GENÇ KURGU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GENÇ KURGU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2021 Cumartesi

AVONLEA (YEŞİLİN KIZI ANNE #2) – L.M. MONTGOMERY

 

Merhaba :) Kitabı ok uzun zaman önce okudum ama bir rehavet çöktü yorum yazamıyorum bayağıdır. Kitap çok tatlı ve güzeldi yine. Ama bence ilk kitabı daha iyiydi. Kitabın çoğunu uzun yolda okudum yolculuğumu keyifli hale getirdi :)

Anne 16 yaşında artık. Büyümüş ve artık daha az soru soruyor. Yine çok neşeli, yerinde duramayan, hayalperest bir kız. Marilla’nın gözlerinde sorun var diye üniversiteye gitmekten vazgeçip Green Gables’ta öğretmenlik yapmaya başlıyor. Şiddetten uzak ve iyi bir öğretmen olabilmek için çok çabalıyor. Başlarda zorlansa da sonraları çocuklar ona alışıyor seviyor. Aynı zamanda hayatlarında kocaman bir değişiklik oluyor. Marilla öksüz kalan ikizleri evlat ediniyor. Evlat edinmekten korkan kadın Anne sayesinde o kadar değişti ki! Muhteşemdi o çocuklara sahip çıkması. Biri kız biri erkek, kız olan çok uslu akıllı erkekse tam tersi çok yaramaz söz dinlemez biri. Davy Anne’den daha çok soru soruyor bilmek istiyorum diyor ama soruları genelde daha saçma ;) Anne ve Marilla onları eğitmek için çabalıyor ikisinin de farklı yöntemleri var :)

21 Nisan 2021 Çarşamba

DONMUŞ – ROBIN WASSERMAN (SOĞUK UYANIŞ # 1)

Tür: Bilimkurgu, fantezya

Sayfa sayısı: 368

Merhaba :) Kitap her şeyin değiştiği uzak geleceği anlatıyor. Zengin fakir arası fark savaştan sonra artmış. Yeterli kredi ve internet bağlantısı varsa her şeyi yapabileceğin bir dünyaya dönüşmüş. Zaten şimdi de öyle gibi de neyse. Ayrıca teknolojinin gelişimiyle hastalıklar yok ediliyor, tedavi ediliyor, bebekler genetik olarak ailenin belirlediği şekilde doğuyor. Hatta kesin ölecek veya yatağa bağımlı kalan kişilerin beyni kopyalanıp bilgisayar sistemine aktarılıyor ve mekanik bedene yerleştiriliyor. Bu bedeni de istedikleri gibi seçebilirler. Derileri var dışardan insan gibi duruyor ama yaklaşınca anlaşılabiliyor ne olduğu.

Lia nadir yaşanan trafik kazasının kurbanı oluyor, arabalar da otomatik sürüldüğü için kaza imkansıza yakın. Yerinde kardeşi olması gerekirken Lia onun işine gitmeyi kabul ettiği için her şey ona oluyor. Bedeni kullanılamayacak duruma geliyor ve babası onun mekanik bedene yüklemesinin  yapılmasına izin veriyor. Kitabın ilk başları çok güzeldi. Kızın yaşadığı yükleme ve bedene uyumlanma süreci iyi anlatılmıştı. Yürümeyi, konuşmayı, gülümsemeyi, göz kırpmayı öğreniyor Lia. Meka olduğu için ağlama, yemek yeme, tuvalete gitme ihtiyacı yok. Düşünebiliyor ama fiziksel hissedemiyor. Kitabı okurken dokunma ve hissetmenin önemini bir kez daha anladım. İnsan olmak yorucu olsa da güzel. Ağlamak, içinden geldiğinde gülebilmek ne kadar kıymetli. Tüm hayatı değişmiş oluyor. Hem yeniden insan gibi davranabilmeyi hem de mekanik yaşama uyum sağlamayı öğrenmek zorunda.

6 Ocak 2021 Çarşamba

ENDGAME ÇAĞRI - James Frey & Nils Johnson Shelton (Endgame # 1)

 

Çevirmen: Uğur Mehter

Yayınevi: Pena Yayınları

Sayfa Sayısı: 552

Baskı Yılı: 2014

Tür: Bilim Kurgu, aksiyon

Merhaba 2020’de başladığım ama 2021’de bitirdiğim ilk kitapla geldim :) Endgame 3 kitaplık bir seri. Kitapların içine bulmaca yerleştirilmiş ve siteler açılmış bunun kuralları hakkında falan. Ama kazanan kişiyi araştırıp bulamadım. Bulmacayı da çözemedim ama zaten ben keyif almak için okudum. Kafa dağıtmalık, sürükleyici bir macera var kitapta.

