PSİKOLOJİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PSİKOLOJİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2022 Pazar

BEN O HAYALİM – GÜLNUR ÜNAL

 

Uzun bir zamandan sonra merhaba :) Bilinçaltı, olumlu düşünme ve telkinler, iyi ilişkiler, kendini sevme, hayal kurma, affetme gibi konulara değinen bir kitapla geldim. Kişisel gelişim az okuyorum ama artık arttırmak istiyorum. Eskiden olumlu düşünmenin faydalarına inanmazdım, kişisel gelişim okumak faydasızdır falan derdim ama bakış açım değişiyor. İnsan neye inanırsa, neyi çokça hayatına alırsa hayatı o yönde gelişim gösteriyor illaki.

Olumlu düşünmek hayatımızı değiştirir ve kitap bunu çok vurguluyor. Fark etmeden olumsuz düşününce buna bir yerden sonra inanıyoruz ve seçimlerimiz de o olumsuz şeye doğru kayıyor. Yani olumsuz şeyi kendimiz gerçekleştiriyoruz gibi bir şey.

24 Nisan 2021 Cumartesi

MUTLULUK YAKA PAÇA – RIDVAN AKLAN

 

Merhaba :) @dileklekitap öncülüğünde @yakayayinlari 'ndan çıkan @ridvanaklan ‘ın kitabı #mutlulukyakapaça eserini okuduk. Arif çok hisli, mantıklı, akıllı, insanı şaşırtan, empati yeteneği yüksek, iyilik duygusu gelişmiş, kendinden önce başkalarını düşünen, yüreği kocaman bir genç adam. Çok zor şeyler yaşamış, ailesinden sevgi görmemiş özellikle babası içinde bir yara. Sonra koca dünyada yapayalnız kalmış. Sokakta kalmasına rağmen kendini yetiştirmiş mühendis olmuş. En büyük hayali de pilot olmak. Pilot olması için de psikolojik olarak yeterli mi diye heyetten geçmesi gerekiyor. Heyete gidiyor kendini, geçmişini, düşüncelerini anlatıyor.

Kitabın sonlarına kadar bu şekilde sohbetlerle geçti ve okuması çok güzeldi. Merak ederek okudum Arif’in fikirleri, konuşması o kadar iyi ki. Doktorlar şaşırıyor karıncalarla konuştuğunu söyleyen birisi deli mi dahi mi diye? Biraz farklı olan ve çokça derin düşünenleri deli diye yaftalarız ya hep. Acaba öyle mi? Bu kadar mantıklı konuşan biri deli olabilir mi? Hem Arif kendini anlamaya çalışıyor, çocuklukta ona söylenen deli bu laflarının gerçekliği var mı diye hem de heyettekiler onu anlamaya çalışıyor. Arif oraya pilotluk için mi yoksa kendini anlayabilmek için mi gitmiş bunu da okurken görüyoruz. Çok sürükleyici, her konuşmanın bize de bir şeyler katacağı güzel bir kitaptı. Severek okudum. Hele sonu beni şaşırttı, tahminim tutmadı, bir konuda tuttu aslında.

20 Haziran 2020 Cumartesi

ŞİZOFREN - EMRE TİMUR

                                                    

Kitabı okurken herkes gibi ben de sürekli düşüncelere daldım. O kadar etkiledi ki anlatılanlar. Gerçekten ben yaşamışım gibi acı çektim. Yazarın kalemi çok iyi cidden. Ötekiler kitabını okudum yorumladım profilimde mevcut o da. Bu kitabını da çok sevdim. Kısa zamanda bitirdim ama sonuyla birlikte aklıma çok şey takıldı, düşündüm biraz daha düşünürüm muhtemelen. Etkisi hemen geçecek kitaplardan değil kesinlikle.
Beni ağlatan kitapları da severim bilirsiniz. Bu da öyleydi. Içime oturdu. Empati yaptım.

