19 Ağustos 2019 Pazartesi

BÜTÜN İSİMLER – JOSE SARAMAGO



Yazar: Jose Saramago

Çevirmen: Nesrin Akyüz
Yayınevi : Kırmızı Kedi
Sayfa Sayısı : 256
Orijinal Dili : İspanyolca
Orijinal Adı : Todos os Nomes
İlk Yayınlanma Tarihi: 1997

KİTAP TANITIMI:

Don José, yirmi beş yıldır Nüfus Kayıt Merkez Arşivi’nde çalışmaktadır. Sağların ve ölenlerin kayıtlarının tutulduğu, hiyerarşik bir düzenin uygulandığı Arşiv’de, günlerini doğum, evlilik, boşanma ve ölüm belgeleriyle geçirir. Ancak Don José’nin herkesten sakladığı bir tutkusu vardır: Gazete ve dergilerden kestiği, ünlü kişilerle ilgili kupürleri biriktirmek. Koleksiyonuna eklemek için Arşiv’den gizlice aldığı dosyaların arasına meçhul bir kadının fişinin karışmasıyla Don José’nin sıradan hayatı yön değiştirir. Don José, bu kadının hayatıyla ilgili her şeyi öğrenme isteğiyle yanıp tutuşur. Neredeyse saplantıya dönüşen bu tutkudan çılgına dönen Don José, bilinmezlerle dolu, karanlık bir yola sapar. Araştırmaya devam ettikçe meçhul kadınla ve kendisiyle ilgili sarsıcı şeyler öğrenir.
Nobel Edebiyat Ödülü sahibi José Saramago, bu absürd, ürpertici, gerçeküstü ve büyüleyici metinle, okurlarına, insanların yalnızlığını, tesadüflerin gücü ve etkisini, yaşayanlarla ölüler arasındaki o ince çizgiyi özgün bir anlatımla aktarıyor.

KİTAP YORUMUM:


Merhaba arkadaşlar :)

Tatiliniz nasıl geçiyor? Bayrama da az kaldı. Herkese iyi bayramlar dilerim. Belki yazı yayımlandığında bayram olmuş olur çoktan :)

Benim son 2 haftadır falan temizlikle geçiyor. Akşamları dizi izliyorum ya da yorgunluktan yatağa yığılıp kalınca kitap okuyorum.

Harika bir kitap okudum. Yorumunu yazmakta zorlandım. Birkaç gün düşünüp kafamda tasarlayıp öyle yazmak istedim. Kitabı okuyalı biraz oluyor.

Saramago’dan bir kitap okuduğum için mutluyum. Yazarın çok farklı bir tarzı var. Beni ilk başlarda yoran, kitabı anlamamı zorlaştıran şeylerden birisi konuşmaların da virgülle ayrılıp yazılması. Konuşma çizgisi veya tırnak işareti falan yok. Baş karakter başka insanla konuşunca da böyle, tavanla içinden konuşunca da. Yani okuması zor bir kitap. İlk başta okumam zor oldu ama sonradan çok sevdim.

Baş karakter Don Jose, 25 yıldır Nüfus Kayıt Merkez Arşivi’nde çalışıyor. Hayatı sıradan. Yalnız yaşıyor. Arşivin yanındaki ufak dairede kalıyor.

Dedim ki buradan nasıl bir ilginçlik çıkabilir. Her şey sıradan ve arşiv merkezinin duvarları arasında sıkışıp kalan bir karakter var. Sonra okudukça açıldı. Açıldıkça daha çok merak ettim.


Karakterin herkesten sakladığı bir sırrı var. Ünlü kişilerle ilgili bilgileri saklıyor. Arşivden topluyor onlarla ilgili şeyleri. Gizlice bu tutkusuna devam ederken bir gün o ünlülerin arasına sıradan bir kadının fişi karışıyor. Ondan sonra Don Jose asla eskisi gibi olamıyor.


Merak ediyor, o kadının kim olduğunu, isminin, doğum tarihinin, evlilik ve boşanma bilgilerinin ötesinde nasıl bir kişiliği olduğunu, hikayesini merak ediyor. Delice.. sonra araştırmaya başlıyor. Cesaretli olmayan, insanlarla konuşmaktan çekinen birisi olan karakter o kadını araştırmak için arşiv göndermiş gibi sahte belge hazırlıyor, insanlarla konuşuyor. O kadına ulaşmak için bir okula bile giriyor gizlice.

Yaşlı bir kadın var, aradığı meçhul kadının vaftiz annesi. Ondan biraz bilgi öğreniyor. Sonra elinde meçhul kadının çocukluk fotoğrafıyla, eskiden okuduğu okula girip daha çok bilgi öğrenmeye çalışıyor.

Okulda geçirdiği vakitler tuhaftı heyecanlıydı. Okurken; o karanlık arşivde, okulun sessizliğinde, o yağmurlu gecede geriliyorsunuz.

