25 Ağustos 2016 Perşembe

ÇÖKÜŞ VE YÜKSELİŞ – LEIGH BARDUGO (GRISHA # 3)



Yazar: Leigh Bardugo
Çevirmen: Ömer Mülazım
Yayınevi : Martı Yayınları
Seri adı ve sırası: The Grisha # 3
Türü: Fantastik, Romantik, Macera
Sayfa Sayısı: 432
Baskı Yılı: 2015

KİTAP TANITIMI:
Hepimiz ölürüz ama herkes bir amaç uğruna ölmez Güneşin Elçisi Alina, Karanlıklar Efendisi'yle yaptığı son savaştan mağlubiyetle ayrıldıktan sonra yeraltındaki tünellere, Beyaz Katedral'e sığınır. Oldukça zayıf düşmüştür ve güneş ışığı olmadığı için gücünü de çağıramamaktadır.Tek çare, eski haline kavuşana kadar Apparat'ın dediklerini yapmaktır. Malyen ve Grishaların gizli bir planla Apparat'ı kontrol altına alması,Güneşin Elçisi adına mücadeleyi daha da zora sokar. Alina'nın şimdi, Karanlıklar Efendisi'ni alt etmesi için gereken tek gücün anahtarı olan ateşkuşunu bulması gerekmektedir. Peki onu bulup üç büyüteci bir araya getirdiğinde, Karanlıklar Efendisi'yle yüzleşerek Karanlıklar Diyarı'nı yok edecek kadar kuvvetli olabilecek midir?

"Serinin üçüncü kitabı Çöküş ve Yükseliş'te, uzun süre akıllardan çıkmayacak ve nefes kesen bir sona imza atılmış. Kesinlikle olağanüstü."
-Amazon-

"Karakterlerin her biri kusursuz bir gerçekliğe sahip. Bu seriyi okunası kılan sebeplerden biri de işte bu."
-Booklist-

"Bardugo serinin takipçilerini kesinlikle hayal kırıklığına uğratmayacak bir fantastik serüvenle daha karşımızda."
-Los Angeles Times-


Grısha serisinin 3. ve son kitabını bitirdim. Seri güzel bitti. Sonunu nasıl bağlayacak diye baya merak ediyordum. Bu kitapta bir çok gizem çözüldü. Daha farklı bitebilir diye beklemiştim. Ama tahmin ettiğim kişiyi seçti Alina. Genelde kitapta bir tane sevdiğim erkek karakter olurdu. Ama burda üç tane vardı :) Karanlıklar Efendisi, Nikolai Lantsov, Malyen.

Alina ilk kitaptan beri baya değişti. İlk kitapta çok saftı, ikinci kitapta açgözlüydü, bu kitapta da mücadeleciydi.  Garip olan şu ki Alina Karanlıklar Efendisi’ne körü körüne aşık olmasına rağmen ülkenin ve halkın iyiliği için onu yok etmek istiyordu. Nikolai’yi de seviyordu. Malyen’le çocukluğundan beri tanışıyordu, onun yanında kendini güvende hissediyor ve seviyordu. Malyen onun geçmişi ve bugünüydü. Yani Alina hepsini kendince seviyordu ama duygularını bir kenara bırakıp mantıkla hareket etmeye çalıştı.

grisha serisi ile ilgili görsel sonucu

Bu kitap Beyaz Katedral’den devam etti. Aparat Alina’yı gücünü toplama bahanesiyle hapsetmişti. Alina yer altında olduğu için ışığı çağıramıyordu. Malyen, Tolya, Tamar, David, Genya ve diğerleri Alina’yı ordan kurtardılar. Ateşkuşu’nu aramaya başladılar. Başlarından bir ton olay geçti.

