ANNE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ANNE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2016 Salı

PİRUZE Şam'da Bir Türk Gelin – SİNAN AKYÜZ



Yazar: Sinan Akyüz
Yayınevi: Alfa Yayıncılık
Tür: Hayat hikayesi
Sayfa Sayısı: 453
Baskı Yılı: 2011

KİTAP TANITIMI:

"Erkeklere 'Bu evde eksik olan sensin' dediğimizde, adamların yüzleri asılıyor. Biz kadınları, çok film izlemekle suçluyorlar. Keşke evlendikten sonra da ellerimizi tutabilselerdi. Başımızı dizlerinin üzerine yatırıp saçlarımızı okşasalardı. Erkekler evlendikten sonra bunları neden yapmıyorlar? Sahi, bunlar hep filmlerde mi yaşanıyor?"

Derlermiş ki, bazı hayatlar zaman içinde bağlıdır birbirine. Çağlar içinde yankı bulan, eski bir çare ile zincirlidir ötekine.

Yaşadığı acı gerçeklerden kurtulmak için Şamlı bir kocanın elinden Türkiye'ye kaçan genç bir kadının oğullarına kavuşmak için verdiği mücadelenin hüzün dolu hikâyesi, hafızalarınızdan kolay kolay silinmeyeceğe benziyor.

İncir Kuşları, Sevmek Zorunda Değilsin Beni, Yatağımdaki Yabancı gibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz'ün kaleminden genç yaşta Şam'da gelin olan Piruze'nin gerçek yaşam öyküsünü soluk soluğa okuyacaksınız...

KİTAP YORUMUM:

Piruze, bir Türk diplomatın kızıdır. Babasının görevi yüzünden Şam’a taşınırlar. Piruze’nin hayali İngiltere’de üniversite okumaktır ama babası izin vermez, Şam’da kalır mecburen. İlk zamanlarda sürekli şikayet eder gitmek ister, Şam’ı sevmez ama sonra öylesine gittiği bir partide tanıştığı yakışıklı çocuğa aşık olur.
Hayatındaki ilk büyük kararı verir. Onunla evlenmek ister. Adı Wassim’dir ve Şam’ın zengin ailesinin oğludur. O da Piruze’yi sever. Piruze babasının kızmasına küsmesine aldırmadan onunla evlenir. Annesi ve annesinin arkadaşının uyarmalarına babasının kendisine yüz çevirmesine aldırmaz. Piruze artık aşk denizine atılmıştır. Gözü başka şey görecek durumda değildir. Mantığına uyup dalgalara karşı gelip kıyıya ulaşmak yerine kendini denize ve rüzgara bırakır, sürüklendiği yere gider karşı koymaz. İlk hatası da bu olur zaten…

14 Eylül 2015 Pazartesi

BÖĞÜRTLEN KIŞI - SARAH JIO


Yazar: Sarah Jio
Orjinal Adı: Blackberry Winter
Çevirmen: Duygu Parsadan
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Türü: Duygusal, Romantik
Sayfa Sayısı: 360
Baskı Yılı: 2013
TANITIM BÜLTENİ:
"Canım Daniel'ım,

Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum."

Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Daniel'ı son kez öptüğünü bilmiyordur. Her ne kadar oğlunu yalnız bırakma düşüncesinden nefret etse de hayatlarını devam ettirmek için çalışmak zorundadır. Tek avuntusu, gün ağardığında küçücük oğluna sarılacak olmasıdır. Ancak Vera geri döndüğünde karşılaştığı manzara, Daniel'ın boş yatağıdır. Bir de karlar içine gömülmüş olan oyuncak ayısı.

Seksen sene sonra Seattle yine mayıs ayında karlar altındadır. Köklü bir gazetede muhabir olan Claire Aldridge, bu doğaüstü olayı haber yapacaktır. Araştırmalarına devam eden Claire, küçük çocuğun bu zamana kadar sonuçlanmamış kaçırılma davasıyla karşılaşır. Evlat kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Claire, bu olayı çözmeye karar verir. Ancak çözdüğü her düğümün, onu Vera'yla olan bağlantısına yaklaştırdığından habersizdir…

Böğürtlen Kışı aşkı, umudu ve umutsuzluğu derinden anlatan muhteşem bir kitap. Bu öyküyü yüreklerinizden kolay kolay silip atamayacaksınız.

YORUMUM:

Sarah Jio’nun ikinci kitabı ve bu sefer annelik duygusuna değinmiş. Kitap bizi çocuğunu kazada kaybeden ve çocuğu elinden alınan iki annenin yüreğinin derinliklerine götürüyor…

Kitabı çok önceden okudum yani yeni çıktığı zamanlarda ve yorumunu yazın yaparım demiştim. Tabi yaz bitti ben ancak yazıyorum o ayrı mesele :) Yazın ne kitap okumak ne de yorum yazmak geliyor içimden. Evet bolca vaktim var ama yazmak için istek olmuyor içimde. Ben de istek geldiğinde hemen yazmaya başlıyorum. Tıpkı şimdiki gibi. Çünkü bu istediğim zamanlarda çok kısa oluyor maalesef :(

Kitabın başında yazar Türk okurlarına teşekkür eden bir yazı yazmış. Ona da ayrı sevindim. Zaten yazar Arkadya’nın kapaklarının kitaplarına çok yakıştığını da söylemiş sanırım. Evet o röportajın linki burada:

Kitapta geçmişte anlatılan karakter Vera’nın, 1933 yılının karlı bir mayıs akşamında oğlu kayboluyor. Şimdiki zamanda ise gazete muhabiri Claire’in ağzından anlatılır. Seksen sene sonra Seattle yine mayıs ayında karlar altındadır ve bu inanılmaz olaya “Böğürtlen Kışı” denmektedir. 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...