İnsanları Gök Tanrılarının yarattığı söyleniyor. Dünya’nın durumu eğer kötüye giderse kıyamet gibi bir şey gerçekleşecek demiş onlar. Bu yüzden 12 insan soyundan birer tane oyuncu eğitmeleri gerekiyor, Endgame’i oynayacak o çocuklar. 13-20 yaş arasındakiler oyuncu olabiliyor ve yaşı geçince veya sakatlanırsa/ölürse yerine o soydan başka birisi seçilip eğitiliyor. Kitapta birçok oyuncunun neler yaptığını okuyoruz. Karakter fazlalığı var ama kafam karışmadan okudum ben. Oyuncular yarışıp anahtarları bulacak ve sadece bir kişi kazanabilecek, onun soyu hayatta kalırken diğerleri felaketlerle ölecekmiş.

23 Ekim 2020 Cuma

YEŞİLİN KIZI ANNE – L.M. MONTGOMERY (#1)

 


Yazarı: Lucy Maud Montgomery

Yayımlandığı yıl: 1908

Tür: Roman, Kurgu, Çocuk Edebiyatı, Bildungsroman

***

Merhaba :) Çok uzun zaman oldu buralardan uzaktaydım. İnstagram hikayemde haber verdim, görmeyenler olmuştur illaki. Ailecek Covid olduk, önce babam olmuştu işyerinden geçti, odalarımızı ayırmamıza rağmen bize de bulaştı, dikkat etmeyenler yüzünden bizim başımız yandı. Genç yaşıma rağmen ağır geçirdim 10 gün falan hiç kalkamadım yataktan. Şimdi virüs geçti geçmesine de etkileri devam ediyor. Nefes darlığı, öksürük, halsizlik... Akciğerlerimde hasar bıraktı, kalıcı mı geçici mi bilmiyoruz, gelişmeleri yazarım yine. Sizler de lütfen çok dikkatli olun lütfen, bana bir şey olmaz demeyin :(

O hastalık sürecimde yataktan kalkamazken kitap okuyabildim genelde. Yeşilin Kızı Anne; o zor zamanımda yüzümü gülümseten, bana moral veren bir kitap oldu. Bu yüzden de yeri bende ayrı olacak :) Olabilecek en doğru zamanda okumuş oldum yani ;) @kitapbugusu öncülüğündeki #kitapbugusuokumagrubu ‘mda @koridoryayinlari ’ndan çıkan #yeşilinkızıanne ‘yi okudum.

13 Eylül 2020 Pazar

ANİME YORUMU // CHARLOTTE

 

İlk bölüm yayın tarihi: 4 Temmuz 2015

Bölüm sayısı: 13

Yaratıcısı: Jun Maeda

Türler: Komedi-drama, Okült Kurgu, bilimkurgu

***

Merhaba :) Animeye merak salınca Deep’in ve İlkay’ın eski dizi yorumlarını inceledim. Deep’in tanıttığı Charlotte ilgimi ekince hemen başladım ve kısa sürede bitti. Ergenlik çağındaki bazı gençlerde özel güçler ortaya çıkar. Otasaka başkarakter. Onun gücü insanların bedenine 5 sn girip çıkabilmesi. Bu gücünü kopya çekip iyi bir liseye gidebilmek için kullanıyor. İyi bir liseye başlıyor ve birileri onun yaptığının farkına varıyor. Özel gücünü öğrendiklerini, kendilerinin de güçleri olduğunu söylüyorlar. Onu ve kardeşini başka okula naklediyorlar. O okulda özel gücü olanları koruyabilecekleri bir yer.  Otasaka’ya ayrıca öğrenci konseyinde yer almasını istiyorlar. Gücü sayesinde, özel gücü olan diğer kişileri bulmaya yardım etmesini istiyorlar yani.

