14 Aralık 2023 Perşembe
NEBO'NUN MAVİ KİTABI
Diğer yerlerde bombalar atıldıktan sonra Rowenna malzemeler yiyecekler alır. Bahçe işleri temiz suyu bulmanın yolları eski usul ilaçlar gibi hayatta kalmalarına yardımcı olacak bilgilerin çıktısını alır hazırlıklar yapar. Sonra gerçekten de onların da başına felaket gelir. Buna son adını verirler. Sondan sonra hayatta kalmalarını okuyoruz biz de. Ama ben öncesini de çok merak etmiştim. O konulara da değindi kitap. Rowenna'nın geçmişini merak ettim yani çünkü oglu Dylan'a bir şey anlatmıyordu. Bi de Sondan sonra bir kız çocuğu olmuş. Üçü birlikte hayata tutunmaya çalışıyorlar elektrik su olmadan. Kendi bitkilerinin yetiştirmeyi öğrenip kış bahçesi inşaa ederek etraftaki evleri araştırıp işlerine yarayacak aletleri bularak. Dylan çocukluğunu yaşayamadan büyüyüp annesine yardım etmek zorunda kaliyor. Algıları açık becerikli bir evlat oluyor. Yıllar geçiriyorlar böyle yalnız bir şekilde.
Onların ufak dünyalarını okuyoruz biz de. Kitabı beğendim. Böyle bir felaket korkunç olur tabi ki insanların hep öldüğü hayatta kalanların da yaşamak için fazlaca emek harcadığı temel yaşam gereksinimlerine zorlukla ulaştığı bir hayatı düşünmek bile istemem. Size de tavsiye ederim. Kıymetini bilmediğimiz çok şey var ama onları kaybetsek mahvolurduk. Ufak bile olsa her şey çok önemli hayatta.
26 Kasım 2023 Pazar
Dokuzun Yükselişi - Pittacus Lore
Merhaba 😍 Uzun zamandır kitap okuyamıyorum ve yorum yazmayalı çok oluyor. İş hayatı öyle zor ki günlük rutinlerime daha yeni yeni dönebiliyorum. Dört numara benim serisinin ilk iki kitabını yıllar önce okumuştum.
Bu kitap ise 3.kitabı ve heyecan katlanarak devam etmiş. Kısaca seriyi özetleyim Lorien gezegenini Madagorlular yok ediyor. Lorienliler de miraslarını belli sayıda çocuğa aktarıp onları dünyaya yolluyor. Güçlerini kazanıp savaşma zamanı gelinceye kadar çocukları koruyucuları eğitip kolluyor. Bu kitapta hayatta kalan Lorienliler ilk kez bi araya geliyordu. İlk başta hepsi farklı gruplarla bi araya gelebilmisti. Hatta yine birbirlerini kaybettiler bulmaya çalıştılar. Işınlanma gücü bile onlari kolayca bi araya getiremedi. Sonradan binbir zorlukla hepsi birleşiyor ve savaşmaya çalışıyorlar. Yine hepsinin kaybettiği kazandığı şüphelerle karşılaştıkları bi sürü olay oluyor. Yeni mirasları da ortaya çıkıyor bazısının. Bi de bi öngörü buluyorlar mağarada çizimler halinde acaba o kötü sonlar gerçeğe dönüşecek mi diye de düşündürdü kitap.
Okuması çok keyifliydi şimdi ne olacak diye merakla bekledim. Kısa bi tatile gitmiştik o zaman sonuna doğru gelmiştim hızlıca ama son kısımlarını daha yeni okuyabildim. Kitabın sonunda kayıp dosyalar da var onları okuması da güzeldi ve iki tane madagorlunun hikayesi de mevcuttu o nereye bağlanacak merak ediyorum. 4.kitaba bi an önce başlayacağım.
Bu seri güzel ve gerçekten sağlam bi fantastik seri arayanlar için ideal. Hatta filmi de var. Seriyi çokça tavsiye ederim pişman olmazsınız🙂 daha çok bilinmesini isteyeceğim serilerden biri Lorien Efsaneleri🤩
KAMELYALI KADIN - Alexandre Dumas
Merhaba🥰 Köyde ve yolculukta okuyarak bitirdiğim güzel bir klasikle geldim. Konusunu böyle beklemiyordum ama sevdim. İmkansız bir aşk hikayesi mevcut. En başından beri merak ettim. Çünkü kitap ölen bir hayat kadınının eşyalarının açık arttırmaya çıkması ile başlıyor. Bi adam da ona hediye edilen bir kitabı alıyor. Sonrasında o kitabi hediye eden kişi çıkageliyor. Adam merak ediyor tabi neler olduğunu ve zor da olsa soruyor. Kitabı hediye eden kişi de yaşananları anlatmaya başlıyor.Aslında kitabın başında belliydi hikayenin sonu. Ben sevmem mutsuz sonları da spoiler verilmesini de ama kitabın başı aslında sonunu belirten şekilde başladığı için bi yandan da garip bir şekilde merak ettim🫠 Detaylar önemli çünkü. Kolay okunan bir dili var.
