2 Nisan 2018 Pazartesi

BLOG YAZARINI TANIMA MİMİ


          

Merhaba kitapseverler :)
Blog dünyasında samimiyetine güvendiğim, yazılarını severek okuduğum KAĞITTAN DÜNYAM beni  mime davet etmiş. Davete icabet etmek gerek :) kendisine tekrar çok teşekkür ediyorum.  Kişisel bir şey, yani klavye arkasındakileri tanımak için güzel bir mim olmuş.

1)  Nerelisin?
Karadeniz, Sinop. Türkiye’nin kuzeyindeki en uç şehir. Doğa sevgim genlerimden geliyor olabilir.

2)  Burcunuz?
Oğlak. Genel özelliklerini taşıyorum.

3)  Bloglarda en çok ilgini çeken nedir?
Kitap, dizi, filmle alakalı olan bloglar daha çok ilgimi çekiyor. Yazılarındaki samimiyet, blog teması, yorum yazanları umursayıp onlara tek tek cevap vermesi vb.

19 Şubat 2018 Pazartesi

SİNEMA VE BEN (MİM)

SİNEMA ile ilgili görsel sonucu

1)  Sinemada izlediğin ilk film:
Kaçıncı sınıfım hatırlamıyorum 2 ya da 3 muhtemelen  ama ilkokuldayken babamgil kardeşimle beni Winx’in sinemasına götürmüştü. Hatta Winx Club Kayıp Kırallığın Sırrı filmiydi. Şimdi baktım da 2007’de çıkmış. Çok heyecanlandığımı ve sinemayı sevdiğimi hatırlıyorum. Hatta filmden sonra annemlere heyecanla filmi anlatıp durmuştum. :)
Küçücük bir çocuksun ve karşında dev bir ekranda en sevdiğin çizgi film oynuyor ahh harika bir andı. İlkler bir başka oluyor. Zaman çok çabuk geçmiş. İlk sinemaya 11 yıl önce gitmişim vay be :)

2)  Film en güzel .... de /da izlenir.
Sinema güzel ama evde televizyondan nete bağlanıp filmi açmak, mısırı, cipsi ve daha birçok şeyi özgürce yemek, kanepeye yayılarak oturmak, beğendiğim yerlerde sesli yorum yapmak, kahkahayla gülmek, karışanın olmaması tabi ki daha güzel bana göre. O yüzden ev diyorum :)

12.ANKARA KİTAP FUARI


(o acelede bu fotoğrafı çekebildim )

Dün 12.Ankara Kitap Fuarına gittim arkadaşlarımla. O kadar özlemişim ki kitaplarla iç içe olmayı...

2 yıl sonra tekrar gittim kitap fuarına. Geçen yıl fırsat olmamıştı. Bu yıl nasip oldu şükür J işte o kadar içten istedim ki demek ki, hiç olmayacakken oldu işte gittim 😊 dershane ve diğer şeylerden hiç vaktim olmuyordu. Her yerde afişlerini görünce üzülmüştüm. Keşke gidecek vaktim ve arkadaşlarım olsa diye. çok şükür ikisi de denk geldi :).pazar günü öğleden sonra ders bitmiş oluyor. Arkadaşım teklif edince hayır diyemedim. Harika bir gündü. 2 yıldır görmediğim eski sınıf arkadaşımı da gördüm. Anılarım canlandı ;))

Ortam harika cidden. Çok kalabalıktı yine. Her yer insan ve kitap 😊 

29 Ocak 2018 Pazartesi

PİANO PİANO BACAKSIZ (EVİMİZİN İNSANLARI) – KEMAL DEMİREL

piano piano bacaksız alıntı ile ilgili görsel sonucu

Okurken düşündüğüm, her kelimesini hissettiğim sımsıcak bir kitaptı.
1930’lu yıllarda çocuk olan Kemal Demirel o zamanki dünyasını anlatmış. Kendi çocukluğunda iz bırakan iki adam: Senai Abisi ve Kerim Dayısı.

