KORİDOR YAYINCILIK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KORİDOR YAYINCILIK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2021 Cumartesi

AVONLEA (YEŞİLİN KIZI ANNE #2) – L.M. MONTGOMERY

 

Merhaba :) Kitabı ok uzun zaman önce okudum ama bir rehavet çöktü yorum yazamıyorum bayağıdır. Kitap çok tatlı ve güzeldi yine. Ama bence ilk kitabı daha iyiydi. Kitabın çoğunu uzun yolda okudum yolculuğumu keyifli hale getirdi :)

Anne 16 yaşında artık. Büyümüş ve artık daha az soru soruyor. Yine çok neşeli, yerinde duramayan, hayalperest bir kız. Marilla’nın gözlerinde sorun var diye üniversiteye gitmekten vazgeçip Green Gables’ta öğretmenlik yapmaya başlıyor. Şiddetten uzak ve iyi bir öğretmen olabilmek için çok çabalıyor. Başlarda zorlansa da sonraları çocuklar ona alışıyor seviyor. Aynı zamanda hayatlarında kocaman bir değişiklik oluyor. Marilla öksüz kalan ikizleri evlat ediniyor. Evlat edinmekten korkan kadın Anne sayesinde o kadar değişti ki! Muhteşemdi o çocuklara sahip çıkması. Biri kız biri erkek, kız olan çok uslu akıllı erkekse tam tersi çok yaramaz söz dinlemez biri. Davy Anne’den daha çok soru soruyor bilmek istiyorum diyor ama soruları genelde daha saçma ;) Anne ve Marilla onları eğitmek için çabalıyor ikisinin de farklı yöntemleri var :)

24 Aralık 2020 Perşembe

VATAN YAHUT SİLİSTRE – NAMIK KEMAL

 

Merhaba :) Türk Edebiyatı’nda romantik tiyatronun ilk tipik örneklerinden olan #vatanyahutsilistre ‘nin @koridoryayinlari nın bez ciltli baskısını @kitapbugusu öncülüğündeki #kitapbugusuokumagrubu ile okudum. @kitapbugusu ‘na teşekkür ederim bu güzel hediyesi için :)

Kitabın ilk adı Vatan’mış sonra sansür yüzünden Silistre olarak yayınlanmış ama yıllar geçince Vatan Yahut Silistre olarak anılmaya başlamış. Kitapta Kırım Savaşı için gönüllü cepheye giden İslam Bey ve onu yalnız bırakmamak için erkek kılığına girip savaşa katılan Zekiye anlatılıyor.  Eser tiyatro olarak bir sürü kez sahnelenmiş. Halk çok sever ama Namık Kemal’in sürgününe sebep olmuş bu.

29 Ekim 2020 Perşembe

KİTAP ALIŞVERİŞİM #7 (Okul için aldıklarım ve romanlar)


 Merhaba🤗 Öncelikle 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN💓 Alışveriş yazımı instagrama ekledim ama bloga atmayı unutmuşum. Alışverişi yapalı oluyor bayağı, kendimi toparlayamadığım için yazamamıştım. 

Hemşirelikte Etik dersi hocamız 5 tane kitap önerdi okumamız için bu yüzden kitap alışverişi yaptım💜

23 Ekim 2020 Cuma

YEŞİLİN KIZI ANNE – L.M. MONTGOMERY (#1)

 


Yazarı: Lucy Maud Montgomery

Yayımlandığı yıl: 1908

Tür: Roman, Kurgu, Çocuk Edebiyatı, Bildungsroman

***

Merhaba :) Çok uzun zaman oldu buralardan uzaktaydım. İnstagram hikayemde haber verdim, görmeyenler olmuştur illaki. Ailecek Covid olduk, önce babam olmuştu işyerinden geçti, odalarımızı ayırmamıza rağmen bize de bulaştı, dikkat etmeyenler yüzünden bizim başımız yandı. Genç yaşıma rağmen ağır geçirdim 10 gün falan hiç kalkamadım yataktan. Şimdi virüs geçti geçmesine de etkileri devam ediyor. Nefes darlığı, öksürük, halsizlik... Akciğerlerimde hasar bıraktı, kalıcı mı geçici mi bilmiyoruz, gelişmeleri yazarım yine. Sizler de lütfen çok dikkatli olun lütfen, bana bir şey olmaz demeyin :(

O hastalık sürecimde yataktan kalkamazken kitap okuyabildim genelde. Yeşilin Kızı Anne; o zor zamanımda yüzümü gülümseten, bana moral veren bir kitap oldu. Bu yüzden de yeri bende ayrı olacak :) Olabilecek en doğru zamanda okumuş oldum yani ;) @kitapbugusu öncülüğündeki #kitapbugusuokumagrubu ‘mda @koridoryayinlari ’ndan çıkan #yeşilinkızıanne ‘yi okudum.

