TÜRK KLASİKLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TÜRK KLASİKLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Aralık 2020 Perşembe

VATAN YAHUT SİLİSTRE – NAMIK KEMAL

 

Merhaba :) Türk Edebiyatı’nda romantik tiyatronun ilk tipik örneklerinden olan #vatanyahutsilistre ‘nin @koridoryayinlari nın bez ciltli baskısını @kitapbugusu öncülüğündeki #kitapbugusuokumagrubu ile okudum. @kitapbugusu ‘na teşekkür ederim bu güzel hediyesi için :)

Kitabın ilk adı Vatan’mış sonra sansür yüzünden Silistre olarak yayınlanmış ama yıllar geçince Vatan Yahut Silistre olarak anılmaya başlamış. Kitapta Kırım Savaşı için gönüllü cepheye giden İslam Bey ve onu yalnız bırakmamak için erkek kılığına girip savaşa katılan Zekiye anlatılıyor.  Eser tiyatro olarak bir sürü kez sahnelenmiş. Halk çok sever ama Namık Kemal’in sürgününe sebep olmuş bu.

3 Ekim 2019 Perşembe

KUYUCAKLI YUSUF – SABAHATTİN ALİ



İlk Yayınlanma Tarihi: 1937

Yazar: Sabahattin Ali
Uyarlamalar: Kuyucaklı Yusuf (1985)
Yayınevi : Yapı Kredi Yayınları
***
KİTAP TANITIMI:
İlk Basımı 1937 yılında “Yeni Kitapçı” tarafından basılan roman, Sabahattin Ali’nin roman türünde ilk eseridir. Öykü yazarı olan Ali’nin bu eseri MEB Ortaöğretim 100 Temel Eser Listesinde yer almaktadır.
YKY tarafından ilk olarak 1999 yılında basılan roman günümüzde YKY (Yapı Kredi Yayınları) tarafından basılmaya devam edilmektedir. Kitabın editörlüğü Ayfer Tunç, yeni kapak tasarımı ise “Nahide Dikel” tarafından yapılmıştır.
1985 yılında Sinema filmine uyarlanan romanın filminde Talat Bulut, Derya Arbaş ve Ahmet Mekin’in rol almış, filmin yönetmenliğini ise “Feyzi Tuna” üstlenmiştir.
Kuyucaklı Yusuf konusu itibariyle ailesinin katledilmesiyle sahipsiz kalan dokuz yaşındaki Yusuf’un olayı soruşturmak için Kuyucak’a gelen Nazilli Kaymakamı Selahattin Bey tarafından evlatlık alınması ve çocuğun daha sonraki hayatı anlatılmaktadır. Edebiyat eleştirmenlerine göre Yusuf karakteri, köyden şehre göç edip şehir hayatına uyum sağlayamayan insan tipinin habercisi olarak değerlendirilmektedir.

KİTAP YORUMUM:


Merhaba arkadaşlar 😃

Kitabı geçen dönem okudum ancak yorumunu giremedim.

Sabahattin Ali’nin tarzını seviyorum. Yazdıkları yüreğe dokunuyor. Sevgiler çok naif, karakterler bizden. Bu kitabında ise Aydın’ın Kuyucak köyündeki Yusuf’un hikayesini anlatıyor. Kitap Yusuf’un anne babasının öldürülmesiyle başlıyor. Oraya gelen kaymakam Salahattin Bey, Yusuf’un haline acır ve onu evine alır. 

Yusuf, hiç bilmediği bir yere gider. Oradaki insanlar kendi ailesi ve çevresindekiler gibi değildir. İnsanlar fenadır. Yusuf onlara uzun zaman alışamaz hatta hiç…

Yusuf çok naiftir. Kitabın arkasında da yazıyor ya en romantik karakter diye. Ama bence romantiklikten ziyade çok saf bir karakter. Herkes Yusuf’u kandırır. Çok sevdiği karısı bile.

