HİKAYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HİKAYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ekim 2021 Pazar

TAŞLI TEPE – GÖKHAN YILDIZ

 

Merhaba :) bu yazardan okuduğum üçüncü kitap. Yazarın dilini seviyorum akıcı, kurguları da hayatın içinden. Kitapta 16 kısa hikaye var. Adalet, dostluk, kitap sevgisi, vefa, yardımseverlik, iyilik kötülük, hayal gücü, ölüm gibi kavramlarla zenginleşen hikayeler içeriyor. Kitabı ara ara okudum araya başka kitaplar aldığım için ama bir çırpıda bitecek güzel hikayeler içeriyor. Öykü okumayı sevmeyenler için de başlangıç olabilir.

Beğendiğim birkaç öyküden bahsedeyim. Taşlı Tepe öyküsünde çocukken dostluk kuran ve ne olursa olsun ayrı düşmeyen iki kişi anlatılıyor. Böyle dostluk herkese nasip olmayan cinsten.

1 Temmuz 2021 Perşembe

ÇAKICI’NIN İLK KURŞUNU – SABAHATTİN ALİ

 

Merhaba :) Bu kitap Sabahattin Ali’nin sandığından çıkan eserlerden oluşuyor. YKY bu eserleri 3 kitapta yayımlamış. Bu kitapta 4 hikaye, 11 şiir, 1 opera, yazmayı planladığı yazıların listesi, konferans metinleri ve dergideki yazıları, çizdiği desenler mevcut. Çizimleri de çok hoş. Hikayelerin üçü eksik. Birisi tam kitaba adını veren hikaye. En çok onu beğendim doğal olarak. Taslak halinde diğerleri, eski kelimeler çok vardı anlamını araştırıp okudum hatta kitaba not aldım. Eğer tamamlama şansı olsaydı o hikayelerinin de güzel olacağına eminim. Ayrıca o dönemki siyaseti eleştiren tarzını kitapta çok yakaladım.

Çakıcı, efsaneleşmiş bir kişinin hikayesi. Halk dostu, padişah karşıtı, diğer eşkıyalardan insanları kurtaran koruyan güçlü bir kişilik, yaşadığı dönemde herkes ondan korkarmış, sevenleri de çok. Sabahattin Ali bence güzel yazmış bunu ama herhalde padişaha karşı sert tutumundan dolayı hikayeyi yayımlatmamış. Okuduğuma memnun kaldım. Şiirlerini ise anlayamadım. Çokça kurbağa hakkında şiiri var. Netten araştırdım “SabahattinAli’nin Kurbağaları” adlı yazıyı okuyunca kurbağa sevdasını anladım biraz. Meğer Almanya’da kurbağa çokmuş ve onlara özel ilgisi orada yaşarken oluşmuş Ali’de.

22 Şubat 2021 Pazartesi

YENİ DÜNYA – SABAHATTİN ALİ

 

Merhaba :) Nasılsınız? Neler yaptınız? Sözde ara tatilde daha çok aktif olacaktım benim işlerim biter mi bitmez. Çok yoğun bir dönemi geride bıraktık daha da yoğun olacağım dönem bugün başladı bile. Ara tatilde 20’lik dişlerimi çektirdim, iyileşme süreci, sıkıntı, ağrı ve stres derken 1 aylık tatilim komple böyle geçti. Kitap okumaya devam ettim, dizi izledim The Stand ve True Beauty bitirmek üzereyim ikisini de.

Sabahattin Ali’nin anlatımını çok seviyorum. Doğal bir anlatımı var çok dengeli her şey. Okurken yabancı gelmiyor yaşananlar, çok çeşitli insanların hayatlarını aktarmış kâğıda. Yeni Dünya kitabı öyküler içeriyor 13 tane. Kısacık kitap hemen bitti. Öyküleri dram ağırlıklı. Bazıları trajikomik. Anadolu insanının yaşantısı çokça hissediliyor kitapta. Fakirlik, açlık, hastalıklar, ulaşım zorluğu, efsaneleri içeriyor öyküler genel olarak. Klasik günlük hayatta olabilecek şeyleri anlatmış ama insanın içine dokunuyor. Severek okudum çoğunu.

