İMZALI KİTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İMZALI KİTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2020 Pazartesi

HAYATA UZAK KAL – YAŞAR YEL



Merhaba :) incecik bir kitap fantastik. Ama bazı şeyleri eksik kalmış. Bazı yazım hataları var. Konu biraz daha düşünülüp güzel bağlantılarla birleştirilse farklı bir eser olurmuş. Sevdim mi sevmedim mi bilemedim ama yine de okudum ve hemen bitirdim. Türk yazarlara destek vermeyi seviyorum, yazarla konuştuğumuzda bazı talihsizlikler olduğunu ve bu yüzden kitabın bu şekilde olduğunu, diğer kitaplarını daha iyi kurguladığını söyledi. Yolu açık olsun.

1 Ocak 2020 Çarşamba

OTOPSİ KIZIL SEDYE – ALİ BAYRAM



Yazar: Ali Bayram

Yayınevi: Arsine
Sayfa Sayısı: 530
Yayın Tarihi: 2019
Tür: Polisiye, Gizem

KİTAP TANITIMI:
“Sizin derin bir uykuda olmanıza gerek yoktur. Kalabalık bir şehirde uyanık olmanın bir faydası da yoktur. İnsanların kalabalığında günde en az iki cinayet işlenir. Kurbanların yaşlı bir kadın, travesti oluşuna bakmaz katil, onları yüksek bir balkondan atarak o ölüm ile yaşam arasındaki gözlerine düşen korkuyu önemser. Bir kuyunun içinde onlarca öldürülmüş bedenlerin çürüyen etlerindeki o iğrenç kokuyu merak eder. Çünkü her ölünün çürüyen etinin kokusu çok farklıdır. Hele ki, derin bir kızıllığın içinde otopsiye giden cesedin kız yerine erkek oluşu kadar, karmakarışık bir otopsi çöplüğüne dönünce hayat, işte ölüm yani ben oradayımdır.”
Adli Tıpa olayların sırasına göre tabut içinde getirilen cesetlerin sağ ayak başparmaklarına takılan sıra numaraları ile işlem görmeye başlarlar.
“199 No’lu Kızıl Sedyede getirilen ceset”
Hangi adli olayda Kızıl Sedye kullanılırdı ki?
Tüm sedyeler ya Beyaz ya da Gri olurlar.
Kızıl Sedye?
Tuhaf?

KİTAP YORUMUM:

Kitap Kuğulu Park Cinayeti’nin devamı. Hatta ben önce buna başladım ama 2.kitap olduğunu anlayınca ilkini okudum ve sonra buna devam ettim. Seri tarzda ilerleyen polisiye kitaplarını da severim. Çok güzel, uzun ve aksiyonlu bir polisiyeydi. Ekibe yeni birisi gelmişti Karadenizli ve ben de Karadenizli olduğumdan çok hoşlandım bu detaydan. Bu yeni gelen Balıkçı Veli, ekibe neşe getirdi. Son olan kayıplarından sonra ekip biraz hüzünlüydü ve o gelince espriler, güzel ekiplik ruhu iyice canlandı. Ayrıca Ümit de başka yere gönderilmiş. Onun yerine sürpriz birisini alıyor müdür ekibe ve herkes şok oluyor tabi ;)

Kitap Çinçin mahallesinin ücra bir yerinde duvara dayalı ve üstünde Kızıl Sedye yazan bir erkek cesedi bulunmasıyla başlıyor. Cesedi inceleyen Erhan Amir ağzında saklı olan kağıdı buluyor ve Kızıl yazdığını görüyor. O zaman da eski cinayet dosyasında muallak kalan bir şeyler olduğunu kesinleştiriyor. Sonra da bol karakterli, bol koşturmacalı, araştırmalı, bazen komik bazen hüzünlü bir hikaye başlıyor.