5 Eylül 2020 Cumartesi

BİR İDAM MAHKUMUNUN SON GÜNÜ – VİCTOR HUGO

 


İlk Yayınlanma Tarihi: Şubat 1829

Yazar: Victor Hugo

Ülke: Fransa

Türler: Roman, Romantizm, Korku Kurgu

***

Merhaba her ay @kitapbugusu öncülüğünde #kitapbugusuokumagrubu ile @koridoryayinlari ndan bir eser okuyoruz. Bu ay Victor Hugo’nun 20’li yaşlardayken yazdığı bu harika klasiği seçtim. Okurken beni çok düşündürdü, zaten  bu idam konusunda düşünürüm, sorgularım  denk geldikçe.

İsmini ve suçunu bilmediğimiz bir gencin idamını bekleme anlarına tanık oluyoruz. Tüm kitap boyunca onun düşüncelerini okuyoruz, çok az sohbet var. Bu gerçekten büyük bir başarı. Tek bir karakterin iç dünyasını, genelde tek mekanda geçenleri harika anlatmış yazar. Ben Sefiller’i ortaokuldayken okumuştum ama uzun versiyonunu yine okuyacağım, o zaman da sevmiştim yazarın tarzını. Zaten zamana meydan okuması bu yüzden, harika bir anlatıcı. 

7 Eylül 2019 Cumartesi

PETER PAN ÖLMELİ - JOHN VERDON


Yazar: John Verdon
Çevirmen: Enver Günsel
Yayınevi : Koridor Yayıncılık - Roman Dizisi
Sayfa Sayısı : 528
İlk Yayınlanma Tarihi: 2013
TÜR: POLİSİYE
***
KİTAP TANITIMI:
John Verdon'un şimdiye dek yazdığı bu en şaşırtıcı romanında, her olayı bulmaca çözer gibi ele alan Dave Gurney, polisin belirttiği şekilde işlenmesi imkansız olan bir cinayeti sıra dışı dehasıyla çözebilecek mi…
Varlıklı bir işadamı, annesinin cenazesinde suikasta kurban gitmiştir. Suçlu bulunan karısı tutuklanır ve ömür boyu hapse mahkum edilir. Onun masum olduğuna inanan sürgündeki dedektif Hardwick, bu esrarı çözebilecek tek kişinin, Dahi Dedektif Dave Gurney'in kapısını çalar.
Suikastçının, bulunduğu noktadan hedefi vurabilmesinin imkansızlığı sadece Gurney'in dikkat edebileceği küçük bir ayrıntıydı.
Gurney, soruşturma için delilleri toplamaya başladıkça birbiri ardına tuhaflıklar olduğunu fark eder ve çok geçmeden tehlikeli bir adamın, sonucunda sadece ölüm olan şeytani hamleleriyle karşı karşıya kalır. Bu adamla alay eden herkes, bir gün ansızın ortadan kaybolmuş, kendilerinden bir daha hiç haber alınamamıştır. Öldürürken hep aynı şarkıyı mırıldanan, dünyanın en azılı tetikçisi, çocuk görünümlü olduğu için "Peter Pan" denilen sihirbaz bir cani.

KİTAP YORUMUM:

Önceki yazılarımda belirttiğim gibi kenarda kalmış unuttuğum yorumlarımı bloga geçiriyorum. Birkaç tane varmış. Şah Mat, Kayıp Sembol  , Çalıkuşu yorumlarımı  okuyabilirsiniz tıklayıp. 
***
Kitap yazarın 4.kitabı. Serinin ilk kitabı olan Aklından Bir Sayı Tut'u yorumlamıştım buraya tıklayıp okuyabilirsiniz. Bu bir seri. Olaylar her kitapta farklı ama başkarakterler aynı kalıyor. Mesela Dedektif Gurney ve karısı gibi. İstediğiniz kitaptan başlayabilirsiniz. Ama tek sıkıntı dedektifin özel hayatındaki olayları pek anlayamamak olabilir. Seri sırasını aşağıya görsel olarak bıraktım.  