Meçhul kadının okuduğu her yıl için fotoğrafını topluyor oradan. Sonra evine gidiyor zor bela. Hasta oluyor. Hiç işini aksatmayan adam artık işini ya yalanlarla ya da hastalık yüzünden aksatmaya başlıyor. Arşiv müdürü de garip biçimde ona sağlık bakımı ayarlıyor.

Kadının telefon numarasını bulup aramayı düşünüyor. Ama tutkusunu yarıda kesmek istemiyor. Bu işi zor yoldan halledip o kadını aramanın hazzını yaşamak istiyor.

Bir yandan meçhul kadını merak ediyorsunuz, bir yandan arşivde karanlıkta belgeler ararken heyecanlanıyorsunuz, bir yandan da mezarlıkta gece kaldığında siz de Don Jose gibi hissediyorsunuz.

(fotoğraf bana ait almayınız.)

Meçhul kadını ararken kendi sınırlarını zorluyor, hayatına renk geliyor, yeni insanlarla tanışıyor, ilginç şeyler yapıyor Don Jose. Kitabın arkasında yazdığı gibi kendini keşfediyor.

Kitabın bir noktasında şaşırtıcı bir şey oluyor. Dedim ki şimdi ne olacak, nasıl devam edecek bu? Çok değişikti. Yazar o şeyi yapmış, demek istediklerini anlatmak için.

Kitapta yaşamla ölüm teması işlenmiş. Ölümle yaşayanları ayıran o çizgi var.
Bütün isimler, kitaba çok uyan bir ad. Ölülerin de yaşayanların da isminin tek bir yerde olduğu arşiv hikayenin çıkış noktası.

Herkese sadece isim, belge olarak bakılan bir yerde Don Jose insan olanı tanımak istiyor. İsimlerin ötesinde olan hikayeleri bilmek istiyor.

Kitabın sonunda çok duygulandım. Aslında ben başka şey beklerdim. Ama böyle bir son da farklı olmuş. İlk bitirince noluyor ya dedim hiç anlamadım. Kitapla ilgili yorumlara baktım. Yok kimse yazmamış düzgünce. Sonradan bir kez daha okuyunca biraz anladım. Farklıydı. Gerçekten farklıydı. Bu tip kitaplara bayılıyorum. Ters köşe yaptı iki kez.

Don Jose’nin meçhul kadınla görüşebilmesini merakla bekledim. Tuhaf bir şekilde oldu. Spoi vermek istemiyorum.

Meçhul kadını merak etti, araştırdı. Belki de o kadını hayatı boyunca kimse o kadar merak etmemişti. Onu anlamak istedi. Hikayesini öğrenmek istedi. Keşfetmek istedi. Hem o kadını hem de kendini.

Duygulandım gerçekten sonunda. Çok etkileyiciydi bence.
Okuyan herkes farklı şeyler hisseder kesin. Belki bazılarına sıradan gelebilir ama bence çok iyi bir kitaptı.

Bazı şeyler yanıtsız kaldı. Oraları kendimiz uyduracağız sanırım. Ya da söylemeye gerek duymadı yazar. Yazsa da zaten sonuç belliydi. Önceden olanın önemi var mıydı ki? Meçhul kadın her zaman meçhul kaldı aslında. İsmi ve diğer belge bilgileri var ama eksik işte bazı şeyler…

Okudukça siz de sorguluyorsunuz. Sahip olduklarınızı, ailenizi, sevdiklerinizi, tanımak istediklerinizi, hayatı, ölümü…

Aşağıda spoiler kısmının altında alıntılar var mutlaka göz atın :)