Köy yolunu yaptırmak isteyen bir öğretmenin, vicdanlı şarkıcı kadının, oyuncu kadınların, hasta adamların, kardeşlerini doyurmak için gün boyu ayran satmaya çalışıp en sonunda başarısız olan bir oğlanın, evladını ısıtmak için koşuşturan ama fakirlikten mahvolan bir annenin, uzun yolda uykuyla mücadele eden şoföre emanet giden yolcuların, bir selam sonucu ailesini terk edip genç kadına kaçan adamın, kabadayılıkla başlayıp daha kötü bir işe sahip olan adamın, bir konferansı dinleyip de hiçbir şey anlamayan anlamadığını tekrar baştan dinlememek için belirtmeyen köylülerin, cimri adam ölünce gece boyu parasını arayan sonra evde ne var ne yok yiyip bitiren kadınların, karısına sulfata almak için çırpınan bir eşin, aşığı uğruna boğulan bir gencin hikâyelerini anlatıyordu kitap.

2 Aralık 2020 Çarşamba

ÖLÜMSEZEN – MEHMET ERKAN

 

Merhaba :) 134 sayfalık bir oturuşta bitiveren güzel bir öykü kitabıyla geldim. Öykü pek sevmezdim eskiden ama kendimi iyi öyküleri okuyarak motive edip alışmaya çalışıyorum. Bu kitabı da okumayı o yüzden istedim. Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödüllü bir öyküsü olduğu için ilgimi çekti ve tabii ki güzeller güzeli kapağıyla. Morun tonlarını severim. @mehtapinkitaplari öncülüğünde @yediverenyayinlari ‘ndan çıkan @yazarmerkan ‘ın kitabı #ölümsezen i güzel bir grupla okuduk. #yediverenvakti #yediverenyayınları #mehmeterkan @butikkitap

10 Eylül 2020 Perşembe

KEVAKİB - ADEM ÖZBAY

Merhaba🙂 çok uzun zaman önce @saksidaki_cicek sayesinde yazar bana kitabını imzalı olarak göndermişti. Ancak gerek ders yoğunluğum gerek okuma gruplarımdaki önceliği olan kitaplarım yüzünden paylaşım yapmam bu zamana kaldı. Öncelikle yazar @ademozbay 'a çok teşekkür ederim🤗 kitabı imzalayıp bana şunu yazmış: "Kalbinin öyküsünü bulman dileğimle" nahif bir cümle 🌸 

Kevakib öykü kitabı. Kevakib Yıldızlar demek internette bulduğum kadarıyla. Içinde 15 tane öykü var. En çok sevdiğim öyküler 7 tane olmuş. İsimlerini de yazıyım hatta. "İhsan dedenin patatesleri, Kayıp hikayesi ömrümüzün, Kayıp hikâye, Acele bir hikâye yazarı aranıyor,  Sevgili 'sevgili', Asabi yazarın ilk hikayesi, İyilik amca." Kitaptaki öyküler çok çeşitli. Bazısı kısa bir olayı anlatıyor bazısı duygulara değiniyor. Edebi cümleler çok fazla. O açıdan sevdim.
En sondaki hikaye yani İyilik amca kitaptaki en sevdiğim hikaye oldu. 

Aşık, hasret kalmış, mutlu olan, hüzünlü olan, hayatın anlamını arayan karakterler vardı. Olayları ve duyguları saf bir şekilde önümüze sermiş yazar. Hayattaki ufak detayları hikayeleştiren insanlar iyi ki var. Böylece basit düşünüp elimizdekilerin kıymetini daha iyi anlıyoruz, karmaşalıktan uzaklaştığımız o basit hayata hasret kaldığımızı fark ediyoruz. 