O kadar harika bir kitap ki, nasıl anlatmaya başlayacağımı bilemiyorum.
Kitabın başlarında katilin kim olduğunu ve namını öğreniyoruz. Daha sonuna gelmeden kim olduğunu bildiğimiz halde sonu o kadar şaşırtıcı ki… neye uğradığımı şaşırdım.

Sonu çok trajikomikti. Yani gülsem mi ağlasam mı bilemedim 😏
Kitap çok sıradan bir olaydan bahsederek başladı ama sonu acayipti dediğim gibi. 👇

12 Ekim 2016 Çarşamba

BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE - GRİGORİY PETROV

Yazar: Grigory Petrov
Yayınevi : Koridor Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 229
Baskı Yılı: 2009

***

KİTAP TANITIMI:

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Mustafa Kemal Atatürk zamanında Türkçeye ilk kez çevrildi. Atatürk, kitabı okuduğunda bu destansı başarıya tek kelimeyle hayran olmuştu. Derhal kitabın ülkedeki okulların, özellikle askeri okulların müfredatına dahil edilmesini emretti. Türk askerleri ülkelerindeki “yaşamı yenilemek” için mutlaka bu kitabı okumalıydılar. O vakitler, kitap o kadar çok ilgi gördü ki, Kuran-ı Kerim’den sonra en çok okunan kitap haline geldi.
Bu kitap tüm yoksulluğa, imkansızlıklara ve elverişsiz doğa koşullarına rağmen, bir avuç aydının önderliğinde; askerlerden din adamlarına, profesörlerden öğretmenlere, doktorlardan işadamlarına kadar, her meslekten insanın omuz omuza bir dayanışma sergileyerek, Finlandiya’yı, ülkelerini geri kalmışlıktan kurtarmak için nasıl büyük bir mücadele verdiklerini, tüm insanlığa örnek olacak biçimde gözler önüne sermektedir.

KİTAP YORUMUM:

Herkesin okuması ve anlaması gereken bir kitap. Mutlaka kütüphanenizde bulunmalı...

Bataklık bir ülke olan Finlandiya'nın kuruluşunu ve gelişmesini anlatıyor. Kuruluş hikayesi olduğundan biraz ağır ilerliyor. Başlarda sıkılabilirsiniz ama sonra kitap sarıyor ve ne olduğunu anlamadan bitiriveriyorsunuz :D

Finlandiya halkı da ülke toprakları gibi bataklığa gömülmüş cahil ve tembel insanlar. Bir gün Snelman diye bir adam halkın içindeki fitili atesliyor ve o zaman halk kendine geliyor. Birbirlerine yardım etmeye ve el birliği ile ülkelerinin gelişmesine katkıda bulunuyorlar. Onlar yaşam mimarı oluyor...

26 Ağustos 2015 Çarşamba

AMATÖRLER – MARCUS SAKEY


Yazar: Marcus Sakey
Çevirmen: Seçil Ersek
Yayınevi: Koridor Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 398
Baskı Yılı: 2014
Tür: Psikolojik – Gerilim, Polisiye
KİTAP TANITIMI:

Şöyle düşünün.
Bir cinayetle suçlanıyorsunuz ve şüpheli dört kişiden birisiniz.
Önünüzdeki seçenekler:
Ya susacaksınız.
Ya suçluyu ele vereceksiniz.
Ya da hepiniz aynı hikayeyi anlatacaksınız.

Oyun teorisine göre en iyi strateji suçluyu ele vermek gibi görünse de, karşınızdakinin nasıl hareket edeceğini hesaplayarak herkesin kurtulmasını sağlayabilirsiniz. Özellikle bu diğerleri sizin en yakın arkadaşlarınızsa...
Her perşembe akşamı aynı mekanda buluşan ve sonra normal hayatlarına geri dönen dört sıkı arkadaş. Diplerde yaşayan Alex; tehlikeli sırlar saklayan Ian, maceradan uzak duramayan Jenn ve Jenn'den uzak duramayan Mitch.

Sıradan hayatlarından bunalan bu dörtlü, bir gün hayatlarını değiştirecek adrenalin ve gerilim dolu bir oyun oynamaya karar verirler. Hepsinin bu şansı değerlendirmek için farklı bir nedeni vardır. Korku, çaresizlik, aşk, heyecan. Ama bu oyunda en ufak bir yanlış adımın ölümcül sonuçları var ve bu dört amatör akla gelebilecek en tehlikeli profesyonellere karşı oynuyor.

