ANKARA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ANKARA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2019 Pazartesi

AĞAÇ EV SOHBETLERİ # 3 (ANKARA)




Yaşadığınız şehrin sevdiğiniz ve sizi oraya bağlayan özellikleri nelerdir? Şehrinizde gitmeyi tercih ettiğiniz yerleri, meşhur yemekleri ve bir gün uğrarsak bize önerebileceğiniz aktiviteleri tanıtır mısınız?

Ben Ankara’da yaşıyorum. Ankara’yı seviyorum, düzenli bir yapısı var, ulaşım iyi, kalabalık evet ama yine de güzel şehirlerden biri. Anadolu’nun göbeğinde. Zaten Atatürk de bu yüzden burayı başkent seçmiş ya.

Ankara deyince herkesin aklına Anıtkabir gelir. Yarın da uyum programında görevli olduğum için orayı ziyaret edeceğim. Tandoğan’daki kampüsten Anıtkabir’e binlerce Ankara Üniversitesi öğrencisi olarak yürüyüş yapacağız.


Meclisler ve siyaset de akla gelen ilk şeylerden tabi. Özellikle seçim zamanı Kızılay, Sıhhiye gibi yerler felaket karışık oluyor. O zamanlarda sevmiyorum şehri, çünkü siyaset sevmem.  Kızılay’da en ünlü yer Güvenpark tabii. Oraya da şöyle gidip oturabilirsiniz.

Eski meclis ziyaret edilebilir. Yeri gelmişken söyleyim.


Hamamönü, restore edilmiş tarihi evlerin olduğu güzel bir yer. Kafeleri de çok iyi, sakin, kaliteli. Orada herkes birbirine hocam diye hitap eder ;) okul çıkışlarında veya arkadaşlarla buluşmaya oraya çok gittim. Oraya gitmişken Tacettin Dergahı’na uğramayı unutmayın. Mehmet Akif Ersoy’un evi orada.

Altınköy Açık Hava Müzesi’ne de gidin. Orası büyük bir yer. Vaktinizi alır ona göre ayarlarsınız. Ankara'da köy havası bulacaksınız orada. Çok şirin bir yer.


Kızılay kalabalık ve rahatsız edici bana göre. Ama aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Karanfil sokağı severim. Kitapçılar çok var. Olgunlar da öyle. Kızılay’a alışveriş için gidebilirsiniz ya da kafeleri için.

Sıhhiye Ulus gibi yerleri sevmiyorum oralar tuhaf geliyor pek tekin değil sanki. Sevemedim bir türlü.

Tunalı Hilmi Caddesi & Kuğulu Park’a da gidebilirsiniz. Alışveriş ve dinlenme için belki. Ben pek uğramıyorum oralara. Bahçelievler’de de güzel kafeler varmış oralara gidebilirsiniz.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni kesinlikle görmelisiniz. Eski çağlardan bir sürü şey var. Müze gezmeyi severler kaçırmasın :) oraya gittiyseniz Ankara Kalesi’nin en yukarısına çıkıp tüm Ankara manzarasına bakmayı ve fotoğraf çekilmeyi de unutmayın derim :)

Etnografya müzesini de gezin. Keçiören’de de Estergon kalesi var. Oralara bakın. Teleferikle dolaşın. Keçiören güzel yer çok parkı var.


Hacı Bayram Cami, Kocatepe Cami’yi gezmeden olmaz. Oraların atmosferini de tadın.

Ulucanlar Cezaevi’ne de bakın. Müzeye çevrildi tabii şimdilerde. Ürkütücü ve hüzünlü bir yer. İnsanı çok etkiliyor. Ulucanlar’da çekilmiş Uçurtmayı Vurmasınlar filmini de izlemeyi unutmayın sonra.

Gençlik Parkı’na da eğlenmek için gidilebilir.


Mogan Gölü, Mavi Göl, 50.yıl parkı, Göksu Parkı’na piknik için gidilebilir. 50.yılda mangal yakmak yasak, tüp götürüp öyle yemek pişirebilirsiniz. Piknik yerleri iyi ama keşke daha bakımlı olsaa. Bize mavi göl daha yakın o yüzden genelde oralara gideriz.

Dikmen Vadisi’ne gidebilirsiniz.
(Bunu kendim çektim. Yer Mavi Göl.)

Alışveriş, müze açısından çok çeşitli bir yer Ankara. Netten araştırınca birçok özel ve devlet müzesi bulabilirsiniz. Gittiklerimi yazdım ben ama daha çok yer var. Alışveriş için de bir sürü mekan avm var. Tiyatro ve sinema için de çok yeri var.
Ankara, gri bir şehir. Fazla mutlu da etmez, üzgün de. Arada bir yer. 

Yaşamak iyi mi evet düzenli çoğu yere göre. Düzenli yerleri severim. Hayat pahalı ama. İnsanları soğuk, ciddi, umursamaz ve hayattan bıkmış. Çünkü bilirsiniz büyük şehir insanı yalnızlaştırıyor. 