Bir evin içinde her odada ayrı aile kalan, o zamanları anlatıyor. Değişik insanları, yoksulluğu, çocukluğun saflığını…

İkisi de tüm hatalarına rağmen gerçekten yüreği güzel insanlardanmış. Dünyadaki tüm acımasızlığa ve yoksulluğa rağmen insan kalabilmişler.

Herkesin okumasını tavsiye ediyorum. Mutlaka bu iki güzel adamla tanışın. Eminim ,bana olduğu gibi, size çok şey katacaklar. Sizi çok düşündürecekler.

O eski zamanlarda yaşam çok başkaymış. İnsanlar daha samimi, daha masum, daha fedakar, daha cömertmiş. Sevgi varmış bir kere. Gerçek sevgiden bahsediyorum. Uğruna tüm sıkıntılara katlanılan, tüm acılara gülümseyerek bakılabilen sevgi. Emek verilen sevgi…

16 Aralık 2017 Cumartesi

KORKU - STEFAN ZWEIG



Yazar: Stefan Zweig
Çevirmen : İlknur İgan
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı : 80
İlk Baskı Yılı : 2015

KİTAP TANITIMI :
Rahat ve korunaklı bir yaşam süren saygın bir kadın, sekiz yıllık evliliğinden sıkılmış, burjuva dünyasının kozasından çıkarak kendini genç bir piyanistin kollarına atmıştır. Ancak bu gizli ilişkiden haberdar olan bir şantajcının ansızın zuhur etmesiyle, hayatında yeni farkına vardığı bütün güzellikleri yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalır ve kahredici bir korkunun pençesine düşer. Korku insanı bilinçdışına itilmiş utanç verici deneyimlerden, bastırılmış pişmanlıklardan özgürleştirebilecek güçte bir yapıt.

KİTAP YORUMUM:

Stefan Zweig'ın bir eserini daha okudum. Kitaplar  ince olmasına rağmen dolu dolu. Az ama öz. İnsana bir sürü şey hissettiriyor ve birçok şeyin farkına vardırıyor.

Dershanede teneffüslerde ve otobüste okuyarak Bitirdim. Zaten Zweig kitapları bence en güzel otobüste okunuyor. Kalabalık ve gürültülü o ortamdan soyutlanıp Zweig karakterlerinin hayatına dalıyorum. İnce olduğu için taşıması kolay. Hem de derslere yorulmuş beynimi, insanları Derince anlatan Zweig kitaplarına yöneltmek harika :D

Bu kitapta adından anlaşılacağı üzere korku duygusu ele alınmış.

Kocasını aldatan bir burjuva kadını var. Bir gün şantajcı onun yaptıklarını öğreniyor ve ondan para vermesini istiyor. Yoksa herkesin öğreneceği ile tehdit ediyor.

O andan sonra Irene hayatın anlamını, yaşamanın güzelliğini ve elindekilerin kıymetini anlıyor.

11 Aralık 2017 Pazartesi

OLAĞANÜSTÜ BİR GECE - STEFAN ZWEIG

Yazar: Stefan Zweig
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Çevirmen: İlknur İgan
İlk Baskı Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 80
Tür: Hikaye
***
KİTAP TANITIMI:

Olağanüstü Bir Gece, seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız varoluşunu sürdürürken giderek duyarsızlaşan bir adamın hayatındaki dönüştürücü deneyimin hikâyesidir. Sıradan bir Pazar gününü at yarışlarında geçirirken, belki de ilk kez burjuva ahlakından saparak "suç" işler. Böylece yeniden "hissetmeye" başladığını, kötücül ve ateşli hazları olan gerçek bir insan olduğunu fark eder. İçindeki haz dolu esrime, aynı günün akşamında onu gece âleminin son atıklarının arasına, "hayatın en dibindeki lağımlara" sürükleyecek, varış noktası ise ruhani bir uyanış olacaktır. 

KİTAP YORUMUM:

Hissiz bir adamın yaşamı tüm duygularıyla öğrenmeye çalışmasının hikayesi bu. 

Yaşamın amacını, insanlara iyilik etmenin önemini kavratan bir hikaye.

