Yazar: H. G. Wells
Çevirmen: Celal Üster
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı: 120
TÜR: Fantastik, Bilimkurgu
KİTAP TANITIMI:
Victoria dönemi Londra’sında yaşayan bir bilim insanı zamanda
yolculuk yapmak üzere icat ettiği makineyle geleceğin İngiltere’sini ziyaret
eder. Sekiz Yüz İki Bin Yedi Yüz Bir yılında yaşadığı macerayı bir dost
meclisinde anlatır. Geleceğin dünyası ayrıcalıklı insanların; güzel, narin ve
tembel Eloi’ların rahat ve kaygısız bir yaşam sürdükleri bir yerdir. Ancak
Zaman Gezgini bu macera sırasında çok geçmeden yeraltı dünyasına ait hortlaksı
Morlock’ları da keşfetmiştir. Wells, Victoria dönemi İngiltere’sinde
varsıllarla yoksullar arasında giderek
büyüyen uçuruma yönelik keskin eleştirisinde, tarihin ve gelişmenin anlamını
sorgular. Toplumsal adaletsizliğin sürüp gitmesi halinde yol açabileceği
felaketlere dair uyarıda bulunur. 1895’te yayımlanan Zaman Makinesi, bilimkurgu
edebiyatının köşe taşlarından biri olarak, kuşaklar boyu yazarları etkiledi.
21. yüzyılda yaklaşan çevre felaketlerine ve gezegenimizin yazgısına ilişkin
kaygılara dair bir öngörü barındıran eskatolojik boyutuyla güncelliğini bugün
de koruyor.
KİTAP YORUMUM:
Merhaba arkadaşlar 😄
Önceki gün başlayıp hemen bitirdiğim bir kitabın yorumuyla
sizlerleyim.
Wells’in tarzını, kurgularını çok seviyorum. Daha önce
Görünmez Adam (yorumladım, tıklayıp okuyabilirsiniz.), Doktor Moreau’nun Adası kitaplarını okudum. Bilimkurgunun temel
taşlarından birisi bu yazar.
Ürpertici, merakta bırakan, hayal sınırlarını zorlayan yazılar
yazıyor :)
Bu kitabında bir zaman yolculuğunu anlatıyor. Bir bilim insanı
zaman makinesi yapar. Onun maketini arkadaşlarına tanıtır. Sonra aradan zaman
geçince evine gelir arkadaşları ama zaman gezgini (adı söylenmiyor sanırım)
evde yoktur. Onlar yemeğe oturuyorlarken koridordan zaman gezgini çıkagelir.
Üstü başı berbat halde ve yaralıdır. Herkes telaşla bu ne hal
yahu der o da biraz soluklanayım et yiyeyim deyince tamam derler. O yemeği
yiyip üstünü başını düzeltip yanlarına gelince sorularını sorarlar. Zaman
gezgini eğer sözümü kesmezseniz anlatacağım der. Kendisi bile yaşadıklarına
inanamıyordur. Bu birkaç saatte yok olduğunu ama aslında 8 gün geçirdiğini
söyler ve garip hikayesini anlatmaya başlar.