9 Şubat 2019 Cumartesi

KORE DİZİSİ YORUMUM // PARTNERS FOR JUSTICE 



 Tür: Gizem, Aksiyon, Hukuk, Medikal
 Yönetmen: No Do-Cheol
 Senarist: Min Ji-Eun, Won Young-Sil Daum: 4.9
 Bölüm Sayısı: 32
 Bölüm Süresi: 35 Dakika
 Yapım Yılı: 2018
 Oyuncular: Jung Jae-Young, Jung Yoo-Mi, Lee Yi-Kyung, Park Eun-Seok

DİZİ YORUMUM:

Mükemmel bir adli tıp ve polisiye karışımı diziydi. Genelde duygusal ve romantik komedi tarzı şeyler izlemek istediğimde Kore dizileri izlerim. Her zaman bilimkurgu fantastik olmuyor bazen araya böyle şeyler sıkıştırmak lazım. İlk defa Kore dizilerinde bu iki konuyu barındıran bir dizi izledim ve çok memnun kaldım. Çok kısa sürede izlemişim. Aşırı sardı dizi ve bırakamadım. Her bölümü 30 dk ve toplam 32 bölüm. Genelde Kore dizileri 16 bölüm 1 saat oluyor ya bu da toplamda ona tekabül ediyor işte.



Dizide işlenen cinayetler, sebepleri , katili bulma süreci, mahkeme anı ve katil çok güzel işlenmişti. Güzel olaylar oldu. Kurgusu sağlamdı bence. Karakterler de iyi işlenmişti. Sadece bazı şeyler eksik kaldı. Onları da 2.sezonda görürüz diye düşünüyorum. Eğer 2.sezon olursa. Olmasını çok isterim. Genelde Kore dizilerinde 2.sezon olmuyor ya o yüzden pek umut etmek istemiyorum ama cidden işlenmesini istediğim bazı şeyler vardı onlara değinmediler. Bu konu hakkında bilgisi olan varsa yorum yazabilir.

Dizideki en önemli cümle “Her temas iz bırakır. “ Bu yüzden mükemmel işlenmiş cinayet yoktur. Süresi uzun da sürse illaki katil bulunacaktır demek oluyor. 

Daha yakından bakalım diziye :)

27 Aralık 2018 Perşembe

ARSEN LÜPEN KİBAR HIRSIZ - MAURICE LEBLANC



Merhaba. Arsen Lüpen serisine başladım. Kütüphanede gördüm ve çok merak ettim. Sherlock, Poirot gibi kült karakter haline gelmiş biriymiş. Yazarından önde gelen karakterlerden hem de. Gerçekten çok zeki, kibar, centilmen birisi ama hırsız. Hem de en iyi hırsızlardan. Sadece zenginlerden ve soyulmayı hak edenlerden çalıyor. Hırsızlık yapmadan önce polise ve kurbanlarına mektupla haber bile veriyor. Çok ilginç birisi.

Bu Arsen Lüpen maceralarının ilk kitabi ve beğendim. Sherlock'un adı da geçti birkaç kez. Zaten ikinci kitabı Sherlock'la karşılaşmasıyla ilgili şimdi ona başladım.

26 Aralık 2018 Çarşamba

-22- Britanya Yolu ~ Amanda HODGKINSON



Merhaba. Kütüphaneden aldığım bu tarihi dram konulu kitabı bitirdim. Daha fazla duygusallık bekliyordum ağlayacağım kadar olsun istemiştim ama olmadı. Duygusaldi ama fazla değildi ya da yazar ifade edememiş. Araya başka şeyler de girmişti. Şimdiki zamanı ve iki baş karakterin de geçmişini anlatıyordu. Bazı yerlerde gereksiz uzatmış onlar olmasa daha güzel olabilirdi. Sonlara doğru sıkıldım çünkü.

Savaş zamanı Polonya'lı iki genç evleniyor ama kısa süre sonra savaş kendi ülkelerine de gelince Jan askere gitmek zorunda kalıyor. Silvana da erkenden hamile kaldığı için bebeği ile tek başına kalıyor. Daha ikisinin de yaşı çok genç. Jan askere gidiyor ama oraları tam anlayamadım sanırım hiç doğru düzgün savaşmıyor. Sadece düşman askerinden kaçarak İngiltere'ye yolculuk ediyor birkaç kişiyle. Aradan 6 yıl falan geçiyordu sanırım. Silvana ve oğlunu buluyor onları da İngiltere'ye getirtiyor. 

