29 Temmuz 2018 Pazar

KİTAP ALIŞVERİŞİM # 3



Merhabalarr size sınav öncesi yaptığım kitap alışverişimi göstermek istiyorum :)

Instagrama koymuştum ama oradan takip etmeyenler var. Blogda da dursun bakalım =)

Okuoku siparişimde 9 kitap aldik. Biri fotoğrafta yok Doctor who trenzalore öyküleri kitabı , o kardeşimin. 

Kitaplar genel olarak güzel gelmiş. Sadece ufak tefek kusurlar var ama önemsiz. Tek önemli olan sonsuzluğun sınırında kitabındaki büyük çizik😐
.
Gelelim fiyatlarına:

28 Temmuz 2018 Cumartesi

TAYLAND DİZİSİ YORUMUM // PRINCESS HOURS



Merhaba arkadaşlar:))
Bugün size bir Tayland dizisi önereceğim. İlk defa bir Tayland dizisi öneriyorum. Heyecanliyim :))
Bu dizi aynı isimli bir diziden uyarlanma. Ama ben ordaki karakterleri pek beğenmedim bunu izledim. Belki seneye yazın da onu izlerim. O dizi de zoraki prens diye bir şeyden uyarlanma. Yani birçok versiyonu var. Sahneler tamamen aynı mıdır bilmiyorum bilen yazsın. Ona göre izleriz =)
Eger bu versiyonu izlemek isterseniz dizi adının yanına Thai veya Tayland yazarsınız.

Princess Hours (Düşlerimin Prensi)

Reklam yapmiyorum. Ben diziyi izlerken ilk başlarda düzgün site bulamadım. Yeppuda diye bir site var ordan izledim sonradan hep. Benim odadan net fazla çekmiyor  o yüzden diğer sitelerdeki alternatifler donuyordu sürekli ama bu site güzeldi.  Sizde benim gibi site bulmakla uğraşmayın diye direk söyleyim dedim ;))

Bhutin diye bir Krallık var. Her yer çok harika çiçeklerle dolu. Çiçekleri cok sevdiğim için bu yeri beğendim. Saray da harika. Yemekler bile çiçeklerle süsleniyor.  Guzel parfümler yapılıyor.

Kaning adlı Sanat okuyan bir kız var. Onun babasinin babasi yani kızın dedesi Bhutin Kralının yakın arkadaşı ve korumasıymış galiba. Bunlar birbirlerine dostluklarının teminatı olarak söz vermiş. Torunlarını evlendirme sözü. Yıllar geçip Prens Inn evlenme çağına gelince bu sözün tutulması için kızı bulmaya çalışırlar.

Tabii verilen söz Krallık onuru olduğu için karşı çıkamaz kimse. Bu iki genç evlendirilir.

23 Temmuz 2018 Pazartesi

BUZ KAPANI – ALEXANDRA BRACKEN (KARANLIK ZİHİNLER # 2)

Yazar: Alexandra Bracken
Çevirmen: Handan Sağlanmak Arlı
Yayın evi : Parodi Yayınları
Sayfa Sayısı: 552
Baskı Yılı: 2015
Editör : Hilal Gültekin
Sayfa Sayısı : 552
TÜR: DİSTOPYA

KİTAP TANITIMI:
Kabullen, uyum sağla, harekete geç. Turuncu… lider… roo… Herkes farklı bir şekilde sesleniyor bana. Oysa bir tek ben gerçekte ne olduğumu Biliyorum: bir canavar. Ve şimdi beni bekleyen zorlu bir görev var: Virüsün kaynağını açık eden çok gizli Bir bilgiye ulaşmak… Ve bu… bir zamanlar bana nefesim kadar yakın olan birinin ellerinde… Şimdi bir tercih yapmak zorundayım. Ya kalbimi özgür bırakacak ya da Karanlık zihinleri aydınlığa Kavuşturacağım…

"Bu kitap, distopya okuyucuları için bir baş ucu kitabı olacaktır."
-School Library Journal-

"Baş döndürücü bir aksiyon ve heyecan dolu bir macera. Bir sonraki kitabı okumak için sabırsızlanacaksınız."
-Publishers Weekly-

"Bracken'ın bu sürükleyici ve tüyler ürpertici distopyası hafızalarınıza kazınacak."
-Kirkus Reviews-

***

KİTAP YORUMUM:

Heyyoo ben geri döndüm çok şükür sınavlı günler bittii:)  Sınav bittiği gün tatile çıktık 1 hafta Side'deydim. Belki gezdiğim yerler ile ilgili kısa yazı yazabilirim :) sonrasında  da kendime mola verdim insanlardan uzakta durdum genel olarak. Kitap okudum azıcık. Çokça dizi izledim. Gezdim falan filan. Bunları sonra konuşuruz uzunca.