Yazar ufak bir olayı çok güzel öykü yapabilme yeteneğine sahip. Klasik veya sıradan bir olay/kişi olsa bile onu çok güzel hikayeleştirmiş @ademozbay emeğine sağlık 🤗 

Benimle alakalı olan küçük bir sorundan daha bahsediyim: Bazı hikayeler cok kısa olduğu için damağımda kaldı, neye varmak istediğini pek anlayamadım bu yüzden. Ben uzun hikaye ve roman sevdiğimden olsa gerek yeterli gelmedi bazıları. Ama öykü okumayı çok sevenlerin bayağı hoşuna gider. Dediğim gibi öykü pek sevmem. Ara sıra okurum ama roman gibi beni sürüklemez genelde. Ama kitabı genel olarak sevdim.
#farklidiyarlarkitap #farklidiyarlaryorumluyor #kevakib #ademözbay #azkitap @azkitap 
***
NOT:     KPSS geçti gitti sonunda. 2 aydır çalışıyordum, deneme amaçlı girdim iyi de oldu. değişik bir sınav çok çalışmak lazım. AÖF Yaz okulu sınavım vardı 5 dersten, muhasebeden emin değilim ama diğerlerinden geçerim gibi duruyor. o kadar içim rahatladı ki sonunda sınavlarım bitti. 5 ekime kadar, okulum açılana kadar, rahat olacağım. Dün Deep'in daha önceden önerdiği dizilere bakarken bir anime ilgimi çekti ona başladım 7 bölüm izlemişim gece :) çok güzeldi, adı da Charlotte. 

30 Ağustos 2020 Pazar

SOLMAYAN ÜMİT – SİBEL YILDIZ

 


Merhaba :) Blogger’dan arkadaşımız Bir Yıldızın Hikâyesi bloğunun sahibi sevgili Sibel ablama çok teşekkür ediyorum. Kitabını okumamı ve okuma grubu kurmamı sağladığı için :) Kalemi daim olsun, inşallah başka kitaplarını da okuyabiliriz.

Normalde öykü okumayı sevmem. Bana hep eksik gelir öyküler, nedense uzun olanları severim, bu yüzden daha çok roman tercih ederim. Öykü kısadır zaten evet ama dediğim gibi pek benim tarzım değil, anlatılanlar kursağımda kalır, eksikmiş gibi hissederim, tam hikayeye alışmışken bitiverir. Ama Sibel abla o kadar harika yazmış ki hiç o duyguya kapılmadım. Her şey kararıncaydı ve çok güzeldi. Kurguları, yazma tekniği, kullandığı edebi cümleler, karakterleri o kadar iyiydi ki hiç eksiklik hissetmedim. Samimi söylüyorum çok severek okudum. Kendisini tebrik ediyorum ve yazım hayatında başarıyla yürümesini diliyorum :)

29 Mayıs 2020 Cuma

YAKICI SIR – STEFAN ZWEIG

İlk Yayınlanma Tarihi: 1945

Yazar: Stefan Zweig

Yayınevi: İndigo

Tür: Kurgu

Sayfa sayısı: 99

Merhaba :) Nasılsınız? Ben ödevlerle boğuşuyorum bu sefer final ödevleri. Okul olsa bu kadar zorlanmazdık cidden ama okul olsa bu kadar yüksek notu alamazdım muhtemelen. Ödevlerimi çok önemseyerek yaptım ve yapıyorum notlar yüksek geldi şükür, sadece birinde hayal kırıklığı yaşadım ama sorun değil. Ramazan da bitti. Biz bir hafta daha oruç tutacağız inşallah. Ödev yapmaya halim olmadığı için iki kitap okudum yattığım yerden. Bu sayede bu ayki okuma listemi tamamlamaya yaklaştım.