Bu sefer Alina, aralarındaki bağlantıyı kullanarak Karanlıklar Efendisi’nin yanına gidiyordu. Karanlıklar Efendisinin gerçek adını da öğrendik içim rahatladı :) 

15 Ağustos 2016 Pazartesi

METRO 2033 – DMITRY GLUKHOVZKY (METRO # 1)



Yazar: Dmitry Glukhovsky
Çevirmen: Deniz Banoğlu
Yayınevi : Panama Yayıncılık
Türü: Bilimkurgu, Korku, Gerilim, Apokaliptik
Seri adı ve sırası: Metro # 1
Sayfa Sayısı: 600
Baskı Yılı: 2015

KİTAP TANITIMI:

Yıl 2033... Nükleer savaş sonrası enkaz haline gelen dünyada insan soyu neredeyse tükenmiş, radyasyon yüzünden kentler yaşanamaz halde... Hayatta kalan birkaç bin kişi yeraltına, dünyanın en büyük nükleer sığınağı olan Moskova Metrosu'na sığınıyor. Burası insanoğlunun son kalesi.

Yeraltındakiler için en büyük tehlike Karadelililer. İstasyonlar mini devletlere bölünmüş. İdealler, dinler, temiz su gibi nedenlerle bir araya gelmiş halklar. Duygular yerini içgüdülere bırakmış. Tek bir amaç var: Ne pahasına olursa olsun hayatta kalmak.

Genç Artyom'a, yaklaşmakta olan karanlık tehlikeye karsı halkı uyarmak için Metro'nun kalbi, "Polis" istasyonuna gitme görevi verilir. Metro'nun kaderi belki de tüm insanlığın kaderi Artyom'un elindedir artık...


KİTAP YORUMUM:

Metro 2033, okuduğum en karanlık, dehşet ama umut dolu kitaplardandı. 

Olay örgüsü karışıktı yani çok fazla olay vardı. Karakterler çoktu, hikayeye gelip giden tiplerdi. Aşağıdaki Metro'nun haritası. Arkadaki harita daha karışıktı daha çok yer vardı. Bu harita öndeki. Metro baya büyük, katlı, labirent gibi resmen :)


Ana karakter Artyom, Hunter lakaplı bir avcının verdiği görev için Metro’nun kalbi Polis’e gitmek için yola çıkar ve tüm kitap da onun yolculuğunu anlatır. Polis’e ulaşsa bile görevi bitmez daha doğrusu mecburen yola devam eder. Bu yolculukta çok şey yaşar, görür, öğrenir. Geri evi olan WDNCh istasyonuna döndüğünde hiçbir şey bıraktığı gibi değildir. Kendi istasyonuna saldıran Karaderililer adını verdikleri mutantlar ile başlıyor hikaye. Daha doğrusu onlar anlatılıyor, Metro’nun tarihi ve Artyom’un geçmişi anlatılıyor. Kitabın ilk başları biraz sıkıcıydı ama yolculuk başlayınca güzelleşmeye başladı.
Kitap bilimkurgu, korku var ama okutmayacak kadar değil. Kıyamet sonrası(Apokaliptik) türden bir kitap.

18 Temmuz 2016 Pazartesi

HEP VAR OL TÜRKİYEM !



15 Temmuz… Herkesin aklına kazınan ve tarih sayfalarına imza atan tarih…
Türkiye’miz, milletimiz, askerimiz, polisimiz kelimelere sığmayacak kadar zor günlerden geçiyor. Bir gün bunlarda geçecek ama kalbimizdeki acı ve hatıralar unutulmayacak, geçmeyecek…

Aslında böyle bir yazı yazmayacaktım. Bu günlerde kimseye güven olmuyor. Her önüne geleni eleştiriyorlar, sonuna kadar okumanızı rica ediyorum. Asla siyaset yapmam, konuşmayı da sevmem bu konuda. Bu yazıda okuyacağınız şeyler Türkiye ve aziz milletimiz, yaşadıklarımız, üzüntülerimiz, gururumuz olacak.
Öncelikle herkesin başı sağ olsun. Bugün şehitlerimizi defnettik. Allah’tan şehitlerimize rahmet, ailelerine ve tüm Türkiye’ye sabır diliyorum.


