15 Kasım 2019 Cuma

SON – AYSU ŞAHLI


Yazar: Aysu Şahlı

Yayınevi: Dağhan Külegeç Yayınları
Sayfa Sayısı: 160
İlk Baskı Yılı: 2019
TÜR: Polisiye

KİTAP TANITIMI:
Yalnızlığın tercihten tecrite dönüşmesi sarsıcıdır. Kişinin içinde büyüyen boşluk nefretle dolarsa başkalarına da bulaşır. O boşluk hiç dolmaz, hep genişler. Güzel her şeyi yutar.
Son, kötülük ile iyilik arasındaki ince çizgiyi yerinden oynatıyor. Anne şefkatinin uzaklığı ile ölümün yakınlığı arasında kalan kadınları anlatıyor. Suçluluktan kaçmak için her şeyi göze alabilen irkiltici tarafımıza ayna tutuyor.
***
KİTAP YORUMUM:


Merhaba arkadaşlar :)

Bugün harika bir Türk polisiyesi ile geldim. İçinde seri cinayetler, kadın dramları, annesiz çocuklar, aynalar var. Daha pek çok şey.

Başkomiser Ali ve ekibine bir gün ilginç bir görev verilir. Issız bir evdeki mumyalanmış genç kadın cesetleri. Evin sahiplerini araştırırlar. Sahipleri iki yaşlı insan. Adam kısa zaman önce ölmüş. Kadın da huzur evinde. Aklı pek yerinde değil gibi duruyor. Yakınları da yok. Amish’ler gibi yaşıyorlarmış. Amish‘leri araştırın. Ben ilk kez The x files’ta rastladım onlara. Çağın araçlarından ve insanlardan uzakta yaşamaya çalışan tipler. Araştırdıkça yakın zamanda ölen kadınların ortak bir bağı çıkıyor. Daha eski yıllardakiler ise bağımsız gibi görünüyor. Ama aslında hepsinin ortak tarafı, yaşadıkları aileden memnun olmamaları diyebilirim.

Olaylar hızlı başladı hızlı bitti. Keşke daha uzun sürseydi dedim. O kadar akıcıydı ki. Türk polisiye yazarlarına ekstra önem veririm. Aysu hanımı da tebrik ettim. Çok orijinal fikirler bulmuş. O fikirleri açıklayamam spoi olmasın.


Polisiyenin içine dram da katmış. Yetimhanede büyüyen ve sonra evlenen bir çift var. Onların bir de çocukları var. O çocuk başka kimseyi görmeden büyüyor. Kadın yalnız. Adam gittikçe tuhaflaşıyor aynalarla konuşuyor. Sonra bir gün çocuk evden kaçıyor. İşte o zaman her şey kötüleşiyor. Evlatlarını kaybeden bir ailenin dramından sonra olaylar sarpa sarıyor.

Bir yandan polisin soruşturmasını okuyoruz tüm ayrıntılarıyla. Bir yandan da katilin kaçırdığı kıza anlattıklarını. Katilin anlattıklarını okumak kitaba ayrı bir sürükleyicilik katmış. Bu tarzı seviyorum. Kitabın dili çok iyiydi. Karakterler ve onların bağları, olaylar iyi kurgulanmıştı. Teknik açıdan kitap güzeldi. Yalnız basımından kaynaklı yazım hataları var ama onlar da düzeltilir sonra. kitabın kapağı da hoşuma gitti.

Kitapta altı çizilecek güzel cümleler de vardı. Aşağıya alıntı yazdım onları da okuyun mutlaka :) 
Kitabın arka kapağındaki yazıysa aslında kitabın güzel bir özeti.

Bitirince bir müddet öylece bakakaldım. Çok iyi kurgulanmıştı. Bayağı tesir bıraktı bende. Psikolojik bir yönü var. Hem kadın cinayetlerine tepki için yazılmış. Yazar da öyle dedi. Hem kadınları anlatmak istemiş hem de polisiyeyi. Bence başarmış da. İlk kitabı olmasına rağmen çok iyiydi. @aysu_ve_kitaplari na çok teşekkür ediyorum. Bu kitabı okumama vesile olan  @hayatim_kitap a da teşekkür ederim. #polisiyetutkunları ekibi olarak harika bir kitap okuduk bu ay. Üstelik imzalı bir kitabım daha oldu. Bu aralar çok şanslıyım hem güzel kitaplar okuyorum hem de hediye geliyor.