3 Eylül 2020 Perşembe

ANİME YORUMU // RELİFE



Yayıncılar: NHN Japan Corporation

Yazar: Yayoiso

Bölüm sayısı: 13 + 4

Cilt: 15

Türler: Gençlik Dizisi, Aşk Romanı, Hayattan Kesitler, Anime

Merhaba :) KağıttanDünyam’ın önerisiyle animeye başladım. İlkay’ın bu dizi hakkındaki yorumunu okumak için buraya tıklayın =) Çok sevimli, eğlenceli, anı yaşamanın kıymetini anlatan harika bir anime. Çoğunlukla güldüren, bazen hüzünlendiren kısacık ama etkisi çok olan bir yapım. 2 sezon. İlk sezonu 13 bölüm, ikincisi 4 bölüm. Ben de 2.sezonu İlkay’ın dediği siteden izledim buraya tıklayın. Mangası ve filmi de varmış. 

25 Mart 2020 Çarşamba

ÇATLAKLAR – MUAMMER MEMİŞ



Merhaba :)
Kitabı gece okudum bitirdim. Bu ara çok vaktimiz var ya 2 günde 3 kitap falan bitirmişim.

Kitap 4 arkadaşı anlatıyor. Dostlar onlar ve birbirlerini çok seviyor hep destek oluyorlar. Üniversitede okuyorlar ve genelde gırgır şamata ile geçiyor günleri. Gençlik kitabı ve çerezlik. Edebi dilde değil zaten günlük dille yazılmış. Hemen bitiyor. Hoşuma gitti ama bu tarz pek sık okumam arada sırada okuyunca iyi oluyor.

22 Temmuz 2019 Pazartesi

ÖZGÜRLER - SARAH DALTON (LEKELİLER # 3)


Yazar: Sarah Dalton
Çevirmen: Elif Öykü Us
Yayınevi : Agapi
Sayfa Sayısı : 544
İlk Baskı Yılı : 2016
Tür: Distopya, Romantik, Genç kurgu

KİTAP TANITIMI:

"Yaşamak istiyordum, bir geleceğimiz olmasını istiyordum; aklımda sadece bu iki düşünce vardı. Daniel'la birlikte o kadar hızlı koşuyordum ki ciğerlerim ağrıyordu."

Geçmişinden gelen önemli bir kişi onu Sığınak'tan götürmek için ortaya çıktığında, Mina'nın dünyası altüst olur. Bir anda kendini arkadaşlarından ayrı bulur, artık hayatını değiştirecek kararlar vermesi gerekmektedir.

Daniel, Mina'yı bulmak için bir yolculuğa çıkar ve Ucubeler'le beraber Direniş'e katılmak zorunda kalırlar. Sevdiği insanların hayatını mahvedebilecek bir olayın gerçekleşeceğini öğrendiği zaman gördükleri, ona ciddi anlamda zarar verir, ancak bu olayı durdurabilecek tek kişi yine odur.

Angela, 14. Bölge'de Sebastian'a babasını bulmasında yardım ederken büyük bir maceraya atılır. Oraya gelene kadar yaşadıkları her şeyden sonra, bir başka ölüm kalım anı onları pençesine alır. Angela bir kaçış yolu bulabilecek midir?

Lekeliler serisinin son kitabı olan Özgürler, hikâyenin fanlarını hayal kırıklığına uğratmayacak. Son sayfaya kadar tahminler yürüteceksiniz.

Kimseye güvenmeyin...


KİTAP YORUMU:

 Merhaba :)



Kitap harikaydı. Her zamanki gibi sürükleyici yazmış yazar. Merakla okudum. Seriye çok güzel şekilde veda ettik. İlk iki kitabı okumayanlar spoi yememek için yorumuma devam etmesin :) Hatta bu kitabı okumayanlar da biraz spoi yiyebilir. Olabildiğince az yazmaya çalıştım ama başka türlü anlatamadım. Keyifli okumalar :)

Kitapta önce Maggie’nin hikayesini okuduk. Mina’ya zorbalık yapan öğretmeninin hikayesini. Kadına üzüldüm. Kötü şeyler yaşamış. Ama yine de bütün bu zulmü desteklemesi saçmaydı.

Daha sonra Elena’yı okuduk. Elena sahtelikten bıkmış bir haldeydi ve bu ayrımcı dünyanın sonlanmasını istiyordu. Kendisini kurtarmak için güzellik yarışmasına katılmaya karar verdi. Eğer kazanırsa gittiği yerde rahatça yaşayacağını düşünüyordu ama hayat onu çok farklı yerlere sürükledi :)

177. sayfaya gelince asıl Özgürler kısmı başladı. Daniel , Mina ve Angela ağzından bölümleri okuduk.