Erhan amiri daha iyi tanıyoruz, ekiptekileri de öyle. Kitap bayağı kalın ve okumam biraz zaman aldı. Derslerim ve etkinliklerim yüzünden. Aslında sürükleyici. Altı çizilecek çok söz vardı. Ama kitapta yazım hatası çoktu. Bir sonraki basımda düzeltilir umarım. Bazen öyle şeyler oldu ki anlamakta da zorlandım. Çünkü dediğim gibi karakter fazlaydı ve bir sürü olay oldu. Ankara’yı betimlemeleri de yine efsaneydi. Bu sefer daha çok gezdirdi yazar bizi Ankara’da :)

31 Aralık 2019 Salı

KUĞULU PARK CİNAYETİ – ALİ BAYRAM



Yayınevi: Arsine

İlk Yayınlanma Tarihi: 25 Mart 2016
Yazar: Ali Bayram
Türler: Kurgu, Gizem, Polisiye
Sayfa Sayısı: 192

KİTAP TANITIMI:
Ankara'nın bürokrasi kokan puslu havasında Kuğulu Parkta o sabah genç bir kızın cesedi bulunur. Cinayet olduğu anlaşıldığında adım adım gerilim ve gizemler başlamıştır. Başkentin varoşlarından, sosyetenin kalbine kadar uzanan cinayetler de seri katil öylesine akıllı davranmıştı ki! İşlenen bu cinayetler de ülkenin tüm insanlarını şüpheli yapmıştı. Şimdi bu satırları okuyorsun ya! Bu cinayetlere sen de parmak izini bıraktın. Ve artık... Sen de Şüphelisin...

KİTAP YORUMU:

Merhaba kitabı ay başında 1 günde bitirdim, çok sürükleyiciydi ancak yorumunu yazmaya fırsatım olmadı, derslerim ve faaliyetlerim yüzünden. Kitabın yazarı AliBayram, Emniyet Genel Müdürlüğünde polis olarak görev almış.Gerçek olaylardan yola çıkarak polisiye romanlar yazmaya başlamış. Gerçekten bu tip şeyleri görmüş geçirmiş biri olarak tecrübelerini hayal gücüyle birleştirip kitap yazması çok güzel. Kendisine emeğinden dolayı ve imzalı kitap verdiğinden dolayı teşekkür ederim :) Şimdilerde Arsine Yayıncılık’ın sahibi. #2020yerlipolisiyeyili hedefleri var ve ben de destekliyorum. Türk polisiyesi hak ettiği yere gelmeli ve bu yayınevi de Türk Polisiye yazarlarını aynı çatıda birleştirmek istiyor :)

Kitabı çok beğendim. Kurgusu, karakterleri etkileyici. Bir Türk polisiyesi ve Ankara sokaklarında geçiyor hikaye. Ankara’da yaşadığım için daha bir keyifle okudum. Yazar çok güzel betimlemeler yapmıştı. Bildiğim yerlerden çok bilmediklerim varmış ve oralara da gitmiş kadar oldum yazar sayesinde :)

Kitap Kuğulu Park’ta bir kadın cesedi bulunmasıyla başlıyor. Sabahın erken saatleri, insanlar mahmur mahmur yürürken bir temizlik personeli görüyor cesedi ve çığlıklar, meraklar başlıyor böylece. Olay yerini kontrol altına alıyor gelen polisler. Savcı geliyor. Kapsamlı inceleniyor. Tabi çok insan geçtiğinden deliller yetersiz. Öldürülen genç kadında kızıl üzüm salkımı dövmesi var. Aynı gün bir de Mamak çöplüğünde bir kadın ölü bulunuyor. Bundan sonraysa olay daha da derinleşiyor. İşin içinde bambaşka şeyler var. Fuhuş, kadın ticareti, oğlunu kötü bir şey yapsa bile korumaya çalışan bir baba…

22 Aralık 2019 Pazar

SIRRIN SAHİBİNE-MÜCAHİT ŞEN



Merhaba bookstagram camiası çok hoş. İmzalı kitaplarım çoğalıyor bu sayede. Hediye gönderilenleri belirtiyorum zaten. Diğerlerinin hepsi kendi aldıklarım, çok para dökmüşüm geçen şöyle yuvarlama hesap yaptım da =) Ama olsun kitaplar için her şeye değer. Bu güzel şiir kitabını @birkitap_biralıntı moderatörlüğünde okuduk. Kitabı imzalı gönderen şair @mucahıdsen ‘e ve şiir kitabını basan @milayyayinlari 'na çok teşekkür ederim :)

16 Aralık 2019 Pazartesi

BÜLBÜLÜM ALTIN KAFESTE – PINAR CEBE TEMİZYÜREK

Yazar: Pınar Cebe Temizyürek
Yayınevi: Ceren Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı: 89
İlk Baskı Yılı: 2019
TÜR: ANI

KİTAP TANITIMI:
Yemek masası bizim için sadece yemek yenen bir toplanma alanı değildir. “Masa” bizim için bazen önemli kararların alındığı, bazen kahkahalarımızın yankılandığı, bazen de gözyaşlarımızın içimize aktığı yerdir. Sararmış fotoğraflar masaya saçılınca teyzem anlatmaya başlayacaktı ve ben de onun güzel ela gözlerinde, onların fırtınalı ama hep aşk dolu hayatlarını huzurla limana taşıyacaktım...