*Şimdi spoiler yazacağım. Kitabı okuyacak olanlar okumasın bunları:*
Aslında ben yazarın meçhul kadının neden öyle yaptığını söylemesini tercih ederdim. Okuyanlar ne demek istediğimi anlar. En azından ufak bir kağıt parçası bulsaydı Don Jose. Nedenini öğrenseydi. ya da hayattayken bir kez olsun görüşselerdi. eksik kalmasaydı.
Hayata son vermesi neden ? Neden yaptı ? neden daha fazla tutunmadı hayata? Neden ? tamam ölümden sonra belki önemsiz bunlar. Ama bence çok önemli. En azından geride kalanlara bir neden bıraksaydı. Ufacık bir bahane yazsaydı kağıda. Yapamadım, insanlara uyamadım, hayata tutunamadım yazsaydı bari.
Ben böyle sebepsiz kalan intiharları hiç sevmiyorum. Daha doğrusu intiharı hiç sevmem. Allah kimseye bunu yaşatmasın. Yaşamak zor  tamam ama kendine kıyacak kadar boş vermek de ne bileyim…
Kendini önemsemiyorsan geride bıraktığın insanlara acı. Eğer geride kimsen yoksa kendine acı. Tutun hayata. Her şeye inat yaşa. Bu hayata bir kez geliyoruz. İyi işler yapmadan, kendi izimizi bırakmadan çekip gitmek neden? Hayat ne kadar zor olursa olsun yaşamalıyız sonuna kadar. Ölüm bizi kendisi alana kadar yaşamalıyız. Hayatın amacı bu. Hayata biz çile çekmeye gelmişiz. Ölümden sonrası iyi olacak diye ümit ediyoruz tamam ama intihar edince ölümden sonrası cehennem.
Ben insanların kendine bunu yapmasını istemiyorum. Daha fazla canlarına kıymasınlar. Biliyorum hayatları iyi olsa, onları anlayan insanlar olsa belki kalırlardı gitmezlerdi. İntihar edenler tek suçlu değil. Aslında onları yalnız bırakan anlamayan insanlar suçlu bence. Bu konu benim hassas noktam olduğu için yazmak istedim. Sıktıysam kusura bakmayın.
*ALINTILAR*
***
💧Vicdanlar olması gerekenden daha fazla susarlar, o yüzden yasalar yaratılmıştır.
***
💧hafıza inatçıdır, yavaş unutur, o kadar yavaş ki asla hiçbir şey tümüyle silinmez.
***
💧Birbirinizi bağışlarsınız çünkü birbirinizi seversiniz, birbirinizi seversiniz çünkü birbirinizi bağışlarsınız.
***
💧Sana verdikleri ismi biliyorsun
Sahip olduğun ismi bilmiyorsun
Livro das evidências
***
💧Bir evlilik kaç kişiden oluşur?
İki, bir erkek ve bir kadın,
Hayır efendim, bir evlilik üç kişiden oluşur, birisi kadın, birisi erkek, öbürü de, ki o en önemlisi, bu kadınla bu erkeğin birlikte oluşturdukları üçüncü kişilik
***
💧Bir şeyin başlangıcını ilan etmek için, ilk günden söz edilir her zaman, oysa asıl hesaba katılması gereken gecedir, o, gündüzün koşuludur, eğer gece olmasaydı gündüz sonsuz olurdu.
***
💧Gerçekten de insanı kendisine karşı değil de bir soyutluğa karşı savaşması kadar yoran başka bir şey yoktur.
***
💧Hayat ona kendi sırlarını saklamanın en iyi yolunun başkalarının sırlarına saygı göstermekten geçtiğini öğretmişti.
***
💧asıl önemli olan bakışların neler ifade ettiği ve zamanın insanların bakışlarını nasıl değiştirdiğiydi

14 yorum:

  1. Selam :) Ne kadar detaylı bir tanıtım, alıntılar da çok güzeldi. Yazarı severim ancak bu kitabından haberim bile yoktu. Teşekkür ederim, emeğinize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler beğenmenize sevindim :)
      okursunuz umarım. benim yazardan okuduğum ilk kitaptı.

      Sil
  2. saramago bi tane okudum bunu değil ama bu oldukça iyiymiş. duygulanmışsın etkilenmişsin. ne kadar da ilginç bir konuymuş gerçekten de. saramago büyüklerden :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet okuduğum ilk kitabı buydu ve çok sevdim. duygulandım bayağı. sen de mutlaka okumalısın :)

      Sil
  3. Yazarın Körlük isimli kitabını çok beğenmiştim. Ancak her nedense okumaya çalıştığım diğer kitaplarını yarım bırakmıştım -Kabil, Ölümlü Nesneler gibi- Tarzı bana uymuyor sanırım ama dediğim gibi Körlük'ten baya etkilenmiştim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet o kitabını çoğu kişi bilir. körlükten sonra görmek kitabını oku diyenler var. ben pek bilinmeyen bir kitabıyla başladım ilk çok zordu ama sonra alıştım ve sevdim yazarın tarzını :)

      Sil
  4. Bloğunuzu yeni keşfettim, takibe aldım. İspanyol ve Japon seçkisi yorumlarım ilginizi çekebilir.

    YanıtlaSil
  5. Hiç Saramago okumadım ama elimde bir iki kitabı var yakında diyelim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tarzı değişik gelecek ama okursanız seversiniz diye umuyorum :)

      Sil
  6. Saramago benim de yeni keşfettiğim yazarlardan. Kitaplarını okurken başlarda zorlanıyorsun ama sonra tarzına alışıyorsun. Yazarı sevdiysen başyapıtı olan Körlük'ü de mutlaka okumalısın. Aklından çıkmayacak bir kitap olduğunu söyleyebilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet onu da okuyacağım tabi alabilirsem kitabı :) kitaplar pahalanınca elimdekilerle idare etmeye çalışıyorum mecburen :)

      Sil
  7. Listemde var bu kitap ama daha sıra gelmedi.

    YanıtlaSil

Değerli Okuyucular:
Lütfen yorumlarınızda küfür, argo ve ahlaksızlık kullanmayınız!!!
Onların haricinde her türlü eleştiriye açığım :)
Yorumlarınız denetlendikten sonra yayınlanacaktır!

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...