Mina’nın öldü sandığı annesinin Klanlara gelmesiyle 2.kitap bitmişti. Bu kitapta Mina hep annesinin peşindeydi. Ona kendisini sevdirmek ve mutlu olmak istiyordu. Annesinin amacı ise farklıydı. O ucubeleri gelişmişlerin yararına savaşta kullanmak istiyordu ve bu yüzden Mina’yı ilaçlarla etkisi altına aldı, kaçırdı. Bundan sonra kitap hız kazandı. Mina nerdeyse tüm kitap boyunca ilaçlarla uyuşmuş şekildeydi. Mina’yı eğitti annesi , daha da güçlü olması için. Bir yandan da babasından nefret ettirdi. Mina da babası ona yalan söylediği için ondan nefret etmeye başladı.

Daniel ve diğerleri Mina’ya ulaşmaya çalıştılar. Daniel geleceği görmüştü. Mina’nın onlara karşı savaşacağını görmüştü. Bu yüzden onun izini sürüp bulmaya çalıştılar. Ancak Mina’nın kaçırıldığı gece Angela, Sebastian, Cam, Ginge 14.bölgeye Sebastian’ın babasına gittiler. Sebastian’ın babası onları tuzağa düşürdü. Olaylar karıştı, hapis tutuldular falan.
(FOTOĞRAF BANA AİT! İZİNSİZ ALMAYINIZ)

Son kitap olduğundan çözülmesi gereken bir sürü şey vardı. Sonunda ucubelerle ilgili gerçeği öğrendik.

Çok büyük bir savaş çıktı. Gelişmişler ve lekeliler arasında. Lekeliler isyan ettiler. Ucubeler de bu savaşa katıldı tabii.

13 Temmuz 2019 Cumartesi

PİYON – AIMEE CARTER (The Blackcoat Rebellion # 1)



Orjinal Adı: Pawn

Yazar: Aimee Carter
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Editör: Şafak Tahmaz
Çeviren: Melda Dinçel
Sayfa Sayısı: 384
İlk Baskı Yılı : 2016
Tür: Distopya


Karaceketliler Serisi Sırası:
1) Piyon
2) Vezir
3) Şah

KİTAP TANITIMI:

“Bu kitapta her şey var: İsyan, şiddet ve ilk aşk. Carter, derinlikli, genç bir kadın kahraman ve keskin dönüşlerle dolu, sürükleyici bir dünya yaratmış.” –Booklist

“Piyon hızlı temposunun yanı sıra kendini derinden hissettiren bir gerilimi de barındırıyor. Kitty mükemmel olmayan bir kahraman ve zor kararlar vererek yoluna devam ederken, okurların da desteğini kazanacağa benziyor.” –School Library Journal

VII olabilirsin. Eğer her şeyden vazgeçersen...

Kitty Doe için bu seçim kolay görünüyordu. Hayatını ya bir III olarak sefalet içinde geçirecek ve sevdiği insanları terk etmek zorunda kalacak ya da VII olarak ülkenin en nüfuzlu ailesine katılacaktı.

Eğer Kitty evet derse, ameliyatla başbakanın yeğeni olan, sır dolu bir ölümle hayata gözlerini yuman Lila Hart’a dönüşecek ve Hart ailesinin bir ferdi olarak ünlenip hayatına belki de ilk kez bir mana katacaktı.

Bu işin tek bir şartı vardı: Kitty Doe’nun Lila’nın gizlice başlattığı ve onu ölüme sürükleyen isyanı durdurması gerekiyordu.Gelgelelim Kitty de bu isyanın bir destekçisiydi. Aldığı tehditler, tuttuğu sırlar ve kendine ait olmayan bir hayatla Kitty’nin hangi yolu seçeceğine karar vermesi ve yeni anlamaya başladığı bu karmaşık oyunda, piyonun ötesine geçebilmeyi keşfetmesi sandığından da zor olacaktı.