HAYSİYET - ECE ÜNER
Merhaba Ece Üner'i tanımayan yoktur diye düşünüyorum. Güzel ve sorgulatıcı bir kitap yazmış. Haysiyet kitabını sonunda bitirdim uzunca bi süre elimde süründü işe başladığım döneme denk gelince anca okuyabildim aslında çok hızlı bitecek bir kitap ve kesinlikle tavsiye ediyorum. Bana da çok sevdiğim bi arkadaşım tavsiye etti iyi ki okudum🥰
Pandemi döneminde yaşanan şeyler başta olmak üzere kadın cinayetleri, absürt olaylar, ülkenin gündemleri ele alınmış. Trajikomik şeyler de üzen sinirlendiren şeyler de çok fazlaydı. Okurken biz ne yaşamışız ya diye tekrar bi sorguladım. Neden bunları yaşıyoruz asıl soru bu. Neden bunlar başımıza getiriliyor?
Herkesin okuyup kendi payına düşeni anlaması gerekir bence. Eleştirel mizahi bir dille yazılmış. Severek okudum yormayan bir anlatımı mevcut. Bence bir şans verin 😍
22 Temmuz 2019 Pazartesi
KAYIPLAR – SARAH DALTON (LEKELİLER # 2)
*** 3.kitap olan Özgürler'in yorumunu okumak için buraya tıklayın.
27 Aralık 2018 Perşembe
ARSEN LÜPEN KİBAR HIRSIZ - MAURICE LEBLANC
Merhaba. Arsen Lüpen serisine başladım. Kütüphanede gördüm ve çok merak ettim. Sherlock, Poirot gibi kült karakter haline gelmiş biriymiş. Yazarından önde gelen karakterlerden hem de. Gerçekten çok zeki, kibar, centilmen birisi ama hırsız. Hem de en iyi hırsızlardan. Sadece zenginlerden ve soyulmayı hak edenlerden çalıyor. Hırsızlık yapmadan önce polise ve kurbanlarına mektupla haber bile veriyor. Çok ilginç birisi.
Bu Arsen Lüpen maceralarının ilk kitabi ve beğendim. Sherlock'un adı da geçti birkaç kez. Zaten ikinci kitabı Sherlock'la karşılaşmasıyla ilgili şimdi ona başladım.
3 Kasım 2018 Cumartesi
BIR KADININ YAŞAMINDAN YİRMİ DÖRT SAAT - STEFAN ZWEIG
Stefan Zweig klasiği bir kitap bu. İncecik ama çok düşündüren tarzda.
Burjuva bir kadının hikayesi. Altmış küsür yıllık yaşamında onu tamamen değiştiren, derinden etkileyen tek bir gün var sadece. Yıllarca o günü kimseye anlatamadan tek başına hem sevinç hem de büyük utanç duymuş. Yıllar sonra birisine anlatıyor yaşadıklarını.
Saygın, zengin bir kadın bu. Mr.C. Kocası vefat ettikten sonra hayattaki tüm umutlarını kaybediyor. Çocukları da artık ona ihtiyaç duymadığı için farklı şehirlere gidiyor geziyor. Yaşamak için amaç bulmaya çalışıyor. Bir gün kumarhanede onu mimik ve el hareketleriyle derinden etkileyen genç adamla karşılaşıyor.
Bu adam hissettiği ne varsa tüm açıklığıyla ifade ediyor. Poker yüzü denilen şey adamda yok. Aşırı hırslı biri. Kumar bağımlısı. Kadın hayatı boyunca böylesine hissettiklerini ele veren biriyle karşılaşmadığı için bu adamdan çok etkileniyor.
24 Ekim 2018 Çarşamba
ON KÜÇÜK ZENCİ – AGATHA CHRISTIE
Merhaba :)
Agatha Christie’nin en ünlü romanını bitirdim. Klasik Christie romanı gibiydi ama bir yandan da değildi. Çok ilginçti gerçekten. Sürükleyici, akıcı ve heyecanlıydı.
