediğim halde o ürkütücü anları, insanların verdiği doğru yanlış kararları, yapılan yardımları, hayat kurtarmak için verilen çabayı unutamıyorum. Diziyi izleyin ve görün, hayat kurtarmanın ne kadar zor ve değerli olduğunu. Gerçekten afet planlaması en gerekli şey. Diziyi uzun zaman önce izledim ve hatırladıklarımı yazacağım umarım yanlış şeyler demem.

13 Eylül 2020 Pazar

ANİME YORUMU // CHARLOTTE

 

İlk bölüm yayın tarihi: 4 Temmuz 2015

Bölüm sayısı: 13

Yaratıcısı: Jun Maeda

Türler: Komedi-drama, Okült Kurgu, bilimkurgu

***

Merhaba :) Animeye merak salınca Deep’in ve İlkay’ın eski dizi yorumlarını inceledim. Deep’in tanıttığı Charlotte ilgimi ekince hemen başladım ve kısa sürede bitti. Ergenlik çağındaki bazı gençlerde özel güçler ortaya çıkar. Otasaka başkarakter. Onun gücü insanların bedenine 5 sn girip çıkabilmesi. Bu gücünü kopya çekip iyi bir liseye gidebilmek için kullanıyor. İyi bir liseye başlıyor ve birileri onun yaptığının farkına varıyor. Özel gücünü öğrendiklerini, kendilerinin de güçleri olduğunu söylüyorlar. Onu ve kardeşini başka okula naklediyorlar. O okulda özel gücü olanları koruyabilecekleri bir yer.  Otasaka’ya ayrıca öğrenci konseyinde yer almasını istiyorlar. Gücü sayesinde, özel gücü olan diğer kişileri bulmaya yardım etmesini istiyorlar yani.

20 Temmuz 2020 Pazartesi

DİZİ YORUMU // HAPPY VALLEY

(FOTOĞRAF BANA AİT, ALMAYINIZ)

Yayımlandığı yıl: 2014

Sezon sayısı: 2 sezon

Bölüm sayısı: 12

Tür: Suç draması

Oyuncular: Sarah Lancashire, Siobhan Finneran, James Norton

***

Merhaba :) Yine Tivibu seç izle klasöründe dizi bölümünde keşfettiğim mini dizi ile geldim. Sizler de internetten izleyebilirsiniz.Türkçesi Mutlu Vadi, ancak oradakiler hiç mutlu değil :/ Dizi suç draması ve çok gerçekçi.

İngiltere’nin kuzeyinde geçiyor. Küçük bir yerde. Polis Amiri Catherine Cawood başrol. Sert, güçlü, mesleğini seven, ailesiyle problemleri olan 47 yaşında bir kadın. Diyaloglar güzeldi, insanı etkileyen olaylar ve konuşmalar vardı. Gerçekçi yansıtılmıştı her şey. Catherine’in yaşadıklarını sanki ben de yaşadım hissettim. Kadınların başrolde olduğu yapımlar hep ilgimi çeker zaten :)

17 Temmuz 2020 Cuma

DİZİ YORUMU // THE CORONER


Kanal: BBC One

Sezon/Bölüm sayısı: 2 sezon / 20 bölüm

Yayımlandığı yıl: 2015

Tür: Dram, Polisiye

Oyuncular: Claire Goose, Matt Bardock

***

DİZİ YORUMUM:

Merhaba :) Tivibu Seç izle klasöründe dizi bölümünde keşfettim bu diziyi. Mini dizi sayılır. Ancak ilk sezonunu izleyebildim 2.yi eklememişler. İnternette baktığımda bulamadım. Coroner isimli başka bir dizi var hep o çıkıyor. Bu dizi eklenmemiş ya da benim baktıklarımda yok.

Olaylar kurgusal bir Güney Devon sahil kasabasında geçiyor. Küçük yer olduğu için genelde herkes birbirini tanıyor. Deniz ve diğer manzaralar diziye hoş bir atmosfer katmıştı. Sorgu yargıcı Jane Kennedy ve Dedektif Çavuş Davey Higgins başroller. Sorgu yargıcının başrolde olduğu bir diziyi ilk kez izledim sanırım. İkisi ilk gençliklerinde sevgiliymiş. Sonradan başka yollara gidiyor hayatları ancak Jane kasabaya yeniden taşınınca ortak olmak zorunda kalıyorlar.

