Merhaba kısacık ama yüreğe işlenen bir romanla geldim. İnsan neden böyle nankördür, sadece kendini düşünür, hayvanlara eziyet eder diye okurken çok kez sorguladım. Bir at var Doru Kısrak, zamanında sahibine çok yarış kazandırmış, çok yavru vermiş. Sahibini bolluk içinde yaşatmış ama yarışamayınca tarlaya sürülmüş, sonra güçten düşünce de ‘yılkılık’lar arasına atılmış. bir sonraki yaza kadar sahibi olmadan yaşamaya çalışan atlara yılkı atı deniyor.
İbrahim atının her şeyinden yararlanmış ama kendisi kışı rahat geçirmek, bir boğaz eksiltmek için Kısrak’ı gözden çıkarıyor. Doru'nun güçsüz ve yaşlı olduğunu, ölme ihtimalinin yüksek olduğunu bile bile gönderiyor atını İbrahim. Bizim yılkı atlarını tanıma hikayemiz de böyle başlıyor.