Her oyuncunun tek bir hamlesi var. Arkadaşlarını sat ya da onlara sonuna kadar güven.
(Tanıtım Bülteninden)
KİTAP YORUMUM:

Kitap dört arkadaşın yaptığı soyguna odaklanmış. Dört arkadaş dediklerim isminden de anlaşılacağı gibi amatör. Bu dört arkadaş kendilerine “Perşembe Gecesi Müdavimleri” diyorlar. 

Hayatlarında ilk kez suç işliyorlar. Johhny Love denilen bar sahibi kötü bir adamın parasını çalıyorlar. Ama hepsi bu soyguna ‘oyun’ gözüyle bakıyor. Bu dört arkadaş, her Perşembe gecesi barda toplanıp, Ian’ın uydurduğu oyunları oynayıp, sıradan şeylerden konuşan sıradan kişiler. Ama her şey Johnny’le çalışan barmen Alex’in onlara çok büyük paraların yer alacağı bir teslimattan söz edince Ian’ın soygunu oyuna dönüştürmesiyle başlıyor.

Ian, borsacı, zengin bir adam ve tehlikeli bir sır saklıyor. Alex, barmen ve kızı için her şeyi yapabilecek bir adam. Mitch, kapı görevlisi ve Jenn’i seviyor. Jenn ise bir seyahat acentası çalışanı ve Alex’le ilişkisi var ve Alex istediği için diğerlerinden bunu saklıyorlar.

İşte Ian borcunu kapatmak için, Alex kızının vekaletini alabilmek için, Jenn hayatına macera heyecan katmak için, Mitch de Jenn bu işte olduğu için soygun yapmak istiyorlar.

Hiç kimse bu sıradan kişilerden şüphelenmeyeceği için planlarının kusursuz olduğunu düşünüyorlar. Bilmedikleri şeyse bu teslimatın sıradan bir ticaret olmadığı ve tehlikeli işler döndüğü…

Soygun gecesi bir şeyler ters gidiyor ve Mitch, Jenn’i kurtarmak için bir cinayet işliyor. Sonra aceleyle oradan kaçıyorlar. Ölen adamın arabasının bagajında da tehlikeli dört şişe var ve onları da çaldıkları için Johnny ve iş yaptığı adam bunların peşini bırakmıyor.

30 Temmuz 2015 Perşembe

HİSTERİ – LAURA LİPPMAN


Sayfa Sayısı: 400
Yayın Tarihi: 02.09.2009
Yazar: Laura Lippman
Yayınevi:  Koridor Yayıncılık
Tür: Dram, Psikolojik gerilim
KİTAP TANITIMI:

"Publishers Weekly 2007 yılının en iyi kitaplarından biri"

Yazar bu kitabıyla Quill, Anthony, Barry ve Macavity olmak üzere toplam 4 ödül kazandı.

Bir cumartesi günü on bir ve on beş yaşlarında Bethany soyadlı iki kız kardeş Baltimore'daki bir alışveriş merkezinde kaybolurlar. Arkalarında tek bir iz bulunamaz. Ne kendileri ortaya çıkar, ne de cesetleri. Geriye sadece herkesin zihnini kurcalayan soru işaretleri kalır.

Otuz yıl sonra bir trafik kazasında aklını yitirmiş gibi görünen bir kadın; Bethany kardeşlerden küçüğü olduğunu iddia ediyor. Ufacık bir kanıt bile hikayesini desteklemiyor, bilinçsizce ele verdiği tüm ipuçları polisi yeni bir çıkmaza sürüklüyor: Ölüm döşeğinde tutarsız bir adam, harap olmuş bir ev ve kayıp bir mezar, yalnız o korkunç günle, uzun zaman önce parçalanmış, akıl almaz bir trajediyle dağılmış ve bu trajedinin görünüşte mükemmel bir yuvadaki çatlakları ortaya çıkardığı bir aileyle ilgili bildiği bir şey var.
YORUMLAR:

"Histeri yalnızca gizemle örülü değil, aynı zamanda sizi insan kalbinin derinliklerine götürecek kadar da duygusal. Lippman çağı en iyi yansıtan yazarlarından biri. “
Tess Geritsen

"Muhteşem bir hayal gücü Yaratıcılığının zirvesinde bir yazardan dört dörtlük bir eser.”
Washington Post

"Sonuna kadar nefesinizi tutarak okuyacağınız, tekrar dönüp sayfaları çevirirken Lippman'ın sizi nasıl sürüklediğini gördüğünüzde şaşıracağınız, doyuruculuğunu ikiye katlayan bir kitap.”
New York Times
KİTAP YORUMUM:

On beş tatilde okuduğum bir kitap. Yorumunu yazmıştım ama bir türlü bloğa ekleyememiştim. Şimdi bol vaktim olduğu için artık önceden okuduğum kitapları ekleyim bloga dedim ve başlıyorum :)

Öncelikle şunu söyleyim bu kitap hakkında ne düşüneceğimi bilmiyorum. Daha doğrusu karakterleri hakkında.