Annesi doğumda ölmüş, babası intihar etmiş bir çocuk var. Aynalarla konuşmaya başlıyor, tırmanmayı seviyor, sorguluyor hayatı, amcası sahip çıkmıyor, yetimhaneye gidiyor. Büyüyor anlamak istiyor hayatı, psikoloji okumaya karar veriyor.
 Ah hayat.. yanlış kişiyle arkadaş oluyor. Hayatı kayıyor sonra. Üniversiteye gittiği ilk gün aşık oluyor kirpiğine yani Müjgan'a. Devrimci arkadaşı ve Müjgan ile uzun süre dostluk yapıyorlar ancak devrimci arkadaşı, onun Müjgan'ı ilk zamandan beri sevdiğini bildigi halde Müjgan'la birlikte oluyor. Hem sevdiğini çalıyor hem de bizimkinin başını derde sokuyor. Önce hapse düşüyor. Işkence görüyor. Sağ sol kavgasına karıştığı için. Sonra hırsızlar koğuşuna alınıyor. Ardından geceleri bağırdığı ve aynalarla konuştuğunu fark edip onu akıl hastanesine kapatıyorlar. Orada 3 dost ediniyor. Filozof gibi oluyorlar, hayati tartışıyorlar, yapılanları eleştiriyorlar. Hayata beraber katlanmaya çalışıyorlar. 
O üç dostunun üçü de birbirinden değişik. Trajikomik olaylar oluyor. Acı şeyler daha çok ama. Koğuşta yangın da çıkıyor, yanık et kokusuyla yaşama ya çalışıyorlar, lobotomi de yapılıyor, elektrik de veriyorlar, kişiliğini unutanları görüyorlar bu sebeplerden. 

Akıl hastanesi var olan akıllarını da ellerinden almak üzere kurulmuş resmen. Tedavi etmek değil amaçları. Darbe olunca da işler kızışıyor. Mahkumları koyuyorlar. 

İşte böyle çaresiz bir zamanda bu genç hayatta kalma savaşı veriyor. Sevdiklerini kaybediyor. Yine de var olma mücadelesi vermeye çalışıyor. 

Sonra ne oluyor derseniz, o kadar değişikti ki. Okuyun mutlaka. O gencin hayatı sizi alaşağı edecek. 
Ya dedim, ne hayatlar var. Insanlar nelerle mücadele ediyor. Nasıl bu kadar kötü insanlar olabilir? Hayat neden bu kadar acıtıyor? 

Şizofren evet kitabın temel konusu bu. Ama etrafında birçok şeyi sorgulatıyor. Akıl hastanesinde olanlar, aşk, ihanet, ölüm. Yanlış tedaviler, tedavi bile olmayan şeyler, işkenceler, hayatın çalınması ve daha neler var.
İnsan o kadar acı yaşadıktan sonra normal kalabilir mi? Deli olmak suç mu? İnsanları susturmak, para kazanmak için koyulan yanlış teşhisler ve verilen onca ilaç ne yapıyor dersiniz? Kitabı okuyup o şeyleri anlayınca kanınız donacak. Kesinlikle okuyun. Çok başkaydı. 

Müjgan'a kızdım çok. Güzelim hayatını mahvetti, hayır demeyi bilmedi, kendisini harcadı bence. Bir de sevmek o kişinin nasıl olduğuyla ilgili değil, sevenin onu nasıl algıladığıyla alakalı kesinlikle.
Gerçeklere dayanan bu kitabı; merak eden, varoluş hakkında düşünen, felsefe yapmayı seven, âşık, şizofreniyi anlamak isteyenlere öneririm. 

@dileklekitap moderatörlüğünde @azkitap tan çıkan @yazaremretimur un kitabı #şizofren i okuduk💎


19 Mart 2020 Perşembe

ÖTEKİLER – EMRE TİMUR



Sayfa Sayısı: 256

TÜR: Psikolojik roman


Merhaba :) uzun zaman önce başlayıp bayağı okuduğum ama sonunu yoğun işlerimden dolayı getiremediğim bir kitapla karşınızdayım. Dün bitirdim ve daha sonra tekrar okumak istediğim kitaplar arasına girdi. Konusu dışlanmış, hayatta geri planda kalan insanları anlatıyor. Yani Ötekiler’i. Bu ötekiler, okuyunca fark edeceksiniz hayat onları dışlamış evet ama onlarla ortak yönleriniz olduğunu fark edeceksiniz. Asında her birimiz öteki olmaya adayız ya da ötekiyiz. İnsanlar bizi umursamıyor, başarılıyken göklere çıkartıyorlar ama bir kere düşmeyegör hemen alaşağı ediliyorsun. Adını ve senin de bir insan olduğunu unutuyorlar. Ötekiler işte böyle kişilerin hikayesi.

