3 Ekim 2019 Perşembe

KUYUCAKLI YUSUF – SABAHATTİN ALİ



İlk Yayınlanma Tarihi: 1937

Yazar: Sabahattin Ali
Uyarlamalar: Kuyucaklı Yusuf (1985)
Yayınevi : Yapı Kredi Yayınları
***
KİTAP TANITIMI:
İlk Basımı 1937 yılında “Yeni Kitapçı” tarafından basılan roman, Sabahattin Ali’nin roman türünde ilk eseridir. Öykü yazarı olan Ali’nin bu eseri MEB Ortaöğretim 100 Temel Eser Listesinde yer almaktadır.
YKY tarafından ilk olarak 1999 yılında basılan roman günümüzde YKY (Yapı Kredi Yayınları) tarafından basılmaya devam edilmektedir. Kitabın editörlüğü Ayfer Tunç, yeni kapak tasarımı ise “Nahide Dikel” tarafından yapılmıştır.
1985 yılında Sinema filmine uyarlanan romanın filminde Talat Bulut, Derya Arbaş ve Ahmet Mekin’in rol almış, filmin yönetmenliğini ise “Feyzi Tuna” üstlenmiştir.
Kuyucaklı Yusuf konusu itibariyle ailesinin katledilmesiyle sahipsiz kalan dokuz yaşındaki Yusuf’un olayı soruşturmak için Kuyucak’a gelen Nazilli Kaymakamı Selahattin Bey tarafından evlatlık alınması ve çocuğun daha sonraki hayatı anlatılmaktadır. Edebiyat eleştirmenlerine göre Yusuf karakteri, köyden şehre göç edip şehir hayatına uyum sağlayamayan insan tipinin habercisi olarak değerlendirilmektedir.

KİTAP YORUMUM:


Merhaba arkadaşlar 😃

Kitabı geçen dönem okudum ancak yorumunu giremedim.

Sabahattin Ali’nin tarzını seviyorum. Yazdıkları yüreğe dokunuyor. Sevgiler çok naif, karakterler bizden. Bu kitabında ise Aydın’ın Kuyucak köyündeki Yusuf’un hikayesini anlatıyor. Kitap Yusuf’un anne babasının öldürülmesiyle başlıyor. Oraya gelen kaymakam Salahattin Bey, Yusuf’un haline acır ve onu evine alır. 

Yusuf, hiç bilmediği bir yere gider. Oradaki insanlar kendi ailesi ve çevresindekiler gibi değildir. İnsanlar fenadır. Yusuf onlara uzun zaman alışamaz hatta hiç…

Yusuf çok naiftir. Kitabın arkasında da yazıyor ya en romantik karakter diye. Ama bence romantiklikten ziyade çok saf bir karakter. Herkes Yusuf’u kandırır. Çok sevdiği karısı bile.

Salahattin Bey’in karısı Şahinde Yusuf’u hiç sevmez. Bir de onların kızları Muazzez vardır. Yusuf ve Muazzez çok iyi anlaşırlar.

Gel zaman git zaman Yusuf büyür. Yusuf şehirlilerin tavırlarına daha alışamamıştır. Çok saf ve masum düşünmeye devam eder. Ama insanlar dediğim gibi fesat, kindar, yalancıdırlar. Yusuf’un masumluğunu kullanırlar.
Muazzez’in evlenme çağı gelince biri onu ister. Ama Yusuf’un içi rahat değildir. O kişiyi gözü tutmaz, bir yandan da içinde anlam veremediği sıkıntı vardır. Muazzez, Yusuf’la konuşmaya çalışır ama Yusuf ondan kaçar.

Sonra bir şekilde konuşurlar ve iki genç de birbirini çok sevdiklerini fark ederler. Evlenirler. İstedikleri tek şey birlikte yaşamaktır. Bir süre her şey yolunda gider ancak sonra ortalık karışır. 👇


Yusuf çalışmak için başka yerlere gitmeye mecbur kalır. Muazzez’i annesi Şahinde ile bırakır. Ama keşke bırakmayıp karısını da yanında götürseydi. Ah o Şahinde… Rezil bir insan. Nefret ettim ondan da yanaştığı kişilerden de. Kendi ahlakı bozuktu kızını da mahvetti. Yusuf çok saf ve masum ama o insanlar Yusuf’u çok fena üzdüler, çok sevdiği karısını yanlış yola getirdiler.
Roman böyle. Sonu da feci. Hüzünlü bir aşk hikâyesi bu. Muazzez’i sevemedim çok. Keşke gerçekleri Yusuf’a anlatsaydı, keşke gitselerdi oradan birlikte. Keşke Yusuf da karısına daha dikkatli baksaydı. Tek istedikleri birlikte olmaktı, huzurla yaşamaktı ama mahvoldular.