O geceki yaşadıklarımızı bir daha yaşamayalım. Hayatım boyunca darbe kelimesinin ne çağrıştırdığını anlamamıştım, hep saçma bulurdum. Yaşım daha 17. Yakında reşit olacağım ama yine de anlayamam. Ama anladığım bazı şeyler var.

Mesela bu ülkenin üniformasını giydiği halde, ordunun siyasete karışmamasını söyleyen Atatürk’ün meslektaşı oldukları halde gelip yönetime el koymaya çalışan hainlermiş. Kendi ana babası da bu topraklarda yaşadığı, ekmeğini yediği halde zorla masum erlerimizi kandıranlarmış. 

15 Temmuz 2016 Cuma

DİZİ FİNALİ: PERSON OF İNTEREST - POİ - (Final Hakkında Hissettiklerim)

Az önce en sevdiğim, her bölümünde bana bir şeyler öğreten, yeri geldiğinde güldüren, yeri geldiğinde ağlatan, yeri geldiğinde heyecanlandıran mükemmel dizi Person of İnterest’in final bölümünü izledim.
Yayınlandıktan hemen sonra izlerdim aslında ama diziye veda edecek olmam dolayısıyla uygun bir zamanı bekledim. Vedaları sevmem ama gerekiyor da. Ağladım bölümü izlerken. Hem bölüm duygusaldı hem de hayatımda izlediğim en mükemmel diziydi ve gerçekten bana her bölümünde bir şeyler kattı. Karakterler o kadar samimiydi ki, o kadar içtendi, o kadar çok hatalar yapmışlardı ki, ama tüm hatalarına rağmen iyi bir insan olabildiler. Kısaca bu dizinin karakterleri bizdendi…



Bana her şeyin siyah beyaz diye kesin bir ayrımı olmadığını öğretti. Grinin de var olduğunu. Eğer istersek her şeyi başarabileceğimizi. Eğer istersek yaptığımız tüm hatalara rağmen iyi bir insan olabileceğimizi. Eğer istersek dünyayı değiştirebileceğimizi…. Her insanın bir dünya olduğunu anladım. Bir insanı kurtarmanın dünyayı kurtarmak olduğunu öğrendim…
***
"Herkes yalnız ölür ama birileri için bir şey ifade ettiysen, birilerine yardım ettiysen ya da birilerini sevdiysen, tek bir kişi bile seni hatırlıyorsa belki de aslında hiç ölmezsin."
***         

30 Haziran 2016 Perşembe

KUŞATMA VE FIRTINA – LEİGH BARDUGO (GRISHA # 2)



Yazar: Leigh Bardugo
Orijinal Adı: Siege and Storm
Çevirmen: Ozan Aydın
Yayınevi : Martı Yayınları
Seri adı ve sırası: Grisha Serisi # 2
Tür: Fantastik, Romantik, Aksiyon, Macera
Sayfa Sayısı: 448
Baskı Yılı: 2014

***

KİTAP TANITIMI:

Her zaman böyle olmayacak. Özgür kaldığın günlerin sayısı arttıkça hayatın kolaylaşacak… En güçlü Grishalardan biri olan Güneşin Elçisi Alina Starkov, Karanlıklar Diyarı'nda yaşanan faciadan kaçıp arkadaşı Malyen'le birlikte, arkasında bıraktığı dünyanın karmaşasından uzak kalacağını düşündüğü bambaşka topraklara doğru yola çıkar.

Ancak kaderinden ve geçmişinden kaçmak sandığı kadar kolay olmayacaktır. Karanlıklar Efendisi yenilediği gücü ve ölümcül planlarıyla yeniden karşısına çıkmaya hazırlanmaktadır. Alina'nın Karanlıklar Efendisi'ni yenmek ve terk etmek zorunda kaldığı Ravka'yı özgürlüğüne kavuşturmak adına gereken güce ulaşması için uzun ve tehlikelerle dolu bir yolculuğa çıkması gerekecektir.Kuşatma ve Fırtına'nın karanlık dünyasında Alina'yla birlikte kaybolacak ve oradan asla dönmek istemeyeceksiniz.