KİTAP YORUMUM:


Merhaba arkadaşlar :)

Nasılsınız? Tatiliniz nasıl gidiyor? Benim çok güzel şimdilik. Sinop’a gittik memleketime ;)
Deniz, kum, güneş, Erfelek Şelaleleri harikaydı. Tabii kötü şeyler de oldu. Yüzüm şişti ve yandı güneş yüzünden. Her sene böyle oluyor bu sene daha fenaydı. Bir dahaki sene inşallah ekstra önlemler alacağım.

Kitabı tatile gitmeden önce okudum. Yola çıkacağımız gece bitirmiştim. Sürükleyici bir distopya kitabı. Serinin devamını çok sonra okurum galiba. Çünkü bu aralar kitap alışverişi yapmayacağım. Ama devam kitapları elimde olsaydı peş peşe okurdum. Gayet güzel bir seriye benziyor.

Konusu üstte var zaten. İnsanların rütbelerle sınırlandırıldığı bir dünya var kitapta. Girilen sınav sonrasında rütbe asla değiştirilemiyor. Çok acımasız bir dünya. Aldığın rütbeye göre işin, evin, ailen belirleniyor resmen. Her şeye gençken girdiğin tek bir sınav karar veriyor ve bu çok adaletsiz.

28 Haziran 2019 Cuma

SONSUZLUĞUN SINIRINDA – MELİSSA E. HURST



Orijinal Adı: The Edge Of Forever

Yazar: Melissa E. Hurst
Çevirmen: Yaprak Onur
Yayınevi : Yabancı
Yayın Tarihi: 2016
Sayfa Sayısı: 392
Tür: Fantastik, Macera, Genç Kurgu, Zaman Yolculuğu

KİTAP TANITIMI:

Zamana karşı bir yarış başlıyor…

Yıl 2013. Alora, teyzesi Grace ile birlikte sevimli bir pansiyon işletiyordu ve birisinin kendisini sürekli takip ettiğine emindi. Onu gittiği her yerde hissedebiliyordu. Bu yetmiyormuş gibi zaman zaman bilincini kaybediyor ve bambaşka yerlerde uyanıyordu. Aklını kaçırıyor olabilir miydi?

Yıl 2146. Bridger, Zaman Yolculuğu ve Araştırması Akademisi’nde eğitim görüyordu. O bir zaman yolcusuydu; genetik değişimler sonucu kazanılmış, az sayıda insanda bulunan bir yeteneğe sahipti. Akademi için yapılan bir zaman yolculuğu esnasında babasını görmüştü. Ölmüş olan babasını.

Babasının ona tek bir şey söyleyecek kadar vakti vardı: Alora’yı kurtar.



KİTAP YORUMUM:

Merhaba :)

Zaman yolculuğunu konu edinen serinin ilk kitabının yorumuyla geldim :) Harika bir fantastik kitaptı. Zaman yolculuğu, mekanlar arası yolculuklar, klonlar, geçmiş, gelecek ve macera. Tam da yazın okunabilecek akıcı bir seri zaten 2 kitaplık. İkinci kitabı Hiçliğin Ötesinde.

Yazarın ilk kitabıymış o yüzden gayet başarılı buldum. İlerde kendisini daha çok geliştirecektir. Kitabı rahatlıkla lise çağındakilere falan da öneririm. Genç fantastik kitabı zaten. Konusunu, karakterleri sevdim.

 Kitap Bridger ve Alora ağzından yazılmış. İki bakış açısı var ve bu durumu sevdim. Baş karakterlerin olaylara bakışını böyle okumak çok iyi. Alora’nın olayları klasik ergen şeyleri. Ama Bridger çok önemli zamansal olaylarla uğraşıyordu ve bu yüzden çok merak ettiğim kısımlardı.

Bridger 2146 yılından bir Zaman Bükücü. Bir gün akademinin geçmişe yolculuk yaptığı zamanda ölmüş babasıyla karşılaşıyor. Babası ona tek bir şey diyor Alora’yı kurtar.

17 Ağustos 2018 Cuma

LEKELİLER - SARAH DALTON (LEKELİLER # 1)

Yazar: Sarah Dalton
Çevirmen: Hazal Dinçer
Yayınevi: Agapi
Sayfa sayısı: 328
İlk basım yılı : 2015
Tür: Distopya, Genç Kurgu
KİTAP TANITIMI:
Genetik Geliştirme Bakanlığı, bir Kırılma gecesinde İngiltere'yi ele geçirir ve her şeyin mükemmel olduğu bir dünya yarattığını düşünür. Ancak her güzel şeyin ve kusursuz bir dünya yaratmanın elbette bedeli olacaktır.

