26 Aralık 2019 Perşembe

AĞAÇ EV SOHBETLERİ # 17 (LİSE AŞKLARI)




Bu haftanın konusunu da Barış Doğan belirledi: Lisedeki aşk meşk olayları ve lisede sevgili yapmak hakkında ne düşünüyorsun, sence yapılmalı mı?

Liseye geçtiğim zamanlarda ülkemizde bu sevgililik durumları iyice yaygınlaşmıştı her önüne gelen sevgili yapardı. Ben ve arkadaşlarım yapmadık galiba sadece  ;)

Lisedeyken çok dalga geçerdim, boş gelirdi bu şeyler. Hala da karşıyım lisede sevgili yapılmasına. Daha yaşımız küçük aşktan ne anlarız her önüne gelen de kendini aşık zannediyor bu öyle kolay mı derdim hep taa ki 11.sınıfa kadar. O zamanları hatırlamak hem kıpraştırıyor beni hem de üzüyor derinden. Lise yıllarım çok problemliydi ama 11.sınıf en güzeliydi cidden. 

Sen o kadar aşkla dalga geç büyük konuş sonunda bulur o seni. Yani beni de aşk 11 deyken buldu. Dalga geçtiğim şeyi yaşadım harbiden. Anladım ki aşkın yaşı yokmuş. Hele ki ergenlik döneminde duygular coşkuluyken bu hisler bambaşka etkiliyor insanı. Çok yordu beni. Çok ağlattı, çok güldürdü, çok düşündürdü, tüketti en sonunda.


O yüzden diyorum ki aşık olmak güzel ama platoniksen dikenli bayağı. Takıntı yapmamak lazım bir de. O ince sınırı geçmemek lazım.

 Bence lisedeyken çocukluğun son demleri ve ilk gençlik yıllarında bu tip sevgili işleriyle uğraşmayın. Gençliğinizi yaşayın. Bolca gezin, eğlenin, kültürel faaliyetler yapın, okuyun. Arkadaşlarınız çok olsun. Ama duygusal aşk işlerine girişmeyin. Ha aşık olduysanız da benim gibi geç kalmadan itiraf edin. Her şey zamanında güzel. Araya zaman girince soğuyormuş. Aşık olmamak bizim elimizde değil evet. Ama dozunu aşmadan sevmek lazım.

Tabi bu aşklar sevgililik olayları ergenlikte olduğumuz için bizi çok etkiliyor. Dersleri aksatabilirsiniz. Ama derslerinize dikkat edin. Gelip geçici veya sonradan ehemmiyetini kaybetme ihtimali olan şeyler için geleceğinizi çöpe atmayın. 

Ben o dönemde aşık olmasaydım daha çok çalışırdım ve daha iyi yerde olabilirdim. Ha şükürler olsun şimdi hemşirelikteyim ve memnunum ama daha kötüsü de olabilirdi.

11.sınıfta aşıktım. 12.sınıfta gitti o. Ben yine de sevmeye devam ettim. Birini hiç görmeden sevmek çok zormuş. Çok can yakıyormuş bunu öğrendim. İçime kapandım. Sınav senesiydi ve berbat geçti. Sonra mezuna kaldım tabi. Mezuna kalmamda ailevi sebepler ve bu aşk mevzusu vardı. 

Mezun senemde de sınava çalıştım odaklanmaya çalıştım ama yine de ona duyduğum hisler azalmadı. Aşk gelip geçiyor ama birini sevmek daha farklıymış bunu da öğrenmiş oldum. 

Sonra üniversiteye geçmeden ona mesaj atarak itiraf ettim. Çünkü kuzenim dedi ki “hilal artık bu yük sana ağır geliyor, itiraf et. Eğer olmazsa bırak onu sil ve unutmaya çalış.” Çocukça bir mesajdı yazdığım, duyduğum sevgiyi kelimelerle ifade edemedim. Sonuçta o beni reddetti. 

Uzun bir süre depresyona girdim. Sınav etkisi ve bu yüzden depresyonda kaldım. Her şeyden herkesten soğudum. Hevesim kalmadı. İnsanlara duyduğum merak gitti. Yalnız kalmak istedim. Kimseyle konuşmak istemedim.  

Sonra üniversiteye başladık.ben hem kendime hem kuzenime verdiğim sözden dolayı onun telefon numarasını silmiştim ve artık onu hatırlamak istemiyordum, unutmaya çalıştım. Zamanla azaldı. Göz görmeyince gönül katlanıyor tabi ama kesin bu işin olmayacağını öğrenip, artık bu sevginin bana da zarar verdiğini fark edince onu unutmak zorunda kaldım.