Bu kitabı sevdim. Zweig yine klasik bir olayı çok iyi anlatmış. Karakterlerin tüm duygularını içimizde hissettiriyor, olayları zihnimizde çok iyi canlandırıyor. Yazarın en sevdiğim kitapları arasına girdi bile :)

21 Mart 2020 Cumartesi

ZOR OLSA DA HAYAT DEVAM EDİYOR – RÖVŞEN ABDULLAOĞLU



Bu zorlu Corona günlerinde, tam ihtiyacım olan hayata daha umutla bakmak için gerekenleri anlatan bir kitapla geldim. Başucu kitabı gibi olmalı ama tek sefer okumakla olmuyor bu kitap. İhtiyacımız oldukça, zorda kaldıkça gerekli yerleri açıp düşünmeliyiz. Düşündürücü, hayatı anlatan, kıssa ve hisselerden örnek veren, dünyaya nam salmış kişilerin hayatlarından kesitler içeren bir kitap. Ben severek okudum. Normalde bu tarz okumam. Sanırım ilk kez kişisel gelişim tarzı bir kitap okudum. Beni yorar böyle şeyler evet okuması ağır oldu ama iyi oldu.

Kitapta bir sürü başlık var. Hepsi birkaç sayfa sürüyor. Farklı şeylerden bahsediyor bazen de daha öncekileri tamamlayacak şeylerden. dini kıssalar ve ayetler de çokça var kitapta. Bence böyle olması da iyi olmuş. Kişisel gelişim okumaktan hep kaçınmıştım ama iyi ki bunu okumuşum. Farklıydı. Anlattıklarını, gerçek yaşamdan alarak desteklemesi de kaliteli yapmış.

Başarmak için hareket halinde olmamız gerektiğini ifade ediyor kitap. Yerimizde sayarsak bir yere varamayız. Ayrıca maddi bağımlılıklarımızı azaltırsak manevi huzura ereceğimizi de söylüyor. Anlatılan hikâyelerle bu destekleniyor. Kimseye muhtaç olmadan, kendimize değer verip asıl istediğimizin ne olduğunu bulmalıyız. Hayatta her zaman açgözlü olmadan bize verilen nimete şükrederek yaşamlıyız. Ama bu pısıp kalacağımızı göstermez. Başarılı olmaya daha iyisine ulaşmaya çabalamalıyız ama bunu insancıl şekilde yapmalıyız. Açgözlülük, aşırı hırs, bencillik bizi belki yüksek makama taşır ama insanlığımızdan kaybederek…

Kendimizi tanıyıp, hedeflerimizi belirleyip, manevi huzurumuzu yüksek tutarak, kimseye zarar vermeden yaşamalıyız. Hayata bir kez geldik öyleyse tadını çıkaralım, insanca yaşayalım.

Ayrıca kitapta nasıl olumlu düşüneceğimizi de anlatmış yazar. Onları kendi hayatıma da uyarlamam gerek. çünkü ben de karamsar olabiliyorum çoğunlukla. Kitabı; güzel, anlamlı ve boş sözler içermeyen kişisel gelişim okumak isteyenlere öneriyorum :)

3 Kasım 2019 Pazar

ANLAT BAKALIM - MİM

 (fotoğraf @followmeaway 'e ait.)



DOKUZUNCU BÖLÜM: MERHAMET CADISI

“Seni bu hale getiren Gazap Cadısı. Benim diğer hayvanlardan öğrendiğim kadarıyla bir de Merhamet Cadısı var. İkisi ikiz kardeşmiş. Ama sonradan bambaşka kişiliklere sahip olmuşlar. anne ve babaları ayrılınca ikisi ayrı düşmüş. Gazap cadısı babası ve halasıyla birlikte yaşamış. Halası da kötülüğüyle nam salan biriymiş. Doğal olarak gazap cadısını şimdiki kötü haline getirmiş. Uzun yıllar ayrı kalınca ikisi de zıt kişiliklerde olunca düşman olmuşlar birbirlerine.

Merhamet cadısı da annesiyle kalmış ve annesinin masumluğu, merhameti ona da geçmiş. Annesi onu hep iyiliğe yöneltmiş. Gazap cadısı insanlardan saklanıp mağarada yaşarken merhamet cadısı nehrin yanındaki küçük bir evde kalıyormuş. İnsanlara yardım etmeyi sever, çocuklarla, hayvanlarla ilgilenirmiş hep. Ben bunu efsane sanmıştım ama gazap cadısının gerçek olduğunu görünce merhamet cadısı da gerçektir diye düşünüyorum. Şimdi tek yapmamız gereken Merhamet Cadısını bulmak.”