KİTAP YORUMUM:

Bir okuma etkinliğine katıldım ve yazarımızdan imzalı geldi kitabım :) yazarımıza teşekkür ederim.

Kitabın türü anı. Anneannesi ve dedesinin hikayesini anlatmış Pınar hanım. Eski zamanların naifliği var kitapta. Herkes çok kibar. Sesleniş tarzları, verilen hediyeler çok ince düşünülüp yapılıyor. Saadet ve Ali Recai Arkun’un aşk hikayesi ve hayatlarının ne yöne gittiği anlatılmış.

Saadet bir gün yoldayken karşısına aniden bir at ve asker çıkıyor. Atın şahlandığını gören Saadet bayılıyor. Asker de onunla ilgileniyor. Ondan hoşlanıyor ve cesurca kızın babasının karşısına çıkıp onunla evlenmek istediğini söylüyor. Böylece aniden gelişen bir aşk rüzgarı ile ikisi evleniyor. Oradan oraya savruluyorlar. Hem iş yüzünden hem ailesel sebeplerle. Ali Recai’nin ailesinin yanına yerleşiyorlar bir süre sonra. İlk zamanlar alelacele evlendikleri için babasına fikrini sormadığı için Ali Recai ve babası tartışıyorlar ama sonra herkes gelini benimsiyor.

Hayatları çok güzel ilerlerken bir gün her şey rayından çıkıyor. O kadar güzel konakta yaşamalarına ve çok paraları olmasına rağmen mutsuzluk peşlerini bırakmıyor. Hastalıklar ve ölümler ailelerine dadanıyor. 

10 Kasım 2019 Pazar

EYLÜLE KADAR – ERTUĞRUL ÖZGÜN



Yazar: Ertuğrul Özgün

Yayınevi: Dorlion Yayınevi
Sayfa Sayısı: 256
İlk Baskı Yılı: 2019

KİTAP TANITIMI:
Eylüle Kadar, Doğu Karadeniz’in denize bakan bir köyünde, kan bağına dayalı akrabası bulunmayan, tek bir hanede babasız büyüyen dört çocuğun en küçüğü olan Sinan’ın, 1972 yılının son çeyreğinde yatılı öğretmen okulunu kazanıp Artvin’e gitmesiyle başlayan hikâyesidir.
Çocukluğunun geçtiği Trabzon’dan sonra, Artvin’de kendini ideolojik fikir hareketlerinin ve öğrenci olaylarının içinde bulan Sinan’ın Çanakkale’ye sürgün edilmesiyle yoğunlaşarak artan zorlu mücadelesi, 12 Eylül 1980 ihtilali sabahına kadar sürer.
Sisteme karşı yürüttükleri kavgada gençlik örgütlerinin sosyal ve siyasal yapılanmalarında yer alan, çocuk denilebilecek yaşlarda girdikleri bu kavgayı sürdürürken çocukluklarını yaşamayan, gençliklerini yaşamayı ise erteleyen, fikir ayrılıkları yüzünden sevdalarını yüreklerine gömüp yaşadıkları kalp acılarını sevdiklerine açıklayamayan nice Sinanlar yer alır “kayıp kuşak” diye de adlandırılan bu kuşakta...
Eylüle Kadar’da, milliyetçilerinin olduğu gibi devrimcilerin de kendi yaşlarına bakmadan ülkeyi yönetmeye talip oldukları, ancak bunu gerçekleştirmek isterken kavgaların silahlı çatışmalara dönüştüğü bir dönemin ve bu döneme adını yazdıran bir kuşağın (yetmiş sekiz kuşağı) hikâyesi anlatılır.

KİTAP YORUMUM: 

Merhaba arkadaşlar harika bir dönem kitabıyla geldim. 12 eylül 1980 darbesinden önce gençliğini yaşamış olan, çocukluğu yarım akalan bir neslin hikayesi bu. O nesildeki Sinan’ın hayatını anlatıyor. Otobiyografik bir roman.

