Bilimkurgunun kültlerinden birisi olan Görünmez Adam kitabını yorumlamayı çok istedim. Belki bu konudan sıkılmışsınızdır görünmezliğin işlendiği onca kitap ve filmler var. Ama bu kitap çok eski zamanda yazılmış ve müthiş bir zeka sonucu ortaya çıkmış. Görünmezliği mantıklı açıklayan ilk kitap sanırım.
H.G.Wells'in okuduğum ilk kitabı ve kesinlikle son olmayacak =)
Bir bilim insanı yıllarca deneyler yapıyor görünmezliği bulmaya çalışıyor. En sonunda buluyor. Bunu tüm dünyaya yaymadan önce kendi üstünde deniyor / denemek zorunda kalıyor. En başta sadece bilim tutkusuyla başlayan bu macera sonradan insanlık dışı bir şeye dönüşüyor. Wells bile Görünmez Adamı bize sevdirmeye çalışmıyor daha çok onu eleştiriyor ve yermeye çalışıyor. Bu çok garipti. Görünmez Adamı kimse anlamaya çalışmıyor çünkü insanlar bilmediğinden korkar. Özellikle görmediği ama sesini duyduklarından. Herkes ona zarar vermeye çalışıyor arkadaşı bile.
(FOTOĞRAF BANA AİT ALMAYINIZ.)
İlk başta Görünmez Adam yapacağı harika şeyleri düşünerek çok daha tutkulu bir halde oluyor ama sonradan acı gerçekleri fark ediyor. Soğuk bir kış gününde hem de kar yağarken çıplak bir halde dolaşmak çok zor. Kar birikintisi üzerini kaplarsa varlığı ortaya çıkar. Çamura basarsa ayak izi bırakır ve çocuklar fark eder. Yemek yerse sindirmeden insan içine çıkamaz çünkü yemekler görünür haldedir.
Görünmez olunca kiralık evini de kaybetmek zorunda kaldığı için kış gününde yatacak yer bulmak çok zor olur. Böyle iğrenç durumlar onu insanların gelip gitmediği Iping kasabasına yönlendirir. Üstüne bir palto giyer. Yüzünün tamamına sargı bezleri, takma burun ve kocaman gözlükler yerleştirerek kasabaya gelir. Bu esrarengiz yabancıyı hiç misafiri olmayan han sahipleri şaşkınlıkla karşılar.
Bu adam uzun süre gözlerden uzakta yaşar ama işte insanlar merak etmeden duramaz. Bu adamı rahat bırakmazlar. Oysa tek istediği parasını ödediği odasında kimseyi görmeden huzurla çalışıp deneyi tersine çevirecek bir yol bulmaktır.