20 Haziran 2020 Cumartesi

ŞİZOFREN - EMRE TİMUR

                                                    

Kitabı okurken herkes gibi ben de sürekli düşüncelere daldım. O kadar etkiledi ki anlatılanlar. Gerçekten ben yaşamışım gibi acı çektim. Yazarın kalemi çok iyi cidden. Ötekiler kitabını okudum yorumladım profilimde mevcut o da. Bu kitabını da çok sevdim. Kısa zamanda bitirdim ama sonuyla birlikte aklıma çok şey takıldı, düşündüm biraz daha düşünürüm muhtemelen. Etkisi hemen geçecek kitaplardan değil kesinlikle.
Beni ağlatan kitapları da severim bilirsiniz. Bu da öyleydi. Içime oturdu. Empati yaptım.

Annesi doğumda ölmüş, babası intihar etmiş bir çocuk var. Aynalarla konuşmaya başlıyor, tırmanmayı seviyor, sorguluyor hayatı, amcası sahip çıkmıyor, yetimhaneye gidiyor. Büyüyor anlamak istiyor hayatı, psikoloji okumaya karar veriyor.
 Ah hayat.. yanlış kişiyle arkadaş oluyor. Hayatı kayıyor sonra. Üniversiteye gittiği ilk gün aşık oluyor kirpiğine yani Müjgan'a. Devrimci arkadaşı ve Müjgan ile uzun süre dostluk yapıyorlar ancak devrimci arkadaşı, onun Müjgan'ı ilk zamandan beri sevdiğini bildigi halde Müjgan'la birlikte oluyor. Hem sevdiğini çalıyor hem de bizimkinin başını derde sokuyor. Önce hapse düşüyor. Işkence görüyor. Sağ sol kavgasına karıştığı için. Sonra hırsızlar koğuşuna alınıyor. Ardından geceleri bağırdığı ve aynalarla konuştuğunu fark edip onu akıl hastanesine kapatıyorlar. Orada 3 dost ediniyor. Filozof gibi oluyorlar, hayati tartışıyorlar, yapılanları eleştiriyorlar. Hayata beraber katlanmaya çalışıyorlar. 
O üç dostunun üçü de birbirinden değişik. Trajikomik olaylar oluyor. Acı şeyler daha çok ama. Koğuşta yangın da çıkıyor, yanık et kokusuyla yaşama ya çalışıyorlar, lobotomi de yapılıyor, elektrik de veriyorlar, kişiliğini unutanları görüyorlar bu sebeplerden. 

Akıl hastanesi var olan akıllarını da ellerinden almak üzere kurulmuş resmen. Tedavi etmek değil amaçları. Darbe olunca da işler kızışıyor. Mahkumları koyuyorlar. 

İşte böyle çaresiz bir zamanda bu genç hayatta kalma savaşı veriyor. Sevdiklerini kaybediyor. Yine de var olma mücadelesi vermeye çalışıyor. 

Sonra ne oluyor derseniz, o kadar değişikti ki. Okuyun mutlaka. O gencin hayatı sizi alaşağı edecek. 
Ya dedim, ne hayatlar var. Insanlar nelerle mücadele ediyor. Nasıl bu kadar kötü insanlar olabilir? Hayat neden bu kadar acıtıyor? 

Şizofren evet kitabın temel konusu bu. Ama etrafında birçok şeyi sorgulatıyor. Akıl hastanesinde olanlar, aşk, ihanet, ölüm. Yanlış tedaviler, tedavi bile olmayan şeyler, işkenceler, hayatın çalınması ve daha neler var.
İnsan o kadar acı yaşadıktan sonra normal kalabilir mi? Deli olmak suç mu? İnsanları susturmak, para kazanmak için koyulan yanlış teşhisler ve verilen onca ilaç ne yapıyor dersiniz? Kitabı okuyup o şeyleri anlayınca kanınız donacak. Kesinlikle okuyun. Çok başkaydı. 

Müjgan'a kızdım çok. Güzelim hayatını mahvetti, hayır demeyi bilmedi, kendisini harcadı bence. Bir de sevmek o kişinin nasıl olduğuyla ilgili değil, sevenin onu nasıl algıladığıyla alakalı kesinlikle.
Gerçeklere dayanan bu kitabı; merak eden, varoluş hakkında düşünen, felsefe yapmayı seven, âşık, şizofreniyi anlamak isteyenlere öneririm. 

@dileklekitap moderatörlüğünde @azkitap tan çıkan @yazaremretimur un kitabı #şizofren i okuduk💎


30 Mayıs 2020 Cumartesi

KİMSENİN FREYA’DAN HABERİ YOK – JANE CASEY (JESS TENNANT SERİSİ # 1)

Merhaba :) Bu ay #polisiyetutkunları grubumda okumak için bu kitabı seçtim. Yazarın daha önce Ölümün Soğuk Sesi adlı eserini okudum ve sevdim. Kitap ismine tıklayıp yorumumu okuyabilirsiniz.