"Eşsiz ve büyüleyici tasvirlerin her sayfasında kendini hissettirdiği Kuşatma ve Fırtına'nın kendine özgü dünyası onu benzersiz kılan etkenlerden sadece biri."
-Booklist-

"Mükemmel bir kurgu ve aksiyonla harmanlanmış bu sürükleyici roman okurların hayal gücünü harekete geçirmekte oldukça başarılı."
-The Los Angeles Times-

"Bardugo yine fantastik edebiyatın nasıl yazılması gerektiğini ispatlar nitelikte bir romana imza atmış."
-The New York Times-

Kuşatma ve Fırtına'yı bitirdikten sonra onun daha önce okuduğunuz hiçbir kitaba benzemediğini anlayacaksınız."
-Publishers Weekly-

 


KİTAP YORUMUM: 


Grisha serisinin 2.kitabı bitti. Kitap ilk kitaba göre baya aksiyon içeriyordu. Daha ilk sayfalardan itibaren vardı, hep bir kovalama kaçış içerisindeydiler. Ama ben ilk başlarda baya sıkıldım neden bilmiyorum, kitaba adapte olamadım sanırım. Bir de Karanlıklar Efendisi’nin gerçek yüzüyle karşılaştığım için de olabilir. Ayrıca Genya da yoktu Alina’nın yanında, yani vardı ama yoktu gibi ;)

Malyen’le birlikte Alina kaçak hayatı sürüyorlardı. Sonra tabi ki Karanlıklar Efendisi onları buldu. Ama bu sefer onun farklı bir silahı vardı. Daha doğrusu siyah, korkunç yaratıklar, adları nichevo’ya. Onlar Alina’yı ısırıyorlar ve hiçbir zaman iyileşmeyecek bir yara oluşuyor. Bu yaratıklar doğal değil, Karanlıklar Efendisi kendisinden beslenen bu yaratıkları oluşturmuş.

Malyen ve Alina gemi kaptanı Sturmhond sayesinde yine onlardan kurtuluyorlar. Böylece gemi macerası da başlamış oluyor. Alina, Morozova geyiğinin verdiği güçle hem daha güçlü oluyor hem de güce olan açlığı artıyor. Saraydayken Papaz’ın verdiği Istorii Sankt adlı kitabın bir sayfasında Morozova geyiği, Rusalye (deniz kırbacı) ve Ateşkuşu bir arada. Bu da demek oluyor ki o üç büyüteç birlikte kullanılabiliyor. Alina’nın da açgözlülüğü artıyor. 

9 Haziran 2016 Perşembe

GÖLGE VE KEMİK – LEIGH BARDUGO (GRISHA # 1)

Yazar: Leigh Bardugo
Çevirmen: Ozan Aydın
Yayınevi : Martı Yayınları
Orijinal Adı: Shadow And Bone
Seri: Grisha Serisi
Sayfa Sayısı: 384
Baskı Yılı: 2013
Türü: Fantastik, Romantik, Gizem, Macera, Young Adult

KİTAP TANITIMI:

Onu yalnızca geçmişi... geleceği ise bir tek o kurtarabilir...

"Bekle!" diye sesimi yükselttim ama o çoktan arkasını dönmüştü. Kolunu tuttum, bizi izleyenlerden gelen şaşkınlık dolu seslere aldırış etmedim. "Bir yanlışlık olmalı. Ben... düşündüğünüz gibi..." Yavaşça bana dönüp kolunu tutan elime ters ters bakınca sustum. Elimi çektim ama öyle hemen geri adım atmayacaktım. "Ben düşündüğünüz kişi değilim," diye fısıldadım çaresizce.