10 kişi Zenci Ada'sına davet edilir. Hepsi aynı gün oraya gider. Zenci Adasının sahipleri ortaya çıkmaz. Olay bu 10 kişi etrafında döner. Gayet güzel karşılanırlar yemeklerini yerler. Birbirlerini tanımaya çalışırlarken bir ses duyarlar. Tüm kişilerin belli tarihlerde öldürdüğü insanların isimlerini söyler ses. Tabii hepsi panik olur sesin kaynağını ararlar. Gramofondan gelen bir kayıttır.
İlk gün hizmetçinin karısı ölür. Uykusundan uyanmaz. İlginç olan diğer şey de masanın üstünde duran 10 küçük zenci biblosundan 1 eksilmiştir. Bu detaya bayıldım. Ölen kişiler oldukça biblo sayısı azalıyordu. Diğer ilginç olansa her odada On Küçük Zenci şiirinin olması ve olayların şiirdeki sıraya göre olmasıydı.
21 Ekim 2018 Pazar
KENDİNE AİT BİR ODA – VIRGIANA WOOLF
KİTAP TANITIMI:
Edebiyat dünyasının feminist bir makalesi olarak adlandırılan Kendine Ait Bir Oda, kadın hareketinin elinden düşürmediği önemli kitaplardan biri olmayı başarıyor. Erkeklerin kadınlara uyguladığı baskının ve her zaman süre gelen “Eşitlik” tartışmasının cevabını tarihten alıntılar yaparak yanıtlıyor.
“Kadın ve edebiyat” arasındaki bağlantıyı kurmaca bir yazıyla ve karakterleriyle anlatan Woolf, kadınların neden daha az şiir yazdığını veya neden erkekler kadar yaratıcı olamadığını anlattığı eserinde, tarihsel süreç içerisinde kadının toplumdaki yerini de ele alıyor. Kadınların dünyasına dair ilginç tespitleri, farklı bakış açılarını içeren eserinde Woolf, odasındaki duvarı verdiği cevaplarla örmeye çalışıyor ve şöyle sesleniyor kadınlara: “Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!”
KİTAP YORUMUM:
Merhaba bugün sizlere Virgiana Woolf'un feminizm temalı önemli bir kitabını tanıtacağım. Çoğu kişi feminizmi erkek düşmanlığı olarak biliyor ama aslında alakası yok. Her iki cinsiyette eşittir,eştir. Kitabi okuyunca fark ettim ki 1929 yılında yazılmış bu kitapta da günümüzde de kadına bakış açısı aynı. Ne kadar çabalasak da kadınlara gereken önem verilmiyor. Tek değeri ev hanımlığı ve çocuk doğurmak olarak geçiyor. Ancak kadınların da duyguları, düşünceleri ve kendine ait bir yaşamları var. Ne isterlerse yapabilirler ama kadınlara engel oluyor birçok şey.
Woolf diyor ki erkekler gibi kadınlar da yazar olabilir. Ancak kendine ait bir odası ve parası olmalı. Kendine ait bir odası olmalı çünkü özgürlüğünü yaşayacak bir ortama ihtiyacı var. Parası olmalı çünkü kimseye bağımlı olmadan yazmalı ve kitap çıkarabilmeli. Değindiği birçok konu ve önemli yazarlarin isimleri görüşleri var kitapta. Herkesin okuması gereken kitaplardan. Sonlara doğru biraz sıkıldım açıkçası. Çünkü bahsedilen yazarların ve fikirlerin çoğunu bilmediğimden konuya hakim olamadım. Yıllar sonra tekrar okuyacağım belki daha iyi anlarım. Kitabın kapanış konuşması da güzeldi bence. .
Kadınların erkeklerin yaptığı şeyleri yapması hâlâ bazı çevreler tarafından çok uygunsuz görülüyor. Kadınlar çocuk sahibi de olabilir kariyer sahibi de. Seçtiği mesleğe, giyimine, yediği yemeğe göre bile yargılayan var. Her yaptığı olay olurken nasıl özgür bir birey olabilir ki kadınlar?
30 Ağustos 2018 Perşembe
ÇOK BİLİNMEYEN GÜZEL KİTAP SERİLERİ
Merhaba bugün blogumda yeni bir şeye başlayacağım. Yeni seriler keşfettikçe buraya ekleyeceğim. Aynı şekilde sizin de okuduğunuz ve popüler olmayan güzel seriler varsa yorumda belirtin. Bu arada yaptığım sıra en güzelden kötüye falan değil. Her biri çok güzel. Ben sırayı aklıma gelme sırasına ve okuma sırama göre yapıyorum.