Büyüleyici klonlarla dolu bir dünyada Mina Hart, genleri değersiz bir Lekeli'dir. Ve bu durumu onun bütün haklarını elinden alır; eğitim hakkını, normal bir yaşam hakkını, aile kurma ve tabii ki çocuk doğurma hakkını. Tehlikeli bir sır saklayan Mina'nın, Aziz Jude Okulu'ndaki ilk gününde Angela'yla tanışana kadar hiç arkadaşı olmamıştır. Ancak arkadaşlıkları hayatlarına Angela'nın üvey kardeşi Daniel dâhil olunca biraz karışır. Çünkü Mina, Daniel'ın doğal haline ve gizemli gücüne karşı koyamayacaktır. İşin içine Mina'nın konuşmasının dahi yasak olduğu mükemmel klon Sebastian da karışınca her şey birbirine girer ve nihayetinde kendilerini aşk ve isyan dolu bir yolculuğun ortasında bulurlar.

KİTAP YORUMUM:

Çok fazla bilinmeyen bir serinin ilk kitabi Lekeliler.
Günümüzden yıllar sonra Genetik Geliştirme Bakanlığı mükemmel klonlar oluşturur. En güzel, en yakışıklı, en etkileyici insanlar ortaya çıkar. Sonra bu gittikçe artar ve gerçek insanları genleri değersiz bir Lekeli olarak ilan ederler. Dünyayı mükemmel klonlar ele geçirir.
İnsanları değersiz gördükten sonra çok daha iğrenç şeyler yaparlar. Gerçek insanların eğitim hakkını, çocuk doğurma hakkını , aile kurma hakkını ellerinden alırlar. Kısacası onları belli bir yaşa gelince kısırlaştırıp akli dengelerini de bozarlar ve normal yaşama hakları olmaz.

Laboratuvarda üretilen klonlar, doğal insanları hizmetçi olarak görür ve kullanır. Çok ilginç bir olay cidden. Şu anda dünyada klon yapmak her ülke tarafından yasak ama böyle bir şey olsaydı tıpkı bu kitaptaki gibi olurduk biz insanlar. 

Okurken hep kendimi o dünyada hissettim ve iğrendim böyle bir zihniyetten. Her şey yapay ve sahte. Yapay ve sahte olan güzellikler  doğal güzelliğin önüne geçmekle kalmayıp onu esir ediyorlar.

5 Nisan 2016 Salı

BELA – SALLY GREEN (HALF LİFE TRİLOGY # 1)



Orijinal adı: Half Bad
Seri adı: HALF LİFE TRİLOGY
Seri sırası: 1/3
Yayınevi: Dex Yayınları
Sayfa sayısı:  391
Basım yılı: 2014

KİTAP TANITIMI:

Sen bir cadısın, yarı Ak, yarı Kara.
Okuyamıyor, yazamıyorsun ama iyileşiyorsun hızla. Karanlık çökünce kapalı bir yerde kalırsan hasta oluyorsun.
Annalise'e çok âşıksın ama Ak Cadılardan nefret ediyorsun.
On dört yaşından beri bir kafesin içinde tutsaksın. Kaçmalı ve o korkunç, katil babanı bulmalısın. Bunu başarmalısın, on yedinci yaş gününden önce hem de. Çünkü sen yok edilmesi gereken bir Bela'sın.

KİTAP YORUMUM:

Öncelikle kitabı birçok bloggerın beğendiğini ve kitabımı eline alan bazı kişilerin de saçma bir kitap niye okuyorsun dediğini belirtmek istiyorum. Ama tüm beğenmeyenlere rağmen ben beğendim ve çoğu kitaba göre öncelikli sırada benim için ve seriyi kesin bitireceğim ama ne zaman olur bilemiyorum öncelikler var tabi ;)

Kitaba ön yargıyla yaklaşmayın ve şans verin. Arka kapak yazısı bence güzel, ama çok kafiyeli yazılmaya çalışıldığı için de biraz basit bir kitap gibi durduğunu düşünüyorum. Ama kesinlikle öyle değil. Bu seriyi bir şeyle karşılaştırmayın. Dediğim gibi ön yargısız ve güzel düşüncelerle başlayın kitaba.