Bu kitap 16 yaşındaki Jess’in gerçeği bulma mücadelesini anlatıyor. Yaptığı şeyler, ölecek olma pahasına gerçeği bulmaya çalışması etkileyiciydi. Onun yerinde olsam ben de bana tıpa tıp benzeyen 1 yıl önce şaibeli şekilde ölmüş olan kuzenimin hakkındaki gerçeği öğrenmek isterdim. Ama Jess’in fazla cesareti vardı. Biraz abartı geldi o yine de kurgu güzeldi. Klasik genç sorunları vardı ve tüm her şeyin de oraya bağlanacağı belliydi.

Jess annesiyle birlikte hiç tanışmadığı akrabalarına yaz tatilinde kalmak için gider. Küçük kasabaya geldiği andan itibaren tüm gözler ona döner, herkes ona şaşkınlıkla bakar. Çünkü ona çok benzeyen kuzeni 1 yıl önce uçurumdan düşüp ölmüştür. Ölümüne polisler intihar dese de ailesi buna inanmak istemez.

Jess, ölü kuzeni Freya’nın arkadaşlarıyla tanışır daha ilk günden. Kuzenleriyle de tanışır. Sonraki gün teyzesi onları misafirliğe çağırır. Garip olan şey hep teyzesigilde kalmaları yerine yazlık ev tutmaları bence. Türkiye’de olsa yıllardır görüşmeseler bile akrabayı evinde misafir eder insanlar :D Kültür farkı işte. Ama kitabın sonunda tatillerini biraz daha uzatma kararı aldılar :)

Jess Freya’ya fiziksel olarak çok benzese de karakter olarak aşırı farklıdır tabii ki. Jess kendine çok güvenen, cesur, konuşkan, gerçeği bulmak için kendini tehlikeye atacak birisi. Freya romantik, sanatkar, hayal peşinde birisi.

Jess hiç tanımadığı kuzenine olanları ortaya çıkarmak için geldiği ilk günden beri uğraşır. Sorduğu soruları insanlar cevaplamak istemez. Herkes ona tavır yapar. Jess neden herkesin sır sakladığını anlayamaz ve bu sırlar onu daha da iter gerçeği araması için. Freya’nın arkadaşı Will ile iyi konuşur ama o da ilk başta çok serttir.

Kitapta çok aksiyon yoktu ama bol gizem ve hafif gerilim vardı. Sevdim. Zaten fazla beklentim yoktu, genç karakterler üstünden gittiğini bilerek başladım. Genç kurgusu aslında. Yine de okuduğuma memnunum. Hızlı bitirdim. Sürükledi, merak ettirdi, çok zorlayıcı bir kitap değil tadında bir gerçeği arama hikayesi olmuş. Freya’ya ne oldu diye çok sordum. Freya gibi iyi bir kızın kime zararı dokunur diye düşündüm ama bazen fazla iyilik de kötülüğü peşine takıyormuş.

Jess’in annesinin yıllar önce ailesinden ayrılıp Londra’ya taşınması da ilgimi çekmişti. Tahmin ettiğim bir şey çıktı sonra. Jess ve ailesinin ilerleyen kitaplarda ne yapacağını merak ediyorum.

Genç kurgu polisiye okumak isteyenlere öneririm.


29 Mayıs 2020 Cuma

YAKICI SIR – STEFAN ZWEIG

İlk Yayınlanma Tarihi: 1945

Yazar: Stefan Zweig

Yayınevi: İndigo

Tür: Kurgu

Sayfa sayısı: 99

Merhaba :) Nasılsınız? Ben ödevlerle boğuşuyorum bu sefer final ödevleri. Okul olsa bu kadar zorlanmazdık cidden ama okul olsa bu kadar yüksek notu alamazdım muhtemelen. Ödevlerimi çok önemseyerek yaptım ve yapıyorum notlar yüksek geldi şükür, sadece birinde hayal kırıklığı yaşadım ama sorun değil. Ramazan da bitti. Biz bir hafta daha oruç tutacağız inşallah. Ödev yapmaya halim olmadığı için iki kitap okudum yattığım yerden. Bu sayede bu ayki okuma listemi tamamlamaya yaklaştım.

Bu kitabı sevdim. Zweig yine klasik bir olayı çok iyi anlatmış. Karakterlerin tüm duygularını içimizde hissettiriyor, olayları zihnimizde çok iyi canlandırıyor. Yazarın en sevdiğim kitapları arasına girdi bile :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...