Düşünceniz ne yönde olursa olsun objektif değerlendirin. Okumaya başlayın. Ben çok merak ediyordum. Ama aynı zamanda çekiniyordum da çünkü siyaset sevmem. Ama o dönemleri de bir kurgu içinde okumayı hep istemiştim. Kitaba başlayınca da sayfalar akıp gitti. Aradıklarımı buldum. Yazarımız milliyetçi olan bir gencin hikayesini anlatmış. Ama devrimcileri aşağılamadan, onları kötülemeden bunu anlatmayı başarmış. Bu ideolojik farklılıkları, zarar görenlerin hep fakir evlatlar olduklarını, çocuk yaşta sırtlandıkları yükün sorumluluğunu çok iyi anlatmış yazar.

Benim anladığım şu, hangi görüşte olurlarsa olsunlar o dönemdeki çocuklar erken büyümek zorunda bırakılmış, vatan aşkı yüzünden bu ideolojilerden birini savunmaya zorlanmışlar, tarafsız olamayacakları bir dönem çünkü. Üst düzeydekiler, zenginler de bu fakir Anadolu evlatlarını kullanmış. Kardeşi kardeşe kırdırmışlar. Onların vatan millet sevgisini yanlış kullanmışlar. Dilerim ki o kişiler huzura ermesin.

Ayrıca herkesin istediği aynı aslında. Bağımsız güçlü bir Türkiye istiyorlar. Ama bunu elde edecekleri yöntemlerin farklı olduğunu savunuyorlar. İşte sözde ideoloji sahibi o güçlü zengin kişiler de artık kimseler onlar, bu masum gençleri zor durumda bırakıyorlar. Gençlerin davalarına sahip çıkma mücadeleleri, haklarını arama çabaları beni çok duygulandırdı.

6 Ekim 2019 Pazar

KALBİM PERA – BİROL İNAN



Yazar: Birol İnan

Yayınevi: Mona 
Sayfa Sayısı: 96
İlk Baskı Yılı: Temmuz 2019
***
KİTAP TANITIMI:
Sinan denize ve doğaya âşıktı. Haftanın üç dört günü balığa çıkardı, usta balıkçılardan tüm teknikleri öğrenmişti. Mercanları, çipuraları çekerken oltasını ahşap küpeşteye yaslar, denizin sesini dinler, balıkların güneşte parlayan renklerini incelerdi. Kırmızının tonlarının oynaştığı Menteş ve Karaburun yarımadasını seyretmek onu hayata bağlıyor, yaşam sevgisiyle dolduruyordu. Ancak hiç ummadığı bir anda karşısına çıkan bir sorun onu mavi özgürlüğüne daha da çok yaklaştıracaktı!
“Ben koymadım, Tanrı koydu bunu aklıma Alya. Merak etme, sadece altı buçuk ay sürecek. Zaten zaman denilen olgu gerçekten var mı, yok mu kim bilir? Zaman denizde belki kayar, bilinmez. Zihinde bir fikirse pekâlâ kayabilir. Peki, Hindistan’a varacak mıyım? Göreceğiz. Eğer zaman ortama göre değişiyorsa, senin ve benim bu sürede yaptıklarımızı konuşur, yaşadığımız zamanı kıyaslarız.”
***
KİTAP YORUMUM:


Merhaba :)

Bu kitabı yazar bana hediye olarak gönderdi. İmzalı hem de 😊

İlk kez bir yazardan imzalı kitabım oldu hem de hediye olarak geldi. Yazarımız Birol İNAN çok nazik birisi. Ben kitabı okuyan birisin gönderisine yorum atmıştım. Kitabı o kadar çok görüyordum ki instagramda. Bir göndermediği ben kaldım sanırım deyip yazarı etiketlemiştim. Kitabı merak ettiğimi de eklemiştim sanırım. Sonra yazar bana dm atmış. Adresimi istemiş. Çok şaşırdım yazımı ciddiye aldı diye. Öylesine yazmıştım çünkü. Göreceğini düşünmeden. Ama görmüş ve hiç ikiletmeden kitap göndereceğini yazmış. Kendisine buradan tekrar teşekkür ederim 😊

Kitap da elime ulaştı. Ayrıca bir tane adıma imzalı bir tane de imzasız gelmiş. İmzasız olanı çekilişle hediye edeceğim. Yakında başlatırım. Takipte kalın beni instagramdan :)

Kitabı özetlemek gerekirse konusu bir yolculuk hikayesi. Sonsuzluğa benzetilen denize çıkılmış bir yol var kitapta. Kitabın kapağını da çok sevdim. Huzur veriyor baktıkça. Denizi ben de çok severim. Mükemmel duruyor yani kapak. İlgi çekici ⛵
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...