Salahattin Bey’in karısı Şahinde Yusuf’u hiç sevmez. Bir de onların kızları Muazzez vardır. Yusuf ve Muazzez çok iyi anlaşırlar.

Gel zaman git zaman Yusuf büyür. Yusuf şehirlilerin tavırlarına daha alışamamıştır. Çok saf ve masum düşünmeye devam eder. Ama insanlar dediğim gibi fesat, kindar, yalancıdırlar. Yusuf’un masumluğunu kullanırlar.
Muazzez’in evlenme çağı gelince biri onu ister. Ama Yusuf’un içi rahat değildir. O kişiyi gözü tutmaz, bir yandan da içinde anlam veremediği sıkıntı vardır. Muazzez, Yusuf’la konuşmaya çalışır ama Yusuf ondan kaçar.

Sonra bir şekilde konuşurlar ve iki genç de birbirini çok sevdiklerini fark ederler. Evlenirler. İstedikleri tek şey birlikte yaşamaktır. Bir süre her şey yolunda gider ancak sonra ortalık karışır. 👇

5 Eylül 2019 Perşembe

ÇALIKUŞU – REŞAT NURİ GÜNTEKİN



Yazar: Reşat Nuri Güntekin
Yayınevi: İnkılap Kitabevi - M.E.B. Dizisi
Sayfa Sayısı: 408
İlk Yayınlanma Tarihi: 1922
***
KİTAP TANITIMI:

Çalıkuşu ilk kez 1922 yılında Vakit gazetesinde tefrika edilmiş ve aynı yıl kitap olarak basılmıştır. Beşinci baskısından sonra eser, 1939 yılında bizzat Reşat Nuri Güntekin tarafından sonra tekrar yayımlanmıştır. Bu kitap söz konusu baskısından yararlanılarak aslına uygun olarak yayına hazırlanmıştır.
ÇALIKUŞU, Reşat Nuri Güntekin''in en yaygın ününü kazandığı ilk romanı. Romanda, iyi öğrenim görmüş bir İstanbul kızının, Anadolu'nun çeşitli köy ve kasabalarında öğretmen olarak yaşadığı serüven anlatılır.Serüven yönü ağır basan bu romanda, kişilerin duygu dünyaları, ülke gerçeklerinden soyutlanmadan verilir. Çalıkuşu, her yaştan insanın rahatlıkla okuyup sevebileceği önemli romanlarımızdan biridir.

KİTAP YORUMUM:

Merhaba :)

Türk klasiklerinden en sevdiğim kitapla geldim. Aslında bu kitabın yorumunu lisedeyken yazmıştım. Önceki yazılarımda belirttiğim gibi kenarda kalmış unuttuğum yorumlarımı bloga geçiriyorum. Birkaç tane varmış. Şah Mat, Kayıp Sembol yorumlarımı okuyabilirsiniz tıklayıp.

Çalıkuşu kitabını çok seviyorum. Her duygu var kitapta. Alınacak çok ders var. Herkesin tanıması gereken o karakterler var.

Yazar o kadar güzel ve naif anlatmış ki Feride’yi, Anadolu’nun ücra köşelerindeki sefil fakat samimi saf ruhlu insanları, iki yüzlü olup sonradan kötü yüzlerini gösteren para ve makam peşindekileri…

Güntekin’in anlattığı bu insanlar kurgu olsa da aslında gerçekte rastlanan tipler ;)

29 Ocak 2018 Pazartesi

PİANO PİANO BACAKSIZ (EVİMİZİN İNSANLARI) – KEMAL DEMİREL

piano piano bacaksız alıntı ile ilgili görsel sonucu

Okurken düşündüğüm, her kelimesini hissettiğim sımsıcak bir kitaptı.
1930’lu yıllarda çocuk olan Kemal Demirel o zamanki dünyasını anlatmış. Kendi çocukluğunda iz bırakan iki adam: Senai Abisi ve Kerim Dayısı.