Karanlıklar Efendisi biraz daha yakınıma geldi, sadece benim duyabileceğim bir sesle, "Kim olduğunu bildiğini hiç sanmıyorum!" dedi.


"Zengin fantastik öğelerle oluşturulmuş bir dünya, büyüleyici kurgu ve sizi kendine bağlayan duygusal bir kanca gibi... Sayfaları çevirirken kendinizden geçecek, final sahnesinde tüm tahminleriniz yanlış çıkacak ve doruk noktasında alnınızdan vurulmuşa döneceksiniz!"
Horn Book Magazine

"Bu büyüleyici dünya, içinde birçok tuzak barındırıyor. Mitolojiyle süslenmiş ve inandırıcı karakterlerle güçlendirilmiş roman sarsıcı sürprizlerle heyecanı ve adrenalini zirveye ulaştırıyor. George R. R. Martin ve J. R. R Tolkien hayranlarına özellikle tavsiye edilir."
RT Book Reviews

"Etkileyici betimlemelerle dolu, entrika ve akıl almaz büyülerle süslenmiş, içinde pek çok sürpriz barındıran bu macera aynı zamanda romantizm ile tehlikeli bir tutkuyu da bir arada sunuyor."
Publishers Weekly

"Leigh Bardugo sihirli parmaklarıyla harika bir roman yaratmış. Karakterler oldukça gerçekçi, kurduğu dünya ise bir o kadar egzotik ve hareketli. Fantastik tür okuyucuları bu seriye bayılacaklar."    
Booklist
 
(Grisha Dünyası)

KİTAP YORUMUM:
Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Yepyeni bir fantastik dünyaydı. Gerçekten farklı ama çok güzeldi. Dün elime aldıktan sonra bırakamadım. Sahura kadar hep okudum. Sabah da erkenden uyanınca okumaya devam ettim tabi. Bu arada herkesin Ramazan ayı mübarek olsun, hayırlısıyla bayrama da ulaşırız inşallah. Oruçlar iyi geçiyordur umarım :) Ben bugün okula gitmedim ve bundan sonra da karne günü giderim sadece. Belki haftaya bir gün daha giderim belli olmaz. Ama oruçken okula gitmek zor geliyor. Evde ne güzel kitap okurum, çok özlemişim =) Ders çalışırım belki ama daha çok kitap ve film. 

Kitaba gelirsek yazarın hayal gücüne hayran kaldım. Her şey harikaydı. Kitap çok sürükleyiciydi. Hatta masal gibiydi, ama daha karanlıktı. Karakterleri sevdim. Kitabın kapağı mükemmel. Başında bir harita bile var. Grisha dünyasındaki sınıflandırmayı da başa koymuşlar. En sevdiğim serilerden olacağını okumadan önce bile biliyordum :)

Alina Starkov, gücünün farkında olmayan bir Grisha. Mesleği haritacı bir asker. Bir gün Karanlıklar Diyarı’na gitmek zorunda kalıyorlar ve oradaki tuhaf yaratıklar bunlara saldırıyor. Zaten o diyarı yaşayarak geçen kimse yok. Alina da çocukluk arkadaşı Malyen’i kurtarmaya çalışıyor o yaratıklardan. Nasıl olduğunu anlamadan ışık sayesinde tüm yaratıkları öldürüyor. Sonra onu Karanlıklar Efendisi buluyor ve Grisha eğitimi alması için ve Kral’a göstermek için saraya götürüyor. Her şey bundan sonra başlıyor.

29 Mayıs 2016 Pazar

BENİM UZAK YILDIZIM (STARBOUND # 1)


Kitabın Orjinal Adı: These Broken Stars
Yazarı: Amie Kaufman & Meagan Spooner
Seri Bilgisi : Starbound #1
Yayınevi: Go! Kitap
Sayfa Sayısı: 519
Tür: Bilim-Kurgu, Fantastik, Macera, Gizem

KİTAP TANITIMI:

O gecenin, devasa uzay gemisi ikarus'taki diğer gecelerden hiçbir farkı yoktur. Ta ki o büyük felaket gerçekleşene ve İkarus yakınlardaki bir gezegene düşene dek. Elli bin yolcu kapasiteli gemiden yalnızca iki kişi kurtulmuştur: Evrenin en zengin adamının kızı Lilac LaRoux ve genç bir savaş kahramanı olan Binbaşı Tarver Merendsen.