Ben Ankara’ya kendi çapımda yalnızlıklar şehri derim. Mutsuz olunca daha da çok anlıyorsunuz yalnızlığı. Herkes kendi derdinde çünkü. Çünkü çok kalabalık, çünkü yeşillik az, doğadan uzak, gri ve beton arasında bir yer.

Yine de seviyorum. Neden bilemem. Ömrüm boyunca burada yaşadığım içindir belki de.

Gezmeyi severim ama. Yılda bir kez de olsa buradan uzaklaşmak iyi geliyor. İnsanlarından, trafiğinden, gürültüsünden, ciddiyetinden, griliğinden. 
O yüzden yaz aylarına doğru o soğuk kışı atlatınca bir an önce tatile gitmeyi beklerim. Ankara’ya dönünce de insanın ne olursa olsun evinden fazla uzak kalamayacağını tekrar anlarım. Evim burası çünkü. İster istemez özlüyorum.

Ankara'da gezilecek yer yok diyenlere gelsin bu yazım. Bir sürü yer var ama biz bilmiyoruz. Netten bakın mutlaka. Araştırıp plan yapın gezin. 


Kısaca Ankara'da isteyene kültür sanat etkinlikleri ve yerleri çok var sadece bakılacak yerleri bilmelisiniz. Aktivite ve özel yemekleri bilemiyorum öyle ünlü olmuş bir şeyi yok galiba. Ankara'nın uzak ilçelerinden Kızılcahamam, Beypazarı, Çamlıdere de güzeldir. Vaktiniz olursa gezin. Ben Kızılcahamam a çok gittim. Önce Soğuksu Milli Parkı'nda piknik yaparız, akşam da belediyenin büyük kaplıcasında özel aile odası tutup hamama gireriz. Mis gibi rahatlatan aktivite bu bence :))

Elmadağ'a da kayak için gidiyorlar. Ben hiç gitmedim. Eymir Gölü var herkes seviyor ama gidemedim bir türlü.

NOT: Fotoğraflar alıntıdır. İsmim yazan fotoğraf bana aittir.

***Etkinlik için  Taha Akkurt'a ve Edischar'a teşekkür ederim. Ne zamandır gezi yazısı yazmak istiyordum. Böyle bir etkinlikle yazmış bulundum. Acemi bir yazı ama idare edin :)

NOT: İlk haftanın konusu televizyondu onun hakkındaki yorumumu okumak için tıklayınız.

NOT: İkinci haftanın konusu küresel ısınma ve çevre kirliliğiydi. okumak için tıklayınız.


19 Mayıs 2019 Pazar

13.ANKARA KİTAP FUARI (15 ŞUBAT 2019)



Merhaba :)
Fark ettim ki 13. Ankara Kitap Fuarının yazısını bloguma eklememişim. Sadece instagramda paylaşmışım. İnstagramda daha aktifim oradan beni takip edebilirsiniz. @farkli_diyarlar 
Kitap Fuarı yazılarım eksik kalmasın diye üstünden aylar geçmiş olsa da yazmak istedim. Gerçi bu aralar blogumun okunması çok düştü. Google + kapandı diye biliyorum. Aktif olmak için başka uygulama var mı bilmiyorum bilenler yazabilir mi?

13.Ankara Kitap Fuarına gittim gördüm 😏 
Kuzenim @okudum_yorumluyorum ile birlikte gittik. 

ilk kez bir fuara birinci günü gittim. Ortam yine çok güzeldi. Ama sanki sahaf kısmı geçen yıla göre daha eksik gibi geldi ya da ben anlayamadım. 

Fuarlarda sahaf kısmı daha etkileyici oluyor. Indirimli bir sürü eski yeni #kitap bulabiliyoruz. Ama bugün sahaftan sadece bir kitap aldım. Bulamadım istediğim gibi kitap ondan böyle oldu sanırım. 


3 Ekim 2018 Çarşamba

1.ÇANKAYA KİTAP FUARI



Merhaba 😀

Bugün Çankaya Belediyesinin düzenlemiş olduğu kitap fuarina katıldım. Fuar Ankarada. Çağdaş Sanatlar Merkezinde. 5 kitap aldım. 1 tane de bez çanta aldim ama kuzenim istedi ona aldim. 35 yayinevi katılmıştı. Çok büyük degil ama 1.Çankaya kitap fuari icin gayet iyiydi bence. 5 ekime kadar devam edecek. Ankarada olanlar katılabilir. Evet aldıklarımın fiyatlarina gelelim simdi.
.
🍁Bir Kadının Yaşamından 24 Saat = 6 tl
🍁Zaman Makinesi = 9 tl
🍁İnsancıklar = 14 tl
🍁Yabancı = 12 tl olmasi lazim.
🍁On Küçük Zenci = 14 tl olmasi lazim.
🍁 Bez çanta = 10 tl
.
Son iki kitabin fiyatini tam hatirlamiyorum ama o civardadir galiba. Instagram hesabımdan da paylaştım.
Instagramdan da takip edebilirsiniz beni                        / @farkli_diyarlar / 😏


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...