Bir evin içinde her odada ayrı aile kalan, o zamanları anlatıyor. Değişik insanları, yoksulluğu, çocukluğun saflığını…

İkisi de tüm hatalarına rağmen gerçekten yüreği güzel insanlardanmış. Dünyadaki tüm acımasızlığa ve yoksulluğa rağmen insan kalabilmişler.

Herkesin okumasını tavsiye ediyorum. Mutlaka bu iki güzel adamla tanışın. Eminim ,bana olduğu gibi, size çok şey katacaklar. Sizi çok düşündürecekler.

O eski zamanlarda yaşam çok başkaymış. İnsanlar daha samimi, daha masum, daha fedakar, daha cömertmiş. Sevgi varmış bir kere. Gerçek sevgiden bahsediyorum. Uğruna tüm sıkıntılara katlanılan, tüm acılara gülümseyerek bakılabilen sevgi. Emek verilen sevgi…

1 Aralık 2014 Pazartesi

KÜRK MANTOLU MADONNA – SABAHATTİN ALİ


Sayfa Sayısı: 164

***


KİTAP YORUMUM :

Sabahattin Ali, Türk öykücü, şair, öğretmen,yazar ve gazeteci. Biraz yazarımızı tanıyalım istedim :) Çoğu kişi Aldırma Gönül’ü duymuştur sanırım J İşte Sabahattin Ali, Sinop Cezaevi’nde yatarken bu şiiri yazmış. Ben de cezaevini gezerken kendi çektiğim fotoğrafı paylaşıyım sizinle sonra yorumumu okuyabilirsiniz. 

Bu arada Sinop Cezaevi gerçekten ürkütücü bir yer. Oraya giren bir daha çıkamıyormuş diyorlar. Sabahattin Ali de Cumhuriyet’in 10. Yılı dolayısıyla yayınlanan bir aftan yararlanarak oradan çıkabilmiş. Sabahattin Ali öldürülmüş fakat kimin öldürdüğü kesin değil. Hatta adamın mezarı bile yok :( Ne kadar üzücü bir durum. İşte Türkiye'de sanatçılara değer vermiyoruz. Aldırma Gönül şiirini Edip Akbayram çok güzel söylüyor bir dinleyin isterseniz...

Kürk Mantolu Madonna fevkalade bir kitap değildi, tıpkı Raif Efendi gibi… Fakat insanda garip tesir bırakan bir kitaptı… [Zaten hangi varlık fevkalade olabilir ki :) ]

Bu kitap pek alelade, hiçbir hususiyeti olmayan her gün yüzlercesini görüp de bakmadan geçtiğimiz insanlardan biri olan Raif Efendi’nin gönlünün en derinliklerine sakladığı tutkulu aşk hikayesini anlatıyor.

Raif Efendi saf bir yüze sahip, biraz dünyadan uzak ama buna rağmen bir insana tesadüf ettiği zaman tebessüm etmek isteyen bakışlara sahip bir adam. 

Dediğim gibi fevkalade bir adam değil fakat insanda merak duygusu uyandıran, çekinik ama insanları iyi tanıyan hatta insanların acziyetlerini resme dökebilen, sevdim mi tam seven, sırlarını içinde tutan, sıradan bir adam. Ailesinin bile kendisini sevmediği, hatırını sormadığı, varlığı ile yokluğunun fark edilmediği, yılların tecrübesiyle yorulmuş, sevdiğine bir gün kavuşmayı umut eden bir adam…

Kürk Mantolu Madonna ise biraz vahşi, biraz mağrur ve çok kuvvetli bir ifadeye sahip bir kadın. Masumluk ve iradeyi, sonsuz bir melal ile kuvvetli bir şahsiyeti aynı anda taşıyan bir kadın…

İşte bu kitap bir kadın gibi çekinik ve utangaç Raif Efendi’nin, erkek gibi açık konuşan, sevecek adam bulamayan Kürk Mantolu Madonna’sına kalbinin en derinliklerinde yaşattığı aşkı anlatıyor. İkisi tamamen zıt karakterlere sahip ama bir o kadar da uyumlu, aynı dertlerden yakınan kişiliklere sahip…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...