Tek bir gecenin insana derin izler bırakabilmesini okuyoruz. Zweig yine kalemini konuşturmuş.

Sonunda Stefan Zweig'ın çok konuşulan bu kitabını okuyabildim.  Güzeldi.

Hayatta dikkat edilmeyen ama geleceğe yön veren ufak ayrıntıların, bir hayatı değiştirebileceğine, bir  insanı yaşama bağlayabileceğine tanık olacaksınız.

Yine dershanede başlayıp otobüste bitirdiğim bir kitap oldu.

Stefan Zweig'ı bu yüzden seviyorum işte. Dili anlaşılır ve sürükleyici. Bir çırpıda bitiyor. İnsana yönelik hikayeleri. İnsan psikolojisine ve ruhuna...

29 Ekim 2017 Pazar

ÇIRAK – TESS GERRITSEN (R&I # 2)




Yazar: Tess Gerritsen
Çevirmen: Cumhur Mısırlıoğlu
Yayınevi : Martı Yayınları
Sayfa Sayısı: 384
Baskı Yılı: 2015
Tür: Polisiye, Gerilim, Heyecan, Aksiyon, Romantizm
***

KİTAP TANITIMI:

Cerrah Geri Dönüyor... Ve Bu Kez Yalnız Değil...

Boston dedektifi Jane Rizzoli, Cerrahın elinden yeni kurtulmuş, kâbuslarının sona erdiğini düşünmeye başlamıştır ki, yeni ortaya çıkan bir seri katilin peşine düşmek zorunda kalır. Ancak bu yeni katilin yöntemlerinin Cerrahınkilere olan benzerliği ürkütücüdür. Davayla ilgili herkesten daha çok şey bilen gizemli bir FBI ajanının ortaya çıkışı Rizzoli'nin işini kolaylaştırmaktan çok daha da zorlaştıracaktır. Uzun yıllardır birlikte çalıştığı ortağının yardımı olmadan tek başına savaşmak zorunda olan dedektif, korkularıyla ve kâbuslarıyla yüzleşip Cerraha ve "çırağına" meydan okumaya hazırlanmaktadır.




KİTAP YORUMUM:

İki gün önce başlayıp dün gece saat 1 e kadar okuyup bitirdiğim kitabın yorumuyla sizlerleyim. Okumayı bırakamadım, sonunu çok merak ettim ve uykusuz gözlerle okumama değdi cidden çok beğendim :)

***Ayrıca Tüm Türkiye'nin ve Türk olduğunu hissedenlerin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun ! :)

Cerrah kitabını okuduydum. 9.sınıftayken. Ama o zamanlar Çırak'ı kütüphaneden veya arkadaşlarımdan bulamamıştım. Sonradan kendim aldım. Ama okumaya fırsat olmadıydı. İyi ki şimdi okudum. O kadar özlemişim ki Tess'in cümlelerini. Bana çok iyi geldi, stres yaşadığım bu dönemde.


Cerrah aklımdaydı. Ama yine de unuttuğum yerler olmuş. Onları da Çırak sayesinde hatırladım. Yani Tess önemli kısımları yine hatırlatmış. Kitap harikaydı.  Çok heyecanlı ve sürükleyiciydi.

Cerrah'ın yaptıklarını taklit eden bir adam çıkıyor ortaya. Ama sonra onun taklit değil kendi zevki için bunları yaptığı anlaşılıyor. Bu adam eş olan insanlara saldırıyor. Adamları öldürüp kadınları kaçırıyor. Tabi bunları hapiste haber izlerken Warren Hoyt da öğreniyor. Cerrah bir şekilde hapisten kaçıp Çırak'ı buluyor. Artık cani insanlar 2 kişi. Bundan en çok etkilenen Jane Rizzoli oluyor tabi ki.

Rizzoli 1 yıl önce yaşadıklarını unutmaya çalışırken bu son olan cinayetler onu tekrar mahvediyor. Ama polisten tek kadın olması dolayısıyla kendini güçlü tutmaya duygularını kontrol etmeye çalışıyor. Çünkü herkesin gözü onun üstünde. Herkes o düşsün diye beklerken Rizzoli tam tersi kalkıp savaşıyor.  Bu cinayetlerde Baş Dedektif o oluyor.