Karanlık zihinler cok degisik bir yerde bitmişti ve aradan 1 yıl geçince devam kitaplarını anca alabildim. Zaten sınavım da bitti daha yeni boş zamanım oldu. Bol bol fotoğraf çektim. Bundan sonraki fotograflar benim cekimim :)




(FOTOĞRAF BANA AİT , ALMAYINIZ)

Bu kitapta bol aksiyon vardi. Ilk kitabı 1 yıl once okuduğum icin sonunu unutmuşum sonra bakmaya üşendim.  Ama kitaba devam ettikçe ne olduğunu hatırladım. Ilk kitabı okumayanlar bundan sonraki yorumumu okumasın biraz spoi var. Önce Karanlık Zihinler yorumumu okuyun sonra kitabı ve daha sonra da bu yorumumu okuyun ;))

Ruby Çocuk Birliğine katılmıştı en son. Yani mecbur kalmıştı. Bayağı savaş teknikleri öğrenmiş. Kitabın kapağında yazan “ Kabullen, uyum sağla, harekete geç “ sözleri bunların hayat felsefesi haline gelmiş.

2 Nisan 2018 Pazartesi

BLOG YAZARINI TANIMA MİMİ


          

Merhaba kitapseverler :)
Blog dünyasında samimiyetine güvendiğim, yazılarını severek okuduğum KAĞITTAN DÜNYAM beni  mime davet etmiş. Davete icabet etmek gerek :) kendisine tekrar çok teşekkür ediyorum.  Kişisel bir şey, yani klavye arkasındakileri tanımak için güzel bir mim olmuş.

1)  Nerelisin?
Karadeniz, Sinop. Türkiye’nin kuzeyindeki en uç şehir. Doğa sevgim genlerimden geliyor olabilir.

2)  Burcunuz?
Oğlak. Genel özelliklerini taşıyorum.

3)  Bloglarda en çok ilgini çeken nedir?
Kitap, dizi, filmle alakalı olan bloglar daha çok ilgimi çekiyor. Yazılarındaki samimiyet, blog teması, yorum yazanları umursayıp onlara tek tek cevap vermesi vb.

19 Şubat 2018 Pazartesi

SİNEMA VE BEN (MİM)

SİNEMA ile ilgili görsel sonucu

1)  Sinemada izlediğin ilk film:
Kaçıncı sınıfım hatırlamıyorum 2 ya da 3 muhtemelen  ama ilkokuldayken babamgil kardeşimle beni Winx’in sinemasına götürmüştü. Hatta Winx Club Kayıp Kırallığın Sırrı filmiydi. Şimdi baktım da 2007’de çıkmış. Çok heyecanlandığımı ve sinemayı sevdiğimi hatırlıyorum. Hatta filmden sonra annemlere heyecanla filmi anlatıp durmuştum. :)
Küçücük bir çocuksun ve karşında dev bir ekranda en sevdiğin çizgi film oynuyor ahh harika bir andı. İlkler bir başka oluyor. Zaman çok çabuk geçmiş. İlk sinemaya 11 yıl önce gitmişim vay be :)

2)  Film en güzel .... de /da izlenir.
Sinema güzel ama evde televizyondan nete bağlanıp filmi açmak, mısırı, cipsi ve daha birçok şeyi özgürce yemek, kanepeye yayılarak oturmak, beğendiğim yerlerde sesli yorum yapmak, kahkahayla gülmek, karışanın olmaması tabi ki daha güzel bana göre. O yüzden ev diyorum :)

12.ANKARA KİTAP FUARI


(o acelede bu fotoğrafı çekebildim )

Dün 12.Ankara Kitap Fuarına gittim arkadaşlarımla. O kadar özlemişim ki kitaplarla iç içe olmayı...