27 Şubat 2020 Perşembe

FİLM YORUMU // KİMLİK (IDENTITY)



Yayın tarihi: 25 Nisan 2003 (ABD)
Yönetmen: James Mangold
Senaryo: Michael Cooney
Öykü: Agatha Christie
Yapımcı: Cathy Konrad
Tür: Slasher film/Gerilim
Süre: 1 saat 31 dakika
Oyuncular: John Cusack, Ray Liotta, Amanda Peet
FİLM AÇIKLAMASI:
Karanlık ve felaket kokan bir gecede ortaya çıkan bir kasırga o sırada farklı dertler peşinde koşan on yabancıyı bir araya getirir. Birbirini daha önce görmemiş olan bu on yabancı çeşitli sebepler nedeniyle bir otele sığınmak zorunda kalır. Bu izbe otelde dışarıdaki dünyayla iletişimini kaybeden bu yolcular kısa bir süre içerisinde çeşitli tuhaf durumlara tanık olmaya başlarlar. Kim olduğunu bilmedikleri bir güç, seri bir şekilde cinayetlere imza atmakta, hayatta kalmak anbean daha da zorlaşmaktadır.
***
FİLM YORUMUM:
Merhaba annemle izlediğimiz kafa karıştıran bir film ile geldim. Fırtınalı bir gecede bir kadının topuklu ayakkabısı yola fırlar, ardından bir arabanın tekerini bu topuk deler, arabadaki baba tekeri onarmaya çalışırken anne rolündeki kadın camdan çocuklarına bakar, tam o sırada bir araba kadına çarpar. Şoför bir oyuncuyu taşımaktadır. Oyuncu durma devam et dese de eski polis olan şoför durup yardım eder. Ama hastane uzaktadır ve yolları sel götürmektedir. Bir motel bulurlar. Yaralı kadını oraya taşırlar.
Topuklu ayakkabısı yola fırlayan kadın bir hayat kadınıdır, arabası bozulur evli bir çiftten yardım ister. Onlar da yolda kalırlar ve motele sığınırlar. Ardından bir polis ve suçlunun  da yolu motele düşer. İlginç bir birleşme bu yabancı insanları bir araya getirir. Hepsinin amaçları farklıdır. Fırtına onları motelde kapana kıstırır.

21 Şubat 2020 Cuma

FİLM YORUMU // SİYAH KUĞU (BLACK SWAN)



Gösterime giriş tarihi: 25 Şubat 2011 (Türkiye)
Yönetmen: Darren Aronofsky
Tür: Dram/Gizem
Süre: 1 saat 48 dakika
Ödüller: En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ı
Oyuncular: Natalie Portman (Nina Sayers), Mila Kunis (The Black Swan)

FİLM AÇIKLAMASI:
Genç bir kadın olan Nina, yetenekli bir balerindir. Eski bir balerin olan ve dans konusundaki hırsını kendisine aşılayan annesi ile New York’ta yaşayan Nina’nın hayatı danstan ibarettir. Bale yönetmeni Thomas Leroy, sahneye koyduğu Kuğu Gölü Balesi’nin baş dansçısını yeni sezonda değiştirmeye karar verir. Zarif, masum ve saf Beyaz Kuğu ile kötülüğün, şehvetin ve bilinmezliğin temsilcisi Siyah Kuğu'yu aynı anda canlandırabilecek bir balerin arayan yönetmenin ilk tercihi Nina olur. Ancak rolü almak için elinden geleni yapan Nina’nın karşısında güçlü bir rakibi vardır. Nina, Beyaz Kuğu rolü için harikalar yaratsa da genç kadının Siyah Kuğu performansı pek de başarılı değildir. Rakibi Lily ise Siyah Kuğu rolü için iyi bir performans sergiler. Lily ve Nina arasındaki rekabet, çalışmalar boyunca ilginç bir dostluğa dönüşür. Bu süreçte Nina, hayatının mahvolmasına neden olan karanlık tarafıyla yüzleşmeye başlar.
FİLM YORUMUM:
Merhaba harika bir psikolojik gerilim filmi ile geldim. Filmi gece kardeşimle izledik biraz ürküttü bizi. Psikolojik gerilim kategorisinde en iyi filmlerden olabilir.
Oyun yönetmeni Kuğu Gölü adlı oyundaki baş balerini değiştirmeye karar verir. İlk tercihi Nina’dır. Balenin; saf ve zarif Beyaz Kuğu ile şehvetin temsilcisi Siyah Kuğu’yu canlandırabilecek birine ihtiyacı vardır. Nina bu ikisi için çok çabalar, ancak yeni bir rakip çıkar kendisine. O rakip yönetmeni etkilemeyi başarır.