Binbaşı Merendsen, Lilac gibi kızların insanın başına beladan başka bir şey getirmediklerini uzun zaman önce öğrenmiştir. Lilac da, Tarver'ın kendi iyiliği için, onu kendisinden uzak tutması gerektiğinin farkındadır. Ama ıssızlığın ortasında hayatta kalabilmek için birbirlerine ihtiyaçları vardır. Açlık, soğuk ve vahşi hayvanlara bir de Lilac'ın duyduğu fısıltılar eklenince birbirlerine güvenmekten başka çareleri kalmaz. Ne var ki çok geçmeden, onları birbirlerinin kollarına iten bu trajediden büyük bir aşk doğar. Artık kurtulup kendi gezegenlerinde bir ömür ayrı kalmaktansa düştükleri bu ıssız gezegende birlikte olmayı tercih ederler.

Ama her adımda onları takip eden gizemli fısıltıların ardındaki gerçeği öğrenmeleriyle her şey bir anda değişir. Lilac ile Tarver o gezegenden ayrılsalar bile artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Nefes kesen bilim kurgu üçlemesinin ilk kitabı, Benim Uzak Yıldızım, zaman ve mekân tanımayan sonsuz bir aşkın hikâyesi…

KİTAP YORUMUM:

Kitap muhteşemdi, uzun zamandır bu kadar meraklanmamış ve heyecanlanmamıştım. Kitaba kendimi kaptırdım ve canım başka bir şey yapmak istemedi. Eğer kitabı bırakıp fizik çözseydim kesinlikle aklım kitapta kalırdı. Ben de dünü hep bu kitabı okumaya ayırdım kurstan gelince.  İyi ki de öyle yapmışım. Sınav haftamız ve çok yoğunum aklım çok dolu. Bu kitap bana ilaç gibi geldi. Mutlu olmamı sağladı, bazı yerlerinde duygulandım, özellikle son 100 sayfa kalınca neye uğradığımı şaşırdım. 

Kitap kalın olmasına rağmen su gibi aktı ve bitirdim, hiç bitirmek istemedim. Çünkü Lilac ve Tarver’ı , ayrıca oluşturulan dünyayı da özleyeceğimi düşündüm.  Sonlara doğru gerçekten elimden bırakamadım. Beni çok etkiledi. Olaylar olsun kurgu olsun hepsi çok iyiydi, karakterler zaten harika.

Kitap hakkında spoiler yemiştim ama onu unutup okumaya devam ettim. Ama gerçekten çok büyük bir spoiydi. Eğer sizde yemişseniz bence hiç durmayın devam edin, çünkü gerçekten çok farklı yerlere bağlanıyor. Şimdi ne olacak geri kalan sayfalar onsuz mu devam edecek? falan demiştim. Ama o aslında sonun başlangıcı gibi bir şeydi. Kitapta hiç tahmin edemeyeceğim şeyler oldu.

Konusuna gelirsek. 

26 Mayıs 2016 Perşembe

OYUN USTASI – JAMES DASHNER (The Mortality Doctrine # 1 )


Yazar: James Dashner
Çevirmen: Selim Yeniçeri
Orijinal adı: The Eye of Minds
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 304
Baskı Yılı: 16 Mart 2016
Seri adı ve sırası: The Mortality Doctrin #1
Türü: Fantastik, Young Adult, Bilim-Kurgu, Edebiyat, Distopya, Macera, Gizem
KİTAP TANITIMI:

SanalAğ'a hoş geldiniz.