3 Kasım 2018 Cumartesi

BIR KADININ YAŞAMINDAN YİRMİ DÖRT SAAT - STEFAN ZWEIG


Stefan Zweig klasiği bir kitap bu. İncecik ama çok düşündüren tarzda.

Burjuva bir kadının hikayesi. Altmış küsür yıllık yaşamında onu tamamen değiştiren, derinden etkileyen tek bir gün var sadece. Yıllarca o günü kimseye anlatamadan tek başına hem sevinç hem de büyük utanç duymuş. Yıllar sonra birisine anlatıyor yaşadıklarını.

Saygın, zengin bir kadın bu. Mr.C. Kocası vefat ettikten sonra hayattaki tüm umutlarını kaybediyor. Çocukları da artık ona ihtiyaç duymadığı için farklı şehirlere gidiyor geziyor. Yaşamak için amaç bulmaya çalışıyor. Bir gün kumarhanede onu mimik ve el hareketleriyle derinden etkileyen genç adamla karşılaşıyor. 

Bu adam hissettiği ne varsa tüm açıklığıyla  ifade ediyor. Poker yüzü denilen şey adamda yok. Aşırı hırslı biri. Kumar bağımlısı. Kadın hayatı boyunca böylesine hissettiklerini ele veren biriyle karşılaşmadığı için bu adamdan çok etkileniyor. 

24 Ekim 2018 Çarşamba

ON KÜÇÜK ZENCİ – AGATHA CHRISTIE 



Merhaba :)

Agatha Christie’nin en ünlü romanını bitirdim. Klasik Christie romanı gibiydi ama bir yandan da değildi. Çok ilginçti gerçekten. Sürükleyici, akıcı ve heyecanlıydı.

10 kişi Zenci Ada'sına davet edilir. Hepsi aynı gün oraya gider. Zenci Adasının sahipleri ortaya çıkmaz. Olay bu 10 kişi etrafında döner. Gayet güzel karşılanırlar yemeklerini yerler. Birbirlerini tanımaya çalışırlarken bir ses duyarlar. Tüm kişilerin belli tarihlerde öldürdüğü insanların isimlerini söyler ses. Tabii hepsi panik olur sesin kaynağını ararlar. Gramofondan gelen bir kayıttır.

İlk gün hizmetçinin karısı ölür. Uykusundan uyanmaz. İlginç olan diğer şey de masanın üstünde duran 10 küçük zenci biblosundan 1 eksilmiştir. Bu detaya bayıldım. Ölen kişiler oldukça biblo sayısı azalıyordu. Diğer ilginç olansa her odada On Küçük Zenci şiirinin olması ve olayların şiirdeki sıraya göre olmasıydı.

21 Ekim 2018 Pazar

KENDİNE AİT BİR ODA – VIRGIANA WOOLF



KİTAP TANITIMI:

Edebiyat dünyasının feminist bir makalesi olarak adlandırılan Kendine Ait Bir Oda, kadın hareketinin elinden düşürmediği önemli kitaplardan biri olmayı başarıyor. Erkeklerin kadınlara uyguladığı baskının ve her zaman süre gelen “Eşitlik” tartışmasının cevabını tarihten alıntılar yaparak yanıtlıyor.

“Kadın ve edebiyat” arasındaki bağlantıyı kurmaca bir yazıyla ve karakterleriyle anlatan Woolf, kadınların neden daha az şiir yazdığını veya neden erkekler kadar yaratıcı olamadığını anlattığı eserinde, tarihsel süreç içerisinde kadının toplumdaki yerini de ele alıyor. Kadınların dünyasına dair ilginç tespitleri, farklı bakış açılarını içeren eserinde Woolf, odasındaki duvarı verdiği cevaplarla örmeye çalışıyor ve şöyle sesleniyor kadınlara: “Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!”

KİTAP YORUMUM:

Merhaba bugün sizlere Virgiana Woolf'un feminizm temalı önemli bir kitabını tanıtacağım. Çoğu kişi feminizmi erkek düşmanlığı olarak biliyor ama aslında alakası yok. Her iki cinsiyette eşittir,eştir. Kitabi okuyunca fark ettim ki 1929 yılında yazılmış bu kitapta da günümüzde de kadına bakış açısı aynı. Ne kadar çabalasak da kadınlara gereken önem verilmiyor. Tek değeri ev hanımlığı ve çocuk doğurmak olarak geçiyor. Ancak kadınların da duyguları, düşünceleri ve kendine ait bir yaşamları var. Ne isterlerse yapabilirler ama kadınlara engel oluyor birçok şey.

