Sayfa sayısı: 488
Tür: Polisiye, gerilim
Merhaba :) uzun zamandır yokum. Yorum yazmak içimden
gelmedi gerçi bu aralar hiçbir şey içimden gelmiyor. Hayat yorucu geçiyor
monotonluk boğuyor beni. Hep aynı şeyler var hep evde kal otur ders çalış. Arada
bir kitap okuyup dizi film izleyince yaşadığımı anlıyorum. Yasaklar gelmeden
önce de zaten hep kurallara uyan taraf olduğumdan dolayı artık katlanmak çok
zor. Uzun zamandır eski hareketli hayatım yok, yine çok işim var ama hep evdeyim,
hep aynı ortam. Pandemi başlarında duruma çabuk adapte olup kabullendim şimdi
de zaten iyice alıştık elbette ama bu yine de çok rahatsız edici olduğu
gerçeğinden beni uzaklaştıramıyor. O kadar bunaldım ki. Bu durum uzadıkça ruhum
daralıyor stresim katlanarak arttı. Bir an önce geçip gitmesini diliyorum. Herkes
böyle biliyorum ama zaten en kötüsü de herkesin aynı şekilde hissetmesi değil
mi? Neyse lafı uzatırsam bu taşıp gidecek, neden buralarda pek dolaşmadığımı
anlatmak istedim sadece.
Kitap polisiye gerilim kitabı. Bir
katilin psikolojisi, çocukluğu ve ailesinin davranışının şimdiki kişi olmasına
ne büyük katkı yaptığını okuyoruz romanda. O açıdan diğer polisiyelerden
farklıydı. Ahlaklı olduğunu düşünen ve herkesin böyle olmasını isteyen bir
katil nasıl olur tahmin edebilir misiniz? Çok çarpık düşünceleri vardı zaten
dediğim cümleden de anlarsınız. Kitap açık sözlü yazılmış, katilin düşünceleri,
yaptıkları anlatılmış. Midesi hassas olanlar okumaya başlamadan bir kez daha
düşünebilir. Bir de sıçan ve fare fobisi olanlar için bazı yerler çok kötü
olabilir. Beni de biraz rahatsız etti ama çok değil. Çabuk okunan, merak
ettiren bir kitaptı. Kitap 3 kısımda ilerliyor: Porter ve ekibinin
araştırmaları, kayıp kızın yaşadıkları ve katilin günlüğü. Hepsini çok merak ettim ama günlük kısmını bir tık fazla :)