Bu kitaba kütüphanede rastladım. Arkasını okuyunca merak ettim ve tabi ödüllü kitap olduğu için aldım. Bir de Tess Gerritsen da bu kitaba yorum yazmış. Gerritsen en sevdiğim yazarlardan olunca tabi okuma isteğim arttı :)

Güzel kurgulanmış bir aile dramıydı. Her şey Heather ve Sunny'nin kaybolmasıyla başlıyor. Ama bu kitapta sadece şu kişi suçlu diyemedim. Çünkü neredeyse herkesin suçu ve sırrı var.

Kitabı okurken kimi zaman duygulandım. Kimi zaman da aynı karaktere hem kızdım hem de üzüldüm. Bu yüzden iyi ya da kötü diyemiyorum. Beni çok çelişkide bırakan bir kitaptı.
Konusuna gelirsek, Bethany kardeşler alışveriş merkezine tek başlarına gittikleri gün kayboluyorlar. Sonra da hiç bulunamıyorlar. Anneleri Miriam, babaları Dave. 

11 Haziran 2015 Perşembe

AKLINDAN BİR SAYI TUT – JOHN VERDON



SAYFA SAYISI: 475
TÜRÜ: POLİSİYE
ORİJİNAL İSMİ: Think of a Number
***
KİTAP TANITIMI:

Bir adam, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır. Mektupta şöyle yazmaktadır: “Aklından herhangi bir sayı tut – 1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı.” Adam öylesine 658 sayısını tutar. Not şöyle devam etmektedir: “Sırlarını nasıl bildiğimi göreceksin… küçük zarfı aç.”

“Aldıklarını geri vereceksin
Vermiş olduklarını aldığın zaman.
Biliyorum ne düşündüğünü,
Ne zaman uyuduğunu,
Nereye gittiğini,
Nereye gideceğini.
Seninle bir randevumuz var,
Bay 658.”

Sıradanlıklara meydan okuyan, anında başınızı döndürecek ve ilgi çekici karakterlerinin kalp atışlarını tüm gerçekliğiyle hissedeceğiniz bir kitap – Aklından Bir Sayı Tut kolay kolay unutmayacağınız bir roman.


KİTAP YORUMUM:

Çok zekice kurgulanmış bir polisiyeyle sizlerleyim!!!

Kitap gerçekten çok zekice yazılmış, kitabın sonunda her şey açığa çıkıyor ve harika, gerçekten kitaba bayıldım. Kitaba bayılmamın sebebi konunun çok ilgi çekici olması. Kitapta öyle süslü ifadeler, akıcı bir dil falan yok. Ama konu çok sürükleyiciydi. Yani konusu çok zekice kurgulanmıştı ve sonunda ne kadar zekice yazılmış olduğunu anlıyorduk. Okumanız uzun zamanınızı alabilir, sıkılabilirsiniz ama sakın okumayı bırakmayın devam edin!!!  Sıkılabilirsiniz dememin sebebi; kitapta küçük detayların fazla olması...

David Gurney, baş karakterimiz ve adam “emekli bir cinayet dedektifi”
Gurney, emekli olmasına rağmen yine de kendini olayların içinde bulur. Karısı Madeleine onu evle ve kendisiyle ilgilenmesini isterken adam onun hiç hoşlanmadığı işine geri döner. Emekli olmasına rağmen katili bulmak yine ona düşer. Katilin çok ilginç bir yöntemi vardır. Sürekli ilginç benzetmelerle dolu şiirler bırakır ardında ve daha birçok ilginç şeyler vardır olay yerlerinde. Olaylar Gurney’in eski bir arkadaşı olan Mark Mellery’nin kendisine gelip aldığı mektuptan söz etmesiyle başlar. Arkadaşı ona danışır çünkü Gurney başka kimsenin aklına gelmeyecek şekillerde parçaları bir araya getirebiliyor. Eh zaten kitap detaylarla dolu olunca zeki dedektifimiz bunları kitap boyunca bir araya getirmeye çalışıyor ;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...