1) LORİEN EFSANELERİ – PITTACUS LORE
Bu seriyi kütüphaneden bulduk arkadaşlarımla. Sonradan 3.kitabının çıkması çok uzun sürdü. Seriyi toptan alıp baştan okumayı da çok istiyordum çünkü yıllar önce okudum ilk iki kitabını. Bir gün markette 10 tl ye ikinci kitabını görünce hemen aldım. Sonra Okuoku sağ olsun bir indirim yaptı. Diğer iki kitabı da onar liraya aldım. Tek sıkıntı seri pek bilinmediği için yayınevi diğer kitapları çevirmiyor. Artemis yayınları lütfen artık seriyi tamamen çevirip bitirin. Okuoku sayesinde bilinme seviyesi de yükseldi. Fiyatı cok uygun olduğu için millet aldı daha neyi bekliyorsunuz seriyi çevirmek için? =)
DÖRT NUMARA BENİM YORUMUM İÇİN TIKLAYIN :)
ALTI NUMARANIN GÜCÜ YORUMUM İÇİN TIKLAYIN :)
Seri ile ilgili ilginç olan şey yazari. Yazar bilinmiyor. Kendini hiç göstermemiş. Kitabin başında bir tanıtım var ama seri ile ilgili bir şey. Onu okuyunca kitap daha da gerçek duruyor. Sanki tüm olanlar gerçekmiş gibi hissediyorsunuz.
2) PERG EFSANELERİ – BARIŞ MÜSTECAPLIOĞLU
27 Ağustos 2018 Pazartesi
GÖRÜNMEZ ADAM – H.G. WELLS
Bilimkurgunun kültlerinden birisi olan Görünmez Adam kitabını yorumlamayı çok istedim. Belki bu konudan sıkılmışsınızdır görünmezliğin işlendiği onca kitap ve filmler var. Ama bu kitap çok eski zamanda yazılmış ve müthiş bir zeka sonucu ortaya çıkmış. Görünmezliği mantıklı açıklayan ilk kitap sanırım.
H.G.Wells'in okuduğum ilk kitabı ve kesinlikle son olmayacak =)
Bir bilim insanı yıllarca deneyler yapıyor görünmezliği bulmaya çalışıyor. En sonunda buluyor. Bunu tüm dünyaya yaymadan önce kendi üstünde deniyor / denemek zorunda kalıyor. En başta sadece bilim tutkusuyla başlayan bu macera sonradan insanlık dışı bir şeye dönüşüyor. Wells bile Görünmez Adamı bize sevdirmeye çalışmıyor daha çok onu eleştiriyor ve yermeye çalışıyor. Bu çok garipti. Görünmez Adamı kimse anlamaya çalışmıyor çünkü insanlar bilmediğinden korkar. Özellikle görmediği ama sesini duyduklarından. Herkes ona zarar vermeye çalışıyor arkadaşı bile.
İlk başta Görünmez Adam yapacağı harika şeyleri düşünerek çok daha tutkulu bir halde oluyor ama sonradan acı gerçekleri fark ediyor. Soğuk bir kış gününde hem de kar yağarken çıplak bir halde dolaşmak çok zor. Kar birikintisi üzerini kaplarsa varlığı ortaya çıkar. Çamura basarsa ayak izi bırakır ve çocuklar fark eder. Yemek yerse sindirmeden insan içine çıkamaz çünkü yemekler görünür haldedir.
Görünmez olunca kiralık evini de kaybetmek zorunda kaldığı için kış gününde yatacak yer bulmak çok zor olur. Böyle iğrenç durumlar onu insanların gelip gitmediği Iping kasabasına yönlendirir. Üstüne bir palto giyer. Yüzünün tamamına sargı bezleri, takma burun ve kocaman gözlükler yerleştirerek kasabaya gelir. Bu esrarengiz yabancıyı hiç misafiri olmayan han sahipleri şaşkınlıkla karşılar.
Bu adam uzun süre gözlerden uzakta yaşar ama işte insanlar merak etmeden duramaz. Bu adamı rahat bırakmazlar. Oysa tek istediği parasını ödediği odasında kimseyi görmeden huzurla çalışıp deneyi tersine çevirecek bir yol bulmaktır.