Evet böyle de içler acısı bir hikayem var. Yani siz siz olun lisede aşık olmayın. Sonra 3 yıl da geçse hala kalbiniz ağrır. Şu an onu sevmiyorum tabi ki unuttum muamma da olabilir. çocukluğun sonunda gençliğin baharındaydım ama o kadar derinden yaşadım ki bu sevgiyi anlatmaya kelimelerim yetmiyor. tabi ki hemen unutması da zor ne kadar derine indiyse o kadar zorlaşıyor yani. yine de iyi ki sevmişim diyorum. yaşadığım onca acıdan sonra bile. çünkü sevmek insanı büyütüyor. olgunlaştırıyor. bir zaman sonra diyorsun ki sevmek belki bir sonuca götürmedi ama bana çok şey kattı, önemli olan benim hislerimmiş. ben bu sayede kendimi tanıdım ve kendimi anladım.  Ama işte Sabahattin Ali’nin dediği gibi 
“...unuttum diyemem, fakat üzerimde bir tesiri kalmamış..”

olmayınca olmuyor zorlamamak lazım. kabullendim ve hayatıma devam ettim. 
aşk acısından kurtulmanın en iyi yolu boş kalmamak. mutlaka hobi edinin, iyilik kuruluşlarına katılın, yeni insanlar tanıyın. sizi oyalayacak şeyler yapın. ama asla boş kalmayın, çünkü boş kalırsanız düşünürsünüz ve düşünürseniz unutamazsınız.

Her neyse yani lisede aşık olmak sağlığa zararlıdır. Hiç flörtüm olmadı sevgilim de olmadı. Cesaretim yok o zamandan beri. İnsanlara güvenemiyorum çünkü. Neyse elbet her şeyin bir zamanı vardır.

Of ne uzun yazmışım. Sıktıysam özür dilerim. Benim de canım sıkıldı. 
Doğru kişiyi sevmek zor, seviyorsan yürütebilmek zor, anlaşmak zor, güvenmek zor. Çocuk kalmak en güzeliydi.

NOT: İlk haftanın konusu televizyondu onun hakkındaki yorumumu okumak için tıklayınız.

NOT: İkinci haftanın konusu küresel ısınma ve çevre kirliliğiydi. okumak için tıklayınız.


NOT: Üçüncü haftanın konusu yaşadığımız şehirlerdi. Ben Ankara'yı tanıttım. Okumak için tıklayınız.

NOT: Dördüncü haftanın konusu özgürlüktü. Okumak için tıklayınız.

NOT: Beşinci haftanın konusu mutluluk ve şükürdü. Okumak için tıklayınız.

NOT: Altıncı haftanın konusu düğünlerdi, gösterişti. Okumak için tıklayınız.

NOT: Sekizinci haftanın konusu ölmeden önce yapılacaklar listesiydi. Okumak için tıklayınız

NOT: Dokuzuncu haftanın konusu rüyalardı. Okumak için tıklayınız.

NOT: Onuncu haftanın konusu süper kahramanlardı. Okumak için tıklayınız.

*** Deepsi ve İrem Can 'a teşekkür ederim.




9 yorum:

  1. Çok içten bir paylaşımdı. İçim burkuldu biraz. Demek ki hayırlısı böyleymiş. Yoluna açık olsun inşallah :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet insallah. Hayat iste uzucu seyler olabiliyor maalesef. Atlattim artik şükür daha iyiyim :)

      Sil
  2. Platonik aşk hiç yaşamadım ama çok zor olduğunu tahmin edebiliyorum. Senin anlatımından da yoğunca hissettim onu. Hele de böyle zor bir duyguyla sınav döneminin denk gelmesi off. Gelmiş geçmiş gerçi ama senin dediğin gibi hayattaki böyle zorluklar olmasa büyüyemeyiz ki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dogru gercekten bunlar zor ama bizi büyütüyor. Evet sinava denk gelmesi cok kötüydü. Ama artik daha iyiyim tabi =)

      Sil
  3. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Platonik aşkın çok daha dikenli olduğunu düşünüyorum ben de. Neyse ki her şey gibi o da geçiyor :))

    YanıtlaSil
  5. ay yaa zormuş aşkın evet yıpratıcıymış aman neyseee geçmiş artııııık :)

    YanıtlaSil
  6. Platonik aşk yıpratıcı gerçekten. Yazdıklarına da katılıyorum. Aslında bu haftanın konusunu Deeptone'un başka bir Ağaç Ev yazısında duyuru olarak ilk okuduğumda yazmayı düşünmüştüm ama sonra vazgeçmiştim. Şimdi yazını okuyunca yazasım geldi benim de :)

    YanıtlaSil
  7. Lisede benim de hoşlandığım bir çocuk vardı. Platonikti ve bazen bu durum beni üzüyordu ama seninki kadar şiddetli yaşamadım. Bu tarz duygular güzel, yaşanması gereken duygular ama dozunu iyi ayarlamak gerekiyor. En güzel yıllarını karşılıksız bir sevgi için harcadığına üzülüyorsun sonra.

    YanıtlaSil

Değerli Okuyucular:
Lütfen yorumlarınızda küfür, argo ve ahlaksızlık kullanmayınız!!!
Onların haricinde her türlü eleştiriye açığım :)
Yorumlarınız denetlendikten sonra yayınlanacaktır!

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...