2 yıl sonra tekrar gittim kitap fuarına. Geçen yıl fırsat olmamıştı. Bu yıl nasip oldu şükür J işte o kadar içten istedim ki demek ki, hiç olmayacakken oldu işte gittim 😊 dershane ve diğer şeylerden hiç vaktim olmuyordu. Her yerde afişlerini görünce üzülmüştüm. Keşke gidecek vaktim ve arkadaşlarım olsa diye. çok şükür ikisi de denk geldi :).pazar günü öğleden sonra ders bitmiş oluyor. Arkadaşım teklif edince hayır diyemedim. Harika bir gündü. 2 yıldır görmediğim eski sınıf arkadaşımı da gördüm. Anılarım canlandı ;))

Ortam harika cidden. Çok kalabalıktı yine. Her yer insan ve kitap 😊 

29 Ocak 2018 Pazartesi

PİANO PİANO BACAKSIZ (EVİMİZİN İNSANLARI) – KEMAL DEMİREL

piano piano bacaksız alıntı ile ilgili görsel sonucu

Okurken düşündüğüm, her kelimesini hissettiğim sımsıcak bir kitaptı.
1930’lu yıllarda çocuk olan Kemal Demirel o zamanki dünyasını anlatmış. Kendi çocukluğunda iz bırakan iki adam: Senai Abisi ve Kerim Dayısı.

Bir evin içinde her odada ayrı aile kalan, o zamanları anlatıyor. Değişik insanları, yoksulluğu, çocukluğun saflığını…

İkisi de tüm hatalarına rağmen gerçekten yüreği güzel insanlardanmış. Dünyadaki tüm acımasızlığa ve yoksulluğa rağmen insan kalabilmişler.

Herkesin okumasını tavsiye ediyorum. Mutlaka bu iki güzel adamla tanışın. Eminim ,bana olduğu gibi, size çok şey katacaklar. Sizi çok düşündürecekler.

O eski zamanlarda yaşam çok başkaymış. İnsanlar daha samimi, daha masum, daha fedakar, daha cömertmiş. Sevgi varmış bir kere. Gerçek sevgiden bahsediyorum. Uğruna tüm sıkıntılara katlanılan, tüm acılara gülümseyerek bakılabilen sevgi. Emek verilen sevgi…

16 Aralık 2017 Cumartesi

KORKU - STEFAN ZWEIG



Yazar: Stefan Zweig
Çevirmen : İlknur İgan
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı : 80
İlk Baskı Yılı : 2015

KİTAP TANITIMI :
Rahat ve korunaklı bir yaşam süren saygın bir kadın, sekiz yıllık evliliğinden sıkılmış, burjuva dünyasının kozasından çıkarak kendini genç bir piyanistin kollarına atmıştır. Ancak bu gizli ilişkiden haberdar olan bir şantajcının ansızın zuhur etmesiyle, hayatında yeni farkına vardığı bütün güzellikleri yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalır ve kahredici bir korkunun pençesine düşer. Korku insanı bilinçdışına itilmiş utanç verici deneyimlerden, bastırılmış pişmanlıklardan özgürleştirebilecek güçte bir yapıt.

KİTAP YORUMUM:

Stefan Zweig'ın bir eserini daha okudum. Kitaplar  ince olmasına rağmen dolu dolu. Az ama öz. İnsana bir sürü şey hissettiriyor ve birçok şeyin farkına vardırıyor.

Dershanede teneffüslerde ve otobüste okuyarak Bitirdim. Zaten Zweig kitapları bence en güzel otobüste okunuyor. Kalabalık ve gürültülü o ortamdan soyutlanıp Zweig karakterlerinin hayatına dalıyorum. İnce olduğu için taşıması kolay. Hem de derslere yorulmuş beynimi, insanları Derince anlatan Zweig kitaplarına yöneltmek harika :D

Bu kitapta adından anlaşılacağı üzere korku duygusu ele alınmış.

Kocasını aldatan bir burjuva kadını var. Bir gün şantajcı onun yaptıklarını öğreniyor ve ondan para vermesini istiyor. Yoksa herkesin öğreneceği ile tehdit ediyor.

O andan sonra Irene hayatın anlamını, yaşamanın güzelliğini ve elindekilerin kıymetini anlıyor.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...