17 Ağustos 2018 Cuma
LEKELİLER - SARAH DALTON (LEKELİLER # 1)
Büyüleyici klonlarla dolu bir dünyada Mina Hart, genleri değersiz bir Lekeli'dir. Ve bu durumu onun bütün haklarını elinden alır; eğitim hakkını, normal bir yaşam hakkını, aile kurma ve tabii ki çocuk doğurma hakkını. Tehlikeli bir sır saklayan Mina'nın, Aziz Jude Okulu'ndaki ilk gününde Angela'yla tanışana kadar hiç arkadaşı olmamıştır. Ancak arkadaşlıkları hayatlarına Angela'nın üvey kardeşi Daniel dâhil olunca biraz karışır. Çünkü Mina, Daniel'ın doğal haline ve gizemli gücüne karşı koyamayacaktır. İşin içine Mina'nın konuşmasının dahi yasak olduğu mükemmel klon Sebastian da karışınca her şey birbirine girer ve nihayetinde kendilerini aşk ve isyan dolu bir yolculuğun ortasında bulurlar.
Günümüzden yıllar sonra Genetik Geliştirme Bakanlığı mükemmel klonlar oluşturur. En güzel, en yakışıklı, en etkileyici insanlar ortaya çıkar. Sonra bu gittikçe artar ve gerçek insanları genleri değersiz bir Lekeli olarak ilan ederler. Dünyayı mükemmel klonlar ele geçirir.
İnsanları değersiz gördükten sonra çok daha iğrenç şeyler yaparlar. Gerçek insanların eğitim hakkını, çocuk doğurma hakkını , aile kurma hakkını ellerinden alırlar. Kısacası onları belli bir yaşa gelince kısırlaştırıp akli dengelerini de bozarlar ve normal yaşama hakları olmaz.
Laboratuvarda üretilen klonlar, doğal insanları hizmetçi olarak görür ve kullanır. Çok ilginç bir olay cidden. Şu anda dünyada klon yapmak her ülke tarafından yasak ama böyle bir şey olsaydı tıpkı bu kitaptaki gibi olurduk biz insanlar.
Okurken hep kendimi o dünyada hissettim ve iğrendim böyle bir zihniyetten. Her şey yapay ve sahte. Yapay ve sahte olan güzellikler doğal güzelliğin önüne geçmekle kalmayıp onu esir ediyorlar.
11 Aralık 2017 Pazartesi
OLAĞANÜSTÜ BİR GECE - STEFAN ZWEIG
Tek bir gecenin insana derin izler bırakabilmesini okuyoruz. Zweig yine kalemini konuşturmuş.
Sonunda Stefan Zweig'ın çok konuşulan bu kitabını okuyabildim. Güzeldi.
Hayatta dikkat edilmeyen ama geleceğe yön veren ufak ayrıntıların, bir hayatı değiştirebileceğine, bir insanı yaşama bağlayabileceğine tanık olacaksınız.
Yine dershanede başlayıp otobüste bitirdiğim bir kitap oldu.
Stefan Zweig'ı bu yüzden seviyorum işte. Dili anlaşılır ve sürükleyici. Bir çırpıda bitiyor. İnsana yönelik hikayeleri. İnsan psikolojisine ve ruhuna...
29 Ekim 2017 Pazar
ÇIRAK – TESS GERRITSEN (R&I # 2)
7 Ekim 2017 Cumartesi
ATEŞİN ŞARKISI – TESS GERRITSEN

30 Eylül 2017 Cumartesi
FARKLI – ANDREAS STEINHÖFEL
21 Eylül 2017 Perşembe
SON ADA – ZÜLFÜ LİVANELİ
8 Kasım 2016 Salı
PİRUZE Şam'da Bir Türk Gelin – SİNAN AKYÜZ
12 Ekim 2016 Çarşamba
BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE - GRİGORİY PETROV
31 Ağustos 2016 Çarşamba
UZUN BEYAZ BULUT <-> GELİBOLU – BUKET UZUNER

Buket Uzuner'in okuduğum ilk kitabıydı ve diline, yazım tarzına hayran kaldım, kesinlikle son olmayacak. Tüm kitaplarını okumak istiyorum. Beni bir sürü düşünceye sevk eden her cümlesinde farklı şeyler hissettiren bu güzel roman için de teşekkür ederim :)
Uzun Beyaz Bulut Yeni Zelanda'nın adıdır. Çünkü Aotearoa bu anlama gelir. Ayrıca Uzun Beyaz Bulut Gazi Alican Çavuş'un üç çocuğunun adıdır. Bu isimleri koyma hikayesi çok ilginçti. Beyaz da zaten bizim muhteşem Türk kadını Beyaz Hala :)
