En çılgın hayallerinizin… Ve en korkunç kâbuslarınızın ötesinde bir dünya. Kim kurallara göre oynamak ister ki? 

Gerçek dünyadan kaçarak geleceğin sanal dünyasına sığınan Michael, SanalAğ'da arkadaşları Bryson ve Sarah'yla oyunlar oynayıp Derin'e gireceği günü beklemektedir. Ve yakın zamanda şahit olduğu bir olay sonrasında arkadaşlarının desteğine her zamankinden çok ihtiyaç duymaktadır.

SanalAğ Güvenliği genç oyuncunun kapısını çaldığında, oyuncular arasında dehşet saçan terörist Kaine'i bulmak için onun korsanlık yeteneklerini kullanmak istedikleri ortaya çıkar. Bu uğurda arkadaşlarıyla Yol'a adım atan Michael, fiziksel ve zihinsel mücadeleler sonucunda çok fazla kayıp, acı ve yorgunluk yaşayacaktır. Üstelik attığı her adımda, kafasını kurcalayan soru daha da belirginleşecektir: Bu evrende kim gerçek insan, kim sadece bir koddan ibarettir?

Oyun Başlasın.

"Dashner bir kez daha hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı?distopik bir dünya yaratmış."
-VOYA-

"Dijital çağın yeni nesli için ilgi çekici bir hikâye."
-Kirkus Reviews-

"Dashner'ın yeni serisi SanalAğ'ın ilk kitabı karşı konulmaz bir tecrübe sunuyor."
-Publishers Weekly-

"Dashner'ın kendine has üslubunda kaleme aldığı bu hızlı ve okuru içine çeken romanın tek kötü tarafı, devamını beklemek olacak."
-Booklist-

"Dashner hayal kırıklığına uğratmıyor."
-The School Librarian, Stephen King-

"Tam bir adrenalin patlaması."
-School Library Journal-

"Macera ve şaşırtmaca dolu… Sayfaları merakla çevireceksiniz."
-fanboynation.com-

"Dashner'ın sürükleyici son romanından kesinlikle memnun kalacaksınız."
-BookPage-

Junior Library Guild Seçkisi
YALSA Gençlerin Seçtiği En İyi 10 Kitap Listesi


KİTAP YORUMUM:

James Dashner'dan yeni bir seri...

Kitabı az önce bitirdim ve sonu çok ilginçti. Kitabın farklı bir konusu vardı. İnsanlar gerçek yaşamlarında Tabut denilen alete girip SanalAğ’a bağlanıyorlar. Seviye seviye oyunlar oynayıp, gerçek hayattaymış gibi yaşıyorlar. Bilgisayar oyununu düşünün ama siz bedenen orada oynayacak, yemek yiyecek ve savaşacaksınız. Oyunda ölüm var ama Öz’ün saklandığı için gerçek hayata dönüyorsun. Sadece o seviyeyi tekrar oynamak zorunda kalıyorsun.

Baş karakter Michael ve onun arkadaşları Sarah ve Bryson. Hepsi en yetenekli genç oyuncular ve korsanlık da yapabiliyorlar. SanalAğ’da Kaine adlı bir terörist var. İnsanların oyundayken beynini boşaltıp onları kişiliksiz hale getiriyor. Bu insanlar uyandıklarında hiçbir şeyi hatırlamıyorlar ya da ölüyorlar gerçek hayatta. Sanalağ Güvenliği (SAG) Michael ve arkadaşlarına Kaine’yi bulma görevi veriyor. 

Kaine çok tehlikeli bir oyuncu. Sanalağ’ı kendine göre tekrar düzenlemiş ve karakterlerin onu bulmak için Yol adı verilen çok tehlikeli yerlerden geçmesi gerekiyor. Ayrıca SanalAğ’da hiçbir şey göründüğü gibi değil. Herkes gerçek insan değil, bazıları insan gibi görünen ama sadece kod olan Tanjant’lar.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...