 Woolf diyor ki erkekler gibi kadınlar da yazar olabilir. Ancak kendine ait bir odası ve parası olmalı. Kendine ait bir odası olmalı çünkü özgürlüğünü yaşayacak bir ortama ihtiyacı var. Parası olmalı çünkü kimseye bağımlı olmadan yazmalı ve kitap çıkarabilmeli. Değindiği birçok konu ve önemli yazarlarin isimleri görüşleri var kitapta. Herkesin okuması gereken kitaplardan. Sonlara doğru biraz sıkıldım açıkçası. Çünkü bahsedilen yazarların  ve fikirlerin çoğunu bilmediğimden konuya hakim olamadım. Yıllar sonra tekrar okuyacağım belki daha iyi anlarım. Kitabın kapanış konuşması da güzeldi bence. .

Kadınların erkeklerin yaptığı şeyleri yapması hâlâ bazı çevreler tarafından çok uygunsuz görülüyor. Kadınlar çocuk sahibi de olabilir kariyer sahibi de. Seçtiği mesleğe, giyimine, yediği yemeğe göre bile yargılayan var. Her yaptığı olay olurken nasıl özgür bir birey olabilir ki kadınlar?

3 Ekim 2018 Çarşamba

1.ÇANKAYA KİTAP FUARI



Merhaba 😀

Bugün Çankaya Belediyesinin düzenlemiş olduğu kitap fuarina katıldım. Fuar Ankarada. Çağdaş Sanatlar Merkezinde. 5 kitap aldım. 1 tane de bez çanta aldim ama kuzenim istedi ona aldim. 35 yayinevi katılmıştı. Çok büyük degil ama 1.Çankaya kitap fuari icin gayet iyiydi bence. 5 ekime kadar devam edecek. Ankarada olanlar katılabilir. Evet aldıklarımın fiyatlarina gelelim simdi.
.
🍁Bir Kadının Yaşamından 24 Saat = 6 tl
🍁Zaman Makinesi = 9 tl
🍁İnsancıklar = 14 tl
🍁Yabancı = 12 tl olmasi lazim.
🍁On Küçük Zenci = 14 tl olmasi lazim.
🍁 Bez çanta = 10 tl
.
Son iki kitabin fiyatini tam hatirlamiyorum ama o civardadir galiba. Instagram hesabımdan da paylaştım.
Instagramdan da takip edebilirsiniz beni                        / @farkli_diyarlar / 😏


1 Ekim 2018 Pazartesi

DİZİ YORUMU // HUMANS


humans wallpaper ile ilgili görsel sonucu


Oyuncular: Eva-Jane Willis, Emily Berrington, Gemma Chan 
Sezon sayısı: 3 (4.sezon onayı aldı mı bilmiyorum ama bence alır.)
Toplam bölüm sayısı: 24
Tür: Bilimkurgu, Dram

***

DİZİ TANITIMI:

Evinizin her ihtiyacını gideren robot-insanlar (Synth denilen androidler)  hayatınızın bir parçası olsaydı nasıl olurdu? Teknolojik ilerlemeyle robotlara bağımlı yaşamımızı, robotların gözünden izlemeye davet ediyor.

*** 
DİZİ YORUMUM:

Bu diziyi gerçekten çok seviyorum. Sizlere tanıtmayı hep istedim. Sınavım bitince bunu izleyip bitirmiştim ancak yazmak ve okumaktan yorulduğum için ara vermem gerekti. Hayalimdeki gibi çok dizi ve kitap yorumu yazamadım maalesef blogda. Şimdi hazır olun. Sizlere bilinçli robotlar hakkındaki en harika yapımlardan birini tanıtacağım elimden geldiğince. Şunu belirtmemde fayda var. Bu dizi Real Humans adlı diziden ilham alınarak yapılmış. Real Humansı izlemedim. İzlemeye değerse eğer bilenler yorum atarak bilgilendirin bizleri :)

Robot konusu çok klasik ama bu diziye bir şans verin. Farkı göreceksiniz. 

Yapay zeka, düşünebilen, insan gibi davranan robotlar, andreoidler veya bu dizideki adıyla sentetikler… Ne düşünüyorsunuz bu konuda? Lütfen aşağıya yorum bırakın çünkü merak ediyorum fikirlerinizi.

Dünya değişiyor. Teknoloji gelişiyor. 
İnsanlık ilerliyor evet ama ya insanlığı ilerlettiğimizi sanırken aslında her şeye hükmetmek isteyen bencil yaratıklar oluyorsak? Bunu düşündünüz mü hiç?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...