Kitap gerçekten güzel. Yazarın dili akıcıydı. Genelde Nathan adlı baş karakterimiz olan Yarı Kod ağzından yazılıyor. İlahi ya da kamera bakış açısıyla yazılan kısımların kim tarafından yazıldığını hala anlayamadım. Ama farklı bir hava katmış olaya.

Nathan Yarı Ak Yarı Kara Cadı ve her iki taraf da bunu kabullenemiyor. Hiçbir yere tam olarak ait olamıyor. Zor bir hayat yaşıyor tabi ki. Bizde nasıl ırk ayrımcılığı varsa (bu kitapta normal insanlar Fersiz olarak adlandırılıyor) onlarda da Yarı Kod ve melez olanlar hoş karşılanmıyor, damgalanıyorlar.

12 Şubat 2015 Perşembe

SAYILAR - RACHEL WARD (SAYILAR # 1)




KİTABIN YAZARI: Rachel Ward
SAYFA SAYISI: 271
KATEGORİ: Gençlik, Romantik, Az biraz fantastik :)

***

KİTAP HAKKINDA:

Rachel Ward'ın hem okuyucular, hem de eleştirmenler tarafından büyük ilgiyle karşılanan ilk kitabı Sayılar pek çok ödüle aday gösterildi ve belli başlı dillere çevrildi.

Annesinin ölümüyle birlikte Jem eşsiz ama dehşet verici bir yeteneği olduğunu öğrendi: Birinin gözlerinin içine baktığında onun öleceği günü görebiliyordu.

Sıkıntılı geçen yaşamı Örümcek denen çocukla karşılaştıktan sonra biraz daha katlanılabilir olmaya başlamıştı, en azından birlikte Londra'ya gezmeye gittikleri güne dek.O gün Jem dehşetle çevresindeki insanların hepsinin gözlerinde aynı sayı olduğunu gördü. Korkunç bir şeyler olacaktı..."Tabii, sorun yok," diye tekrarladım. Hala normal konuşabildiğime inanamıyordum, çünkü içimdeki ses çığlık çığlığa bağırıyordu, inanılmaz bir panik dalgası bütün vücuduma yayılıyordu. Aynı sayı onun da gözlerindeydi. 08122011.Bu insanların hepsine bir şey olacaktı

Bugün.Burada.Arkamı döndüm, hızla, hala kendi kendine küfür etmekte olan Örümcek'in yanına gittim."Örümcek, gitmemiz gerek." Beni duymuyordu. Kendi küçük dünyasında tıkılıp kalmıştı sanki. Kolunu kavradım. "Lütfen, dinle beni. Buradan çıkmamız lazım hemen."Sesimdeki korkuyu fark edemiyor mu? Kolunu sıkan elimin nasıl titrediğini de mi anlayamıyor? 

KİTAP YORUMUM:

İnsanların gözlerine bakmaktan hoşlanmayan bir kızın ve onun tam tersi hiperaktif bir erkeğin kaçış hikayesi J
Evet, beraber kaçıyorlar fakat sandığınız gibi değil J

Kızımızın adı Jem, erkeğin adı da Terry. Ama biz erkek karaktere hep Örümcek diye seslenildiğini okuyoruz J Örümcek denmesinin sebebi elinin kolunun hiç rahat durmaması J Yani hiperaktif birisi. Örümcek çok uzun boylu, zayıf ve zenci dış özellikleri bunlar J Jem ise yine onun tam tersi, kısa boylu bir kız.

Jem, insanların gözlerine baktığı zaman onların kaderini görüyor, yani ölüm tarihlerini… Evet doğru okudunuz! Jem insanların gözlerine baktığında ölüm tarihleri kafasında bir şekilde beliriyor. Kitabın ismi de bu yüzden Sayılar… Jem’in bu sırrını kimse bilmez. Taa ki Örümcek’le arkadaş olana kadar…

Herkes onun öz güveninin insanların gözlerine bakamayacak kadar az olduğunu sanır, fakat aslında onların kaderine şahit olmamak için gözlerine bakmaz…

Düşünün, birisinin gözlerine baktığınız zaman onun öleceği tarihi görüyorsun.
Böyle bir durumda kimseyle arkadaş olamazsın ve en önemlisi de hiç mutlu olamazsın. İşte Jem’in de böyle bir hayatı vardı. Taa ki Örümcek gelene kadar J 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...