16 Aralık 2017 Cumartesi

KORKU - STEFAN ZWEIG



Yazar: Stefan Zweig
Çevirmen : İlknur İgan
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı : 80
İlk Baskı Yılı : 2015

KİTAP TANITIMI :
Rahat ve korunaklı bir yaşam süren saygın bir kadın, sekiz yıllık evliliğinden sıkılmış, burjuva dünyasının kozasından çıkarak kendini genç bir piyanistin kollarına atmıştır. Ancak bu gizli ilişkiden haberdar olan bir şantajcının ansızın zuhur etmesiyle, hayatında yeni farkına vardığı bütün güzellikleri yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalır ve kahredici bir korkunun pençesine düşer. Korku insanı bilinçdışına itilmiş utanç verici deneyimlerden, bastırılmış pişmanlıklardan özgürleştirebilecek güçte bir yapıt.

KİTAP YORUMUM:

Stefan Zweig'ın bir eserini daha okudum. Kitaplar  ince olmasına rağmen dolu dolu. Az ama öz. İnsana bir sürü şey hissettiriyor ve birçok şeyin farkına vardırıyor.

Dershanede teneffüslerde ve otobüste okuyarak Bitirdim. Zaten Zweig kitapları bence en güzel otobüste okunuyor. Kalabalık ve gürültülü o ortamdan soyutlanıp Zweig karakterlerinin hayatına dalıyorum. İnce olduğu için taşıması kolay. Hem de derslere yorulmuş beynimi, insanları Derince anlatan Zweig kitaplarına yöneltmek harika :D

Bu kitapta adından anlaşılacağı üzere korku duygusu ele alınmış.

Kocasını aldatan bir burjuva kadını var. Bir gün şantajcı onun yaptıklarını öğreniyor ve ondan para vermesini istiyor. Yoksa herkesin öğreneceği ile tehdit ediyor.

O andan sonra Irene hayatın anlamını, yaşamanın güzelliğini ve elindekilerin kıymetini anlıyor.

11 Aralık 2017 Pazartesi

OLAĞANÜSTÜ BİR GECE - STEFAN ZWEIG

Yazar: Stefan Zweig
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Çevirmen: İlknur İgan
İlk Baskı Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 80
Tür: Hikaye
***
KİTAP TANITIMI:

Olağanüstü Bir Gece, seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız varoluşunu sürdürürken giderek duyarsızlaşan bir adamın hayatındaki dönüştürücü deneyimin hikâyesidir. Sıradan bir Pazar gününü at yarışlarında geçirirken, belki de ilk kez burjuva ahlakından saparak "suç" işler. Böylece yeniden "hissetmeye" başladığını, kötücül ve ateşli hazları olan gerçek bir insan olduğunu fark eder. İçindeki haz dolu esrime, aynı günün akşamında onu gece âleminin son atıklarının arasına, "hayatın en dibindeki lağımlara" sürükleyecek, varış noktası ise ruhani bir uyanış olacaktır. 

KİTAP YORUMUM:

Hissiz bir adamın yaşamı tüm duygularıyla öğrenmeye çalışmasının hikayesi bu. 

Yaşamın amacını, insanlara iyilik etmenin önemini kavratan bir hikaye.

Tek bir gecenin insana derin izler bırakabilmesini okuyoruz. Zweig yine kalemini konuşturmuş.

Sonunda Stefan Zweig'ın çok konuşulan bu kitabını okuyabildim.  Güzeldi.

Hayatta dikkat edilmeyen ama geleceğe yön veren ufak ayrıntıların, bir hayatı değiştirebileceğine, bir  insanı yaşama bağlayabileceğine tanık olacaksınız.

Yine dershanede başlayıp otobüste bitirdiğim bir kitap oldu.

Stefan Zweig'ı bu yüzden seviyorum işte. Dili anlaşılır ve sürükleyici. Bir çırpıda bitiyor. İnsana yönelik hikayeleri. İnsan psikolojisine ve ruhuna...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...