Son pişmanlık fayda etmez ya. Yazar bunu çok iyi anlatmış. İnsanların ne kadar fena yaratıklar olduğunu, her türlü kötülüğü yaptıklarını, masum insanları da kendi kirlerine çekip boğduklarını…

İnsanlar çok zalim değil mi? O sonu okuyunca içime oturdu. Muazzez’e üzüldüm. Yusuf’a daha da çok…

Açlık da insana kötü şeyler yaptırıyor. Aç gözlülükte öyle…

Yusuf, yetim ve öksüz kalmıştı. Bir eve sığındı. İyi veya kötü baktılar. Sonra büyüdü aşık oldu. Evlendi ama para kazanmak için başka yerlere gitti. Karısı tek kaldı. Sonra kötü insanlar karısına kötü şeyler yaptılar. Karısı sustu, anlatmadı, aklı başına gelince her şey bitmişti. Yusuf yine yalnız kaldı. Hep yalnızdı aslında. İnsanlar onu anlamadı.

İnsanlar onun masumluğunu kullandılar, Yusuf onları anlamadı, yalanlara kandı.

Hayat böyle işte. Birileri kazanırken birileri kaybediyor. Birileri safken birileri onların saflığını kullanıp kötü şeyler yapıyorlar.

Kitabın sonlarında yazan incelemede demiş ya; ölüm ağırlıklıydı kitap. Ölümle başlayıp ölümle bitti.

Çok şey anlatıyordu, çok şey kattı bana. Düşündüren bir kitaptı yine. Sabahattin Ali’yi okumayı seviyorum. Yaptığı tahliller, karakterleri, olayları çok iyi.


Bu kitapta çok sıkıldım, üzüldüm, sinirlendim. İnsanların kötülüğüne kızdım. Acınacak şekildeydi Yusuf. Yapayalnızdı. Karısı da ona sahip çıkamadı. O da karısına sahip çıkamadı. Yitip gitti aşkları…

Filmi de varmış, izlemek isterseniz. Yukarıda uyarlama kısmında yazıyor ne zaman çıktığı :)


*ALINTILAR*

Varlığı büyük boşlukları dolduracak mahiyette değildi; fakat yokluğu müthişti...

***

''O gelmez artık!'' dedi.
''Nereden biliyorsun?'' dedim.
''Gidişinden belliydi!'' dedi.

***

"Hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, beyefendi! ölünceye kadar insanın sırtından atmayacağı şeyler de var. "

***

Sözlerinden bir şey anlamayacaklar ve o, anlattığı ile kalacaktı.

***

Geçen günleri bir daha geri getirmek mümkün değildi ve sadece hatıralar, iki insanı birbirine bağlayacak kadar kuvvetli değildi.

***

"Matemini ortaya vurmadan tek başına yüklenecek ve yeni bir hayata doğru yürüyecekti."

***

Hayat bu derece manasız ve insan dünyaya boş durmak için gelmiş olamazdı.



-AMARİL-

18 yorum:

  1. Sabahattin Ali okunması gereken kalemi kırılmaz yazarlarımızdan birisi...

    YanıtlaSil
  2. Sabahattin Ali'den okumak istediğim kitap ama fazla acıklıymış...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet acıklı ama farklı şeyler öğretiyor yine :)
      okuyun mutlaka..

      Sil
  3. Sabahattin Ali hayranı olarak, alıntılarınızı çok sevdim.

    YanıtlaSil
  4. madonna ile yusuf ne kadar farklı romanlar ama de miiii :) yine iyi bi kitap okudun seeeen :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet çok iyi bir kitap ve kesinlikle farklılar :))

      Sil
  5. Yorumun çok hoş olmuş. Keza alıntılar da öyle hoş :)

    YanıtlaSil
  6. sabahattin ali'nin herkesçe keşfedilmesinden çok mutlu oluyorum, değeri uzun yıllar saklı kalmış gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet saklı kalmış. yasaklanmış. ama şimdi çok rağbet ediliyor :)

      Sil
  7. Bende Kürk Mantolu Madonna ve Sırça Köşk kitaplarını Kuyucaklı Yusuf kitabına göre daha çok sevmiştim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. öyle mi? sırça köşkü henüz okuyamadım. bbakalım ben sevecek miyim?

      Sil
  8. Sabahattin Ali en sevdiğim Türk yazarlardan. Kuyucaklı Yusuf kitabı zaten bir efsane oldu.

    YanıtlaSil
  9. Filmi olduğunu bilmiyordum. Sabahattin Ali Kürk Mantolu Madonna ile çok popüler ama diğer kitapları da en az onun kadar güzeldir. Hatta ben yazardan en çok İçimizdeki Şeytan kitabını beğenmiştim. Okumadıysan öneririm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. okudum ama pek bana hitap etmedi o ya. sonra başka bir xzamanda yeniden okuyup bakarım ona. çünkü cidden elimde süründü kitap ve sevemedim.

      Sil

Değerli Okuyucular:
Lütfen yorumlarınızda küfür, argo ve ahlaksızlık kullanmayınız!!!
Onların haricinde her türlü eleştiriye açığım :)
Yorumlarınız denetlendikten sonra yayınlanacaktır!

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...