Kitabın 2.si de çıkacakmış inşallah. Bayıldım gerçekten Başkomiser Ali ve ekibi yeni bir trend olabilir  :)

Hoşuma gitmeyen yerler oldu tabi. Kitabın ilk başında bir hemşireden bahsediliyor. Aslında bu kısma takmazdım o kadar ama son zamanlarda tv de yapılan aşağılamadan sonra bu konuya dikkat eder oldum. Neyse kitaptaki hemşireyi asık yüzlü olarak tanımlıyor. Sonra da hiç ziyaretçisi olmadığı söylenen kadınla ilgili önemli bir bilgiyi söylemiyor. Önemsemez ve belki rüşvetçi olarak gösterilmiş. Ya tabii ki karakter o. Ben de farkındayım ama zoruma gitti. 

Toplumdaki bu kötü algıyı kırmaya çabalıyoruz ama hala hemşireler böyle kurgularda bile kötü olarak anlatılıyor. Aslında biz çok emek veren, çok yorulan insanlarız. Tabii ki aramızda soğuk ve kötü olanlar var ama yeni nesil hemşireler olarak, 4 yıl lisans okuyup okula geldiğimiz ilk günden beri insan sevmeyi öğretmeye çalışan öğretmenlerimiz tarafından eğitiliyoruz. Her neyse o yüzden zoruma gitti. Topluma neyi anlatırsan onu aşılarsın. Maalesef araştırmayı sevmeyen, her denilene inanan ve düşünmeye üşenen bir millet olduk.
***
Bu arada vizelerimi atlattım. Dahiliye zordu. Nedenin nedenini bilmemiz gereken bir ders iç hastalıkları. O yüzden de zorlandım. Ezberlemek işe yaramıyor. Öğrenmek gerek. Bu yüzden de sürekli çalışmalıyız. Yarın da hemşirelik toplantımız var. Her hafta cmt toplanıp farklı konuları tartışıyoruz. Türk Hemşireler Derneği Öğrenci komisyonu olarak. Bu mesleğe ve meslek kanunumuzun çıkmasına gönül veren Prof.Dr.Saadet Ülker hocamızla toplantılarımızı yürütüyoruz. Bu toplantılar bana çok şey öğretiyor hem meslek anlamında hem de hayat hakkında :) Saadet hocamızın dobra dobra haliyle bize önemli şeyler anlatmasını çok seviyorum. Yılların tecrübesi var ne de olsa. Ben de bir gün öyle olmak isterim. 

Bugün twitter da #HEMŞİRELİĞİHEMŞİRELERÖĞRETİR tagıyla eleştirilerimizi başlattık. Çünkü geçenlerde hemşirelik akademik kadrosuna başka bölümlerden insanlar atanmış. Yani hemşirelerin önemli derslerini hemşirelikle alakası olmayan insanlar verecek. İnsan sağlığı tehlikede o zaman. Siz de destek olmak isterseniz bekleriz twittera. İşin içine girince anladım ki topluma bu kadar yakın olup da toplumdan bu kadar soyutlanmak istenilen ve meslek hakkı gasp edilen başka bir meslek olmamış. Hemşirelerden artık elinizi çekin. Hemşire akademisyenler hemşireleri eğitsin. Hemşireler kendi alanlarında çalışsın, hemşirelik alanından başka bölümlere pay verilmesin!

Konuyu bayağı uzattım sıkılan olmuştur belki. Ama hastalarla iç içe olan bir meslek var ortada. Ama o özel hasta hemşire bağını sürekli kırmaya çalışan güçler var aynı zamanda. Yoruldum ama mücadeleye devam.
***
-ALINTILAR-

Bir eve ev diyebilmek için sadece içinde yatıp kalkılması değil mutluluk, huzur, sevinç gibi kavramların yaşanması hatta bazen kavga bile edilmesi gerektiğini düşündü.
***
Gerçekten mutluluk neydi? Sevdiklerinle beraber olmak mı yoksa her istediğini elde etmek mi? 
***
İnan bana kalabalıklar içinde yalnız olmak her şeyden zor.
***
İnsan yaşatamadığını başkasına da yaşatamıyor.

6 yorum:

  1. heey yaa ben yorum yaptıydım ki yazılarınaaaa, gözükmedi mi ki yorumlarım amaaa :)

    YanıtlayınSil
  2. Türkçe polisiye ilgimi çekti. Kitabın kapağı da çok ilginç 😊

    YanıtlayınSil

Değerli Okuyucular:
Lütfen yorumlarınızda küfür, argo ve ahlaksızlık kullanmayınız!!!
Onların haricinde her türlü eleştiriye açığım :)
Yorumlarınız denetlendikten sonra yayınlanacaktır!

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...