20 Kasım 2019 Çarşamba

AMOK KOŞUCUSU - STEFAN ZWEIG



Yayınevi: Panama Yayıncılık

Yazar: Stefan Zweig
Sayfa Sayısı:104
İlk Yayınlanma Tarihi: 1922
***
KİTAP TANITIMI:
1912 yılında Napoli Limanı’nda büyük bir transatlantiğin boşaltılması esnasında meydana gelen
esrarengiz bir kaza…
Ülkesine gitmek üzere Kalküta’dan gemiye binen bir Avrupalı… Gemide herkesten saklanan bir doktor… İsimsiz doktorun Avrupalı yolcuya anlattığı sırrı…
Malezya ormanlarında kimsenin uğramadığı ücra bir noktada doktorun tanıştığı cazibeli, mağrur, onu çılgına çeviren, kariyerini bitiren, hayatını altüst eden İngiliz kadınla ilgili bir gizem… Tutkunun esiri olan, pişmanlıklar içinde kıvranan, vicdanını rahatlatmak, kendini affettirebilmek için delicesine koşan bir adamın öyküsü…

KİTAP YORUMUM:

Kitap bir gemi yolculuğuyla başlıyor. Bir adam gece yarısı güverteye çıkıyor uyku tutmayınca. Hayranlıkla gökyüzünü ve denizi izlerken yanında başka biri daha olduğunu fark ediyor. Korkuyor öyle görünce. Adam karanlıkta oturuyor sessizce çünkü. Az bir şey konuşuyorlar sonra karanlıktaki adamdan korkunca odasına gidiyor. Ertesi gece merakına yeniliyor yine çıkıyor dışarı. O adamın neden karanlıkta durduğunu, daha önce niye hiç görmediğini, niye tanınmak istemediğini merak ediyor. Yine karşılaşıyorlar. 

Karanlıktaki adam da hikayesini anlatmaya başlıyor kendine engel olamayıp
Adamın hikâyesi sıradan olabilecek bir şekilde başlıyor ama sonradan yaptıkları inanılmaz. 

11 Aralık 2017 Pazartesi

OLAĞANÜSTÜ BİR GECE - STEFAN ZWEIG

Yazar: Stefan Zweig
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Çevirmen: İlknur İgan
İlk Baskı Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 80
Tür: Hikaye
***
KİTAP TANITIMI:

Olağanüstü Bir Gece, seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız varoluşunu sürdürürken giderek duyarsızlaşan bir adamın hayatındaki dönüştürücü deneyimin hikâyesidir. Sıradan bir Pazar gününü at yarışlarında geçirirken, belki de ilk kez burjuva ahlakından saparak "suç" işler. Böylece yeniden "hissetmeye" başladığını, kötücül ve ateşli hazları olan gerçek bir insan olduğunu fark eder. İçindeki haz dolu esrime, aynı günün akşamında onu gece âleminin son atıklarının arasına, "hayatın en dibindeki lağımlara" sürükleyecek, varış noktası ise ruhani bir uyanış olacaktır. 

KİTAP YORUMUM:

Hissiz bir adamın yaşamı tüm duygularıyla öğrenmeye çalışmasının hikayesi bu. 

Yaşamın amacını, insanlara iyilik etmenin önemini kavratan bir hikaye.

Tek bir gecenin insana derin izler bırakabilmesini okuyoruz. Zweig yine kalemini konuşturmuş.

Sonunda Stefan Zweig'ın çok konuşulan bu kitabını okuyabildim.  Güzeldi.

Hayatta dikkat edilmeyen ama geleceğe yön veren ufak ayrıntıların, bir hayatı değiştirebileceğine, bir  insanı yaşama bağlayabileceğine tanık olacaksınız.

Yine dershanede başlayıp otobüste bitirdiğim bir kitap oldu.

Stefan Zweig'ı bu yüzden seviyorum işte. Dili anlaşılır ve sürükleyici. Bir çırpıda bitiyor. İnsana yönelik hikayeleri. İnsan psikolojisine ve ruhuna...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...