Rizzoli'nin yaşadığı korkular, güçlü kalmaya çalışması falan çok iyi anlatılmış. Ayrıca onun tek kadın polis olması ve sürekli erkeklerin küçümseyici bakışlarına katlanmak zorunda olması da güzel anlatılmış.

Bu kitapta Dr. Maura Isles ve Ajan Gabriel Dean aramıza katılıyor. İkisini de çok sevdim tabi ki :))

7 Ekim 2017 Cumartesi

ATEŞİN ŞARKISI – TESS GERRITSEN

ateşin şarkısı ile ilgili görsel sonucu

Yazar: Tess Gerritsen
Orijinal adı: Playing With Fire
Çevirmen: Cumhur Mısırlıoğlu
Yayınevi : Martı Yayınları
Sayfa Sayısı: 304
Baskı Yılı: 2016

KİTABIN TANITIMI:

"Ona baktığınızda ne görüyorsunuz?" "Kızım o benim. Tabii ki her açıdan mükemmel olduğunu düşünüyorum. Fakat"... "Fakat?" Artık ondan korkuyorum.

Üç yaşındaki kızının saldırısına uğradığında Julia'nın hissettiği tam da budur. Genç kadın, dünyalar tatlısı kızı Lily'ye ne olduğunu anlayamaz, ama onu bu hale neyin getirdiğini biliyordur. Ya da bildiğini sanıyordur.

"Her şey o zaman değişti işte. Kâbus o zaman başladı. Incendio'yu ilk çaldığım zaman. Bu müzikle ilgili bir şey hayatımıza bulaştı ve kızımı, her gördüğümde kanımı donduran birine dönüştürdü."

Julia, bir antikacıda bulduğu Incendio adlı bestenin, kızı üzerindeki ürkütücü etkisinin sırrını çözmek zorundadır. Bu uğurda yalnızlığı göze alıp, yabancı bir şehrin karanlık geçmişine uzanan sokaklarında kaybolsa bile.

(Benim kameramdan)

KİTAP YORUMUM:

En sevdiğim yazarlardan biri olan Tess Gerritsen’ın farklı türdeki kitabıyla karşınızdayım :)  

Bu kitabı taa Ramazan’da okuyup bitirdiydim. Bir türlü yorumunu yazamadım. Oruç olduğum halde 1 günde bitirdim. Bir başladım, sonra bir baktım akşam ezanı okunuyor. Kitabı bitirmişim akşama kadar :)

Çok ilginç bir kitaptı. Evet Tess alışıldık konularından uzaklaşmış. Bana göre iyi bir kitaptı. Tess ne yazsa okurum diyenlerden olduğum için :) Tess’in anlamı benim için çok farklı. Polisiyeyi ve adli tıpı bana cidden sevdiren yazardır. Bu kitabında farklı kültür, geçmişin karanlık sırları, müzik var. Sonunda yine şaşırtıcı. Harika bir kitap bana göre. Ama Tess’in normal konularından uzak olduğunu bilerek başlayın hayal kırıklığına uğramazsınız :)

Her ne kadar Rizzoli & İsles serisini 9.sınıftan beri hala bitirememiş olsam da okumayı çok sevdiğim bir yazar. Kitaplarının hepsi elimde olmadığı için bitiremedim zaten serisini. Ama inşallah seneye yazın R&I nın tüm kitaplarını alıp okuyacağım :)
Kitaba gelelim bu kadar sohbet yeter ;)

Kemancı Julia, Roma’da eski bir sahafta daha önce hiç görmediği, duymadığı bir besteyi buluyor. Incendio. Çok hüzünlü başlayan ama sonra çılgınca hızlanan bir beste bu. O hüzünlü ses bir anda gerilim müziğine dönüşüyor. Onu çalarken çok farklı hissediyor. Bu besteyi çaldığı andan sonra 3 yaşındaki tatlı kızı bir anda değişiyor ve Julia’nın